KENAN YEŞİL / MANŞETİZ- Türkiye’nin deprem tarihinde en büyük kırılmalardan biri olan 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçti. İzmir Depremzedeleri Dayanışma Derneği (İZDEDA), depremin yıl dönümünde yaptığı açıklamada, Türkiye’nin 1999’dan bu yana yaşadığı büyük depremlere ve deprem hazırlıkları için atılan adımlara dikkat çekti.

Dernek tarafından yapılan açıklamada, 17 Ağustos 1999’da saat 03.02’de meydana gelen Marmara Depremi’nde resmi kayıtlara göre 17 bin 480 kişinin hayatını kaybettiği, 23 bin 781 kişinin yaralandığı hatırlatıldı. Kocaeli, Sakarya, Yalova, İstanbul ve çevresinde yüz binlerce konut ve iş yerinin de depremden etkilendiği belirtildi.

27 yılda büyük depremler yaşandı

Açıklamada, 17 Ağustos 1999’dan bugüne Türkiye’de meydana gelen önemli depremlere ilişkin bilanço da paylaşıldı.

Buna göre, 12 Kasım 1999 Düzce Depremi 7,2 büyüklüğünde, 894 can kaybı, 1 Mayıs 2003 Bingöl Depremi 6,4 büyüklüğünde, 176 can kaybı, 23 Ekim ve 9 Kasım 2011 Van depremleri toplam 644 can kaybı, 24 Ocak 2020 Elazığ Depremi 6,8 büyüklüğünde, 41 can kaybı, 30 Ekim 2020 İzmir Depremi 117 can kaybı, 1.032 yaralı, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremleri 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki iki depremde 11 il ağır şekilde etkilendi ve 53 binden fazla kişi hayatını kaybetti.

Dernek, bu tablonun Türkiye’nin deprem gerçeğiyle karşı karşıya olduğunu gösterdiğini belirterek, “Depremi önleyemeyiz. Ancak depremin afete dönüşmesini önleyebiliriz” açıklamasını yaptı.

İzmir Depremzedeleri Dayanışma Derneği (İZDEDA), 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27’nci yılında Türkiye’nin 27 yıllık deprem bilançosunu gündeme taşıdı. Dernek, 1999’dan 2024 sonuna kadar yaklaşık 142,4 milyar TL tahsil edilen Özel İletişim Vergisi’ni işaret ederek, “Bu kaynağın ne kadarı deprem riskini azaltmak için kullanıldı?” diye sordu.

“27 yılda toplanan kaynak ne kadar kullanıldı?”

Açıklamada, 17 Ağustos 1999 sonrasında uygulamaya konulan ve kamuoyunda “deprem vergisi” olarak bilinen Özel İletişim Vergisi de gündeme getirildi.

TBMM kayıtlarına atıf yapılan açıklamada, 1999’dan 2024 yılı sonuna kadar bu vergiden yaklaşık 142,4 milyar TL tahsil edildiği ifade edildi.

İZDEDA, bu noktada kamuoyunun yanıt beklediği sorular bulunduğunu belirterek, söz konusu kaynağın ne kadarının deprem risklerinin azaltılması amacıyla kullanıldığını sordu.

İZDEDA, riskli yapıların dönüştürülmesi, altyapının güçlendirilmesi ve yeni depremlere hazırlık çalışmalarına ne kadar kaynak ayrıldığının ve 27 yılın sonunda bunun vatandaşın görebileceği somut karşılığının ortaya konulması gerektiğini savundu.

İZDEDA, “Bu bir siyasi tartışma değil. Bu, deprem bekleyen milyonlarca insan adına sorulması gereken meşru bir hesap sorusudur” dedi.

“Asıl mesele mevcut yapı stokunun güvenli hâle getirilmesi”

1999 sonrasında Türkiye’de deprem yönetmeliklerinin değiştirildiği, AFAD’ın kurulduğu ve afet yönetim sisteminin yeniden yapılandırılması gibi önemli adımlar atıldığını dikkat çekilerek, buna karşın 2020 İzmir ve 2023 Kahramanmaraş depremlerinin yapılması gereken daha çok iş olduğunu gösterdiği ifade ederek, “Artık yalnızca yeni binalar yapmak yetmez. Asıl mesele, mevcut riskli yapı stokunu güvenli hale getirmektir. Kentsel dönüşüm de bunun için yapılmalıdır. Vatandaşın mülkiyet hakkını koruyan, ekonomik olarak ulaşılabilir, şeffaf, bilimsel ve kamu denetiminde bir dönüşüm modeline ihtiyacımız var” ifadelerine yer verildi.

İzmir Depremzedeleri Dayanışma Derneği (İZDEDA), 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27’nci yılında Türkiye’nin 27 yıllık deprem bilançosunu gündeme taşıdı. Dernek, 1999’dan 2024 sonuna kadar yaklaşık 142,4 milyar TL tahsil edilen Özel İletişim Vergisi’ni işaret ederek, “Bu kaynağın ne kadarı deprem riskini azaltmak için kullanıldı?” diye sordu.

“Deprem olmadan önce harekete geçilmeli”

17 Ağustos’un yalnızca bir anma günü olarak kalmaması gerektiğini belirten İZDEDA, deprem olmadan önce hazırlıkların tamamlanması için çağrıda bulundu:

Gürlek’te ‘Süleymancılar’ açıklaması: Dini değerler suçun kalkanı hâline getirilemez
Gürlek’te ‘Süleymancılar’ açıklaması: Dini değerler suçun kalkanı hâline getirilemez
İçeriği Görüntüle

“17 Ağustos’un üzerinden 27 yıl geçti. Depremi durduramayız. Ama binaların yıkılmasını, insanların enkaz altında kalmasını ve ailelerin yok olmasını büyük ölçüde azaltabiliriz. Artık deprem olduğunda konuşmanın değil, deprem olmadan önce harekete geçmenin zamanı. 30 Ekim 2020’den bu yana söylediğimiz gibi. Deprem bir gün mutlaka gelecek. Asıl soru, bizim o güne ne kadar hazır olduğumuzdur. 17 Ağustos 1999’da hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyoruz. Unutmadık, unutmayacağız. Ama sadece anmakla da yetinmeyeceğiz.”

Muhabir: KENAN YEŞİL