Yarışmada Orhan Karakoç, "Mor Fişek" isimli koyunuyla birinci oldu. Zekeriya Karakoç, "Deli Yürek" isimli koyunuyla ikinci, Necip Yatıcı "Aşkar" isimli koyunuyla üçüncülüğü elde etti.

Anadolu'nun en renkli ve anlamlı etkinliklerinden biri olan ve de Unesco Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan "Sudan Koyun Geçirme ve Çoban Bayramı" Denizli'nin Çal ilçesine bağlı Aşağıseyit Mahallesi'nde 22-23 Ağustos tarihlerinde büyük bir coşkuyla gerçekleşti.

Sekiz Asırlık devam eden bu gelenekte; çobanlar günler öncesinden süsledikleri koyun sürülerini Büyük Menderes'in sularından geçirdiler.

Koyunların suya ilk girişinden karşı kıyıya ulaşıncaya kadarki yaşadıkları mücadeleleri yarıştı. Bu yarışma hem çobanların hünerlerini hem de hayvanlarla olan bağlarını ortaya koyuyordu.

Yarışmada Orhan Karakoç, "Mor Fişek" isimli koyunuyla birinci oldu. Zekeriya Karakoç, "Deli Yürek" isimli koyunuyla ikinci, Necip Yatıcı "Aşkar" isimli koyunuyla üçüncülüğü elde etti.

Yarışmada Orhan Karakoç, "Mor Fişek" isimli koyunuyla birinci oldu. Zekeriya Karakoç, "Deli Yürek" isimli koyunuyla ikinci, Necip Yatıcı "Aşkar" isimli koyunuyla üçüncülüğü elde etti.

Dereceye girenlere altın ödülü verilirken 'Deli yürek" isimli koyunu ile ikinci olan Zekeriya Karakoç ödülü olan altını DMD Kas hastası Erkan Yeşiltaş'a bağışladı.

Ayrıca yarışmaya katılan çobanların tümüne yem ödülü verildi. Bu yarışmanın arkasında aslında yüzyıllardır anlatıla gelen bir efsanevi aşk hikayesi vardır.

Yarışmada Orhan Karakoç, "Mor Fişek" isimli koyunuyla birinci oldu. Zekeriya Karakoç, "Deli Yürek" isimli koyunuyla ikinci, Necip Yatıcı "Aşkar" isimli koyunuyla üçüncülüğü elde etti.

Yörede çok sevilen bir çoban ile bir yerel beyin kızı birbirine âşık olur. İmkânsız bir aşktır bu. Ama yine de çoban şansını denemek için beyden kızını ister. Bey kızını vermek istemez. Çobana yapamayacağını düşündüğü zor bir görev verir.

Bey, çobana der ki:

"Koyunlara 3 gün boyunca tuz yedireceksin ve Büyük Menderes Nehri'nden su içirmeden karşıya geçireceksin."

Çoban sürüsünü su içirmeden nehirden geçirir. Başarıyla görevini tamamlamıştır. Çoban şartı başarsa da bey sözünde durmaz ve kızını vermez. Beyin kızı aşkından hastalanıp ölür.

Çoban da sevdasını yitirmenin acısıyla dağlara çıkıp kaval çalarak ömrünü tüketir.

Yarışmada Orhan Karakoç, "Mor Fişek" isimli koyunuyla birinci oldu. Zekeriya Karakoç, "Deli Yürek" isimli koyunuyla ikinci, Necip Yatıcı "Aşkar" isimli koyunuyla üçüncülüğü elde etti.

Bu kadim aşkı ve sadakati yaşatmak için yöre halkı, her yıl Aşağıseyit Mahallesi'nde Büyük Menderes Nehri kenarında bu yarışmayı düzenler.

Bu etkinlik yalnızca bir yarışma değildir aynı zamanda çobanlık kültürünün, hayvancılığının, dayanışmanın ve köy yaşamının kutlandığı bir bayramdır.

Ve böylelikle geçmişten günümüze kadar gelen bu kültürel miras, gelecek kuşaklara aktarılmasıyla da devam edecektir.