CHP’ye atanan ‘mutlak butlan’ kararı Türkiye’de suyun yavaş yavaş değil, bir anda kaynamasına sebep oldu. Dakikalar önce İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay istifa etti. Bu istifa dalgası git gide büyümeye de devam ediyor. Önümüzdeki süreçte daha birçok istifanın da geleceğini net bir şekilde ön görüyoruz.
Peki, yaşasın mı Özgür Cumhuriyet Partisi?
Tabi ki kulislerde yeni bir partinin kurulacağı hatta İzmir İl Başkanlığı’nın yerinin bile belli olduğu konuşuluyor ancak ‘Özgür Cumhuriyet Partisi’ tamamen benim uydurduğum bir isim.
Peki ben neden bu ismi uydurdum?
Bilmem belki de artık cumhuriyet ile yönetildiğimizi hissedemeyişimize bir serzenişti bu. Kabul edin, tabelası olmasa da ruhu var bu ismin. Ruhu o kadar var ki Ankara ve İzmir koridorlarında bizlerden çok geziniyor. Belki de kurumların hukuken ‘yok hükmünde’ (mb) sayıldığı bir düzende, kelimelerin içinin bomboş ruhsuz bırakıldığı bir düzende avlanmaya çıkmıştır ‘Özgür Cumhuriyet Partisi’.
Eh, mutlak butlanlı ortamda bir de ben uydurma bir şeyler yapayım çok mu?
Cumhuriyetin kuruluşu bir gece ansızın gibi gelmişti ya hani birilerine, ben de bir gecede kaderi değişen İzmir’e itafen yaptım bu değerlendirmeyi. İzmir yine ilklerin şehri oldu. Partiden ilk istifa eden belediye başkanı Cemil Tugay oldu. Bu yaşanan gerçek manada tarihin bir kırılması. Hele ki bir de tüm İzmir belediyeleri örgütlenmeyi başarabilirse… İşte o zaman yeniden bir inanç gelmez mi yılmışlara?
Ama asıl değerlendirme şu sorularla yapılacak sanırım: isim değişse zihniyet değişecek mi?
Adımız Cumhuriyet ama bir kişinin içimizdeki çürük elmayı bulması ile UZUUUNca bir süre kaynatılmış reçelin iki lafı ile sözde “adalete” kavuşuyoruz. Adımız ‘Özgür’ ama özgürleşmek için çabaladığımız her anda gençliğimizden bir nefes daha yitiriyoruz.
Yargı diyoruz ama verdiği meşruiyete şüpheyle bakıyoruz.
Kelimelerin içi bu kadar boşaltılmışken, hukuk siyasi bir aparat, siyaset bir iç hesaplaşma oyuncağına dönüşmüşken, serzenişlerimiz sadece isim uydurmakla mı kalacak? Verilen isim gibi ikilemleri, korkuları, endişeleri de değiştirecek mi yeni parti?
Peki, ne olursa olsun yaşasın mı Özgür Cumhuriyet Partisi?