Meslek hayatım boyunca sayısız olayla, nice insan hikayesiyle karşılaştım; fakat uyuşturucu belası hepsinden başka. Yuvalar yıkan, anne ve babaları çaresizliğin en koyusuna terk eden, küçücük canları daha baharındayken hayattan koparan kapkara bir illet bu. Son dönemde ise bu zehrin bin bir türlüsü, neredeyse aleni bir şekilde sokaklarda satılır hale geldi. Emniyetimizin ve jandarmamızın bu konudaki cansiperane mücadelesini takdirle, minnetle izliyorum. Ancak her zaman üzerine basarak söylediğim bir gerçek var: Bataklık kurutulmadan bu illet sona ermez. İşin temeline inmek, en başta eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak ve toplumsal alanlarda çok daha güvenli ortamlar inşa etmek zorundayız.

Uyuşturucuyla mücadele demişken, geçtiğimiz hafta Denizli’de 4 büyük operasyon düzenlendi. Tabii kamuoyunda en çok reyting alan, dikkat çeken operasyon avukatlara yönelik olanıydı. Kolluk kuvvetlerimizin eline sağlık, ancak mesele sadece operasyonlarla bitmiyor.

Gelelim asıl konumuza... AK Parti İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, kendisine ve diğer yetkililere defalarca aktardığım "Pamukkale’nin karanlık olgusu" meselesini sonunda kendisi de yüksek sesle dile getirmiş. Evet, aynen öyle; kapkaranlık bir cennettir Pamukkale! AYDEM üst yönetimiyle yapılan toplantıda Subaşıoğlu’nun bu konuyu bastıra bastıra dile getirmesini büyük bir memnuniyetle karşıladım. Bravo başkan! İşte şimdi aynı dili konuşmaya başladık.

Unutmayalım ki suç, karanlıktan beslenir ve karanlıkta ortaya çıkar. Bir şehrin bir yakası pırıl pırıl aydınlıkken, diğer yakası zifiri karanlığa mahkûm edilemez. Bu şehir ışıl ışıl olmalı! Dokuzkavaklar, Aktepe, Fatih, Deliktaş, Kayhan, İstiklal, Pelitlibağ, Karşıyaka... Bu mahalleler sokak sokak, köşe bucak aydınlanırsa, buralarda büyüyen gencecik fidanlarımız da çok daha güvenli, çok daha sağlıklı yetişir.

İkinci ve en hayati konumuz ise eğitim. Sözünü ettiğim bu mahallelerde üst düzey, nitelikli liseler olmak zorunda. Buradan İl Milli Eğitim Müdürü’ne sesleniyorum: Nerede bir hayırsever bulsanız Merkezefendi’ye yönlendiriyorsunuz. Hayırseverler orada okul yapmaya devam etsin, kolayına kaçılsın, olur mu hiç? Birileri çıkıp Kılıklı kampüs bölgesindeki yatırımlardan bahsedebilir. İyi de orası zaten Pamukkale’nin aydınlık, tuzu kuru tarafı! Benim bahsettiğim yer, yolun altı! Asıl oraların makus talihi değişmeli.

Yerel yönetimlere de burada büyük iş düşüyor. Belediyeler bu mahallelerde öğrencilerin ücretsiz, hızlı ve en önemlisi güvenli bir şekilde internete ulaşabilecekleri, ders çalışabilecekleri mekanlar oluşturmalı. Gençleri sokaktaki tehlikelerden korumanın yolu, onlara sığınabilecekleri güvenli limanlar sunmaktan geçer.

Millî Eğitim Bakanı bugün Denizli’de. Belki bu feryadımız, bu yapıcı eleştirilerimiz bir şekilde kendisine ulaşır diye bu yazıyı bugün kaleme aldım. Yazımı noktalarken, hafta sonu sınava girerek geleceklerini şekillendirecek olan milyonlarca gencimize yürekten başarılar dilerim. Dualarımız da desteğimiz de her daim sizinle.