Aylardır dilimize pelesenk ettikleri o meşhur hukuki terimle, yani “mutlak butlan” ile başlayalım yazımıza.
Canım ülkemin havasından mıdır suyundan mıdır bilinmez, artık her köşeden bir “butlan”, her bucaktan bir “kayyım” kokusu yükseliyor. Eskiden yaz geldi mi memlekette siyasetin kepenkleri inerdi. Gündemimiz denizdi, kumdu, piknikti, mangaldı. Kendimize nefes alacak, dertten tasadan uzaklaşacak bir alan yaratırdık.
Şimdi nerede o eski yazlar! Bırakın tatile gitmeyi, gidemediğimiz o tatillerin bile lafını edemez hâle geldik.
Kırmızı et zaten çoktan vitrin süsü oldu, asgari ücretlinin mangalının yanından bile geçemiyor. “Bari proteinimizi tavuktan alalım” dedik, bir de baktık ki tavuklara bile kayyım atanmış! Evet, yanlış duymadınız.
Rekabet Kurumu ve mali sıkıntılar derken, zar zor eriştiğimiz beyaz et üreticilerinin başına “denetim kayyımı” diktiler. Nerede ne içeceğimize, nereye girip nerede gezeceğimize kadar her şeyin zapturapt altına alındığı şu sisli düzende, kursağımızdan geçecek tavuk buduna da el attılar.
Ortalık mangal dumanı kadar sisli, ama belli ki iktidar kanadı için bir o kadar da lezzetli.
Gelelim fasulyenin... Pardon, tavuğun faydalarına.
İktidar bir yandan muhalif belediyelere operasyon çekiyor, diğer yandan “Hop, SGK prim borçları!” diyerek o belediyelerin elini kolunu bağlamaya, hizmeti baltalamaya çalışıyor. Ama baktılar ki bu "büyük turp" yeterince ses getirmiyor, işin içine biraz daha salça lazım. Çare nereden çıktı dersiniz? Heybeden yine CHP çıkarıldı.
Plan basit: Kırmızı partinin eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu mahkeme kararıyla, o meşhur "mutlak butlan" kılıfıyla geri getirmek. İşin en trajikomik, daha doğrusu tam Türkiye'ye özgü kısmı ise şikayetçinin profili.
Eskiden AK Partili olan...
Depremde yıkılan binalarda dolaylı sorumluluğu bas bas bağırılmasına rağmen CHP yönetiminin arkasında durup inatla aday yaptığı o malum isim.
Seçilse, koltuğa otursa hiçbir sorun yoktu. Her şey güllük gülistanlıktı. Fakat seçilemeyince birden aydınlandı! “Dur ben şu kurultayı mahkemeye vereyim de beni aday yapan eski dedemi geri getireyim” deyiverdi. Yani sizin anlayacağınız, kendi siyasi ikballeri uğruna ülkenin zaten zehir olmuş gündemine bir kova daha zift döktüler.
Madem her şey bu kadar absürt, bari tavuk fiyatları daha da uçmadan size günün anlamına uygun, siyaset soslu bir mangal tarifi vereyim. Not alın, fırında da harika oluyor:
1 yemek kaşığı dolu dolu kayyım
1 tutam tahsil edilemeyen SGK prim borcu
Bolca: Siyasi ikiyüzlülük ve “mutlak butlan”
Hepsini derin bir kapta iyice karıştırın. Hazırladığınız bu sosu tavuğa iyice yedirip, “mutlaka but’lan” fırınına veya mangala verin.
Afiyetle yiyin. Merak etmeyin, midenize oturmaz. Nasıl olsa bu millet bunu da sindirir; alıştık ne de olsa!