Türk sanayisinin köklü kuruluşlarından HABAŞ, Türkiye'nin ikinci yerli otomobilini yıl sonuna kadar kamuoyuyla paylaşmaya hazırlanıyor. Honda'nın Gebze'deki üretim tesisini devralarak binek otomobil alanına giriş yapan şirket, 70. kuruluş yılını kutladığı bu dönemde otomotiv sektöründeki en iddialı yatırımlarından birine imza atıyor. Tedarik sanayi temsilcilerinden alınan bilgilere göre proje, TOGG'un ardından yüzde yüz yerli sermayeyle hayata geçirilecek ikinci otomobil olma özelliği taşıyor ve sedan ile crossover gövde seçenekleriyle yollara çıkmaya hazırlanıyor.
Tasarımın imzası BMW ve Ferrari'den tanıdık bir isimde
Projeyi diğer yerli girişimlerden ayıran en önemli unsurlardan biri, tasarım sürecinin başına getirilen isim. BMW, Ferrari ve McLaren gibi otomotiv devlerinin ikonik modellerine damga vuran tasarımcı Frank Stephenson, HABAŞ'ın yeni aracının çizgilerini belirliyor. Stephenson'ın kendi kurumsal internet sitesinde yer alan açıklamada, marka ismi verilmeden büyük bir Türk otomotiv üreticisi için tasarım ofisi olarak görevlendirildikleri belirtiliyor. Açıklamaya göre stüdyo, sıfırdan yeni bir marka kimliği ve tasarım dili oluşturulmasının yanı sıra ilk taslak çizimlerden üç boyutlu modellemeye, yüzey çalışmalarından kalıplama süreçlerine kadar tüm tasarım aşamalarını yürütüyor. İlk etapta hedeflenen segmentler arasında sedan, crossover, SUV ve hafif ticari araç grubu bulunuyor.
Stephenson'ın Türkiye ile bağı da dikkat çekici bir ayrıntı olarak öne çıkıyor. 1959 yılında Fas'ta Amerikalı bir baba ile İspanyol bir annenin çocuğu olarak dünyaya gelen tasarımcı, babasının iş hayatı nedeniyle 11 ila 16 yaşları arasında İstanbul'da yaşadı. Bu dönemde Türkçe öğrenen ve eğitiminin bir bölümünü Türkiye'de tamamlayan Stephenson, ailesiyle birlikte Madrid'e yerleşmeden önce yıllarca İstanbul'da bulundu.

İki gövde tipi, üç farklı güç seçeneği
HABAŞ yetkililerinin daha önce yaptığı açıklamalara göre şirket, binek ve ticari araç üretimi için toplamda yaklaşık 1 milyar avroluk bir yatırım planlıyor. Bu yatırımın binek otomobil ayağı, Honda'nın üretimi sonlandırdığı Gebze'deki fabrikada şekilleniyor. Burada sedan ve crossover olmak üzere iki farklı gövde tipinde araç üretilmesi planlanıyor. Motor tarafında ise hibrit, plug-in hibrit ve benzinli olmak üzere üç ayrı versiyon üzerinde çalışıldığı biliniyor. Şirketin hedefleri arasında, eski Honda tesisindeki üretim kapasitesinin otomobil üretimi için 75 bin adede kadar yükseltilmesi de yer alıyor.
Honda'nın mirası şimdi Türk otomotiv sanayisinde
Gebze'deki fabrika, Türkiye otomotiv tarihinde de önemli bir yere sahip. Honda, bu tesiste 24 yıl boyunca Civic Sedan modelini üretti ve 2021 yılında Türkiye'deki üretim faaliyetlerine son verdi. Fabrikanın kapanmasının hemen ardından tesisi satın alan HABAŞ, aynı süreçte Honda'nın İngiltere'de kapatılan fabrikasına ait üretim ekipmanlarını da devralarak Türkiye'ye taşıdı. Otomobil ve motosiklet tutkusuyla bilinen HABAŞ'ın sahibi Mehmet Rüştü Başaran'ın bu adımları, şirketi Türkiye'nin yüzde yüz yerli sermayeli ikinci otomobilini üretme hedefine taşıyan sürecin temelini oluşturdu.
Manisa'da ticari araç üretimi hız kesmeden sürüyor
HABAŞ, binek otomobil üretimini Gebze'de konumlandırırken ticari araç üretimini Manisa Organize Sanayi Bölgesi'ndeki fabrikasında sürdürüyor. Şirket bu tesiste, SteelPower markası altında dizel ve yüzde yüz elektrikli şasiye sahip çekici ve ağır hizmet kamyonlarının üretimini tamamladı. Araçların şasi ve mukavemet parçaları HABAŞ'ın kendi çelik tesislerinde üretilirken, elektrikli versiyonlarda şirketin geliştirdiği kendi batarya paketleme teknolojisi kullanılıyor. Şehir içi ve şehirler arası toplu taşımaya yönelik olarak geliştirilen dizel, elektrikli ve hidrojen yakıt hücreli otobüs modelleri de seri üretim bandından inmiş durumda; üretilen ilk otobüs filoları geçtiğimiz dönemde İstanbul'da yolcu taşımaya başladı. Şirketin gündeminde ayrıca panelvan ve hafif ticari araç grubuna yönelik ürün geliştirme çalışmaları da bulunuyor.
Tüm bu gelişmeler ışığında gözler, HABAŞ'ın yıl sonunda sahneye çıkaracağı yerli otomobile çevrilmiş durumda. Frank Stephenson imzalı tasarımıyla dikkat çeken proje, Türkiye'nin otomotiv sanayisindeki yerlileşme hamlelerine yeni bir soluk getirmeyi hedefliyor.




