Tarım arazileri üzerinde inşa edilecek bağ evi, hobi bahçesi ve bungalov tarzı yapılar için aranan asgari arazi büyüklüğü 5 hektardan 2 hektara düşürüldü. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan ve Resmî Gazete'de yayımlanan yönetmelik değişikliğiyle hayata geçirilen yeni düzenleme, 4 Nisan 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde yürürlüğe girdi. Değişiklik, daha küçük ölçekli arazi sahiplerinin de tarımsal amaçlı yapı başvurusunda bulunabilmesinin önünü açarken, bu tarihten önce Bakanlık birimlerine ulaştırılmış başvuruların eski yönetmelik hükümlerine göre sonuçlandırılacağını da netleştirdi.

Yönetmelik değişikliği neyi kapsıyor
Tarım ve Orman Bakanlığı, "Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Yönetmeliği" üzerinde değişikliğe giderek tarımsal amaçlı yapıların inşa edilebileceği arazilerin büyüklüğüne ilişkin kriteri revize etti. Yönetmeliğin "Tarımsal Amaçlı Yapıların Kriterleri" başlığını taşıyan Ek-1'inin 6.1 numaralı maddesinde geçen "5 hektar" ifadesi, yapılan değişiklikle "2 hektar" şeklinde güncellendi. Resmî Gazete'de yer alan metinde konu şu şekilde ifade edildi: "Aynı Yönetmeliğin Tarımsal Amaçlı Yapıların Kriterleri başlıklı Ek-1'inin 6.1 numaralı maddesinde yer alan '5 hektar' ibaresi '2 hektar' şeklinde değiştirilmiştir." Bu değişiklikle bağ evi niteliğindeki yapılar için aranan arazi büyüklüğü, dönüm bazında yaklaşık 50 dönümden 20 dönüme geriledi.

Bungalov ve bağ evi tartışmalarının arka planı
Son dönemde tarım arazileri üzerine inşa edilen bungalov, hobi bahçesi ve bağ evi tipi yapıların hukuki statüsü kamuoyunda sık sık gündeme gelmişti. Bazı bölgelerde izinsiz ya da tarımsal amaç dışında kullanıldığı gerekçesiyle bu tür yapılara yönelik yıkım kararları alınmış, arazi sahipleri ile yerel yönetimler arasında zaman zaman anlaşmazlıklar yaşanmıştı. Bakanlığın yaptığı yeni düzenleme, bu tartışmaların sürdüğü bir dönemde gündeme geldi ve arazi büyüklüğü eşiğini aşağı çekerek daha fazla arazi sahibinin başvuru şartlarını karşılamasına imkân tanıdı.
Arazi büyüklüğü düşse de tüm şartlar kalkmadı
Yönetmelikte yapılan değişiklik yalnızca arazi büyüklüğüne ilişkin asgari sınırı etkiliyor; bu durum her bungalov ya da bağ evi yapısının otomatik olarak yasal hale geleceği anlamına gelmiyor. Yapının tarımsal faaliyetle bağlantılı olması, ilgili kurumlardan gerekli izinlerin alınması ve imar ile yapılaşma koşullarına uygunluk gösterilmesi gibi kriterler değişmeden uygulanmaya devam edecek. Başka bir deyişle, 2 hektarlık arazi büyüklüğü şartının karşılanması tek başına yapılaşma izni verildiği anlamına gelmiyor; başvurunun bütün olarak değerlendirilmesi gerekiyor.
4 Nisan 2026'da yürürlüğe giren düzenlemeyle bağ evlerinin, belirli büyüklükteki özel ürün ve marjinal tarım arazileri üzerinde inşa edilebileceği hükme bağlanmıştı. Önceki uygulamada 5 hektarlık arazi şartının yanında, azami 30 metrekare taban alanına sahip bir yapının inşasına izin verilebileceği belirtilmişti. Yapılan son değişiklikle arazi büyüklüğü şartı 2 hektara çekilirken, taban alanı, kullanım amacı, izin süreci ve diğer teknik şartlara ilişkin hükümlerin aynı şekilde uygulanmaya devam edeceği vurgulandı. Bu nedenle arazi sahiplerinin inşaata başlamadan önce il tarım ve orman müdürlükleri, belediyeler ve ilgili diğer kamu kurumlarından gerekli izinleri alması gerekiyor.

Eski başvurular hangi hükümlere göre değerlendirilecek
Yönetmelik değişikliğinin öne çıkan maddelerinden biri de daha önce yapılmış başvuruların akıbetiyle ilgili oldu. Düzenlemeye göre, yeni yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce Bakanlık birimlerine iletilen tarımsal amaçlı yapı ve tarım dışı kullanım başvuruları, yürürlükten kaldırılan eski yönetmelik hükümleri çerçevesinde değerlendirilecek. Resmî Gazete metninde bu husus şöyle ifade edildi: "Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce Bakanlık birimlerine yapılan tarımsal amaçlı yapı ve tarım dışı kullanım amaçlı başvurular, 24'üncü madde ile yürürlükten kaldırılan Tarım Arazilerinin Korunması, Kullanılması ve Planlanmasına Dair Yönetmelik hükümleri kapsamında değerlendirilir." Buna göre yalnızca resmi olarak kayda geçmiş başvurular eski hükümlerden yararlanabilecek; herhangi bir başvurusu bulunmayan veya izinsiz şekilde inşa edilmiş yapılar bu istisnadan otomatik olarak faydalanamayacak.
Yürürlük tarihi ve yeni başvurular
Değişiklik 4 Nisan 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde uygulamaya girdi. Bu tarihten önce Bakanlık birimlerine ulaştırılan başvurular eski hükümlere göre sonuçlandırılırken, bu tarihten sonra yapılacak yeni başvurularda 2 hektarlık arazi büyüklüğü kriteri esas alınacak. Tarım arazisi üzerinde bağ evi ya da tarımsal amaçlı yapı inşa etmek isteyen vatandaşların, başvurularını güncel yönetmelik hükümlerine göre hazırlaması gerekiyor.
Turistik bungalov ile bağ evi arasındaki fark
Arazi büyüklüğü şartının düşürülmesi, tarım arazisinde istenilen her noktaya bungalov ya da bağ evi inşa edilebileceği anlamına gelmiyor. Yapının tarımsal faaliyetle ilişkili olması, arazinin niteliğinin korunması ve toprağın tarım dışı amaçla kullanılmaması, aranan temel şartlar arasında yer almaya devam ediyor. Turistik konaklama amacıyla işletilen bungalovlar ile tarımsal faaliyet kapsamında kullanılan bağ evleri için farklı izin ve ruhsat süreçleri uygulanabiliyor; ticari işletme niteliği taşıyan yapılar için belediye, il özel idaresi, turizm birimleri ve diğer ilgili kurumlardan ayrıca izin istenebiliyor. Bu nedenle arazi sahiplerinin inşaat faaliyetine başlamadan önce arazinin tarımsal niteliğini, imar durumunu ve yapılaşma şartlarını ilgili kurumlardan teyit etmesi öneriliyor.
Küçük arazi sahipleri için yeni fırsat
Yapılan düzenlemenin, özellikle kırsal kesimde tarımla uğraşan ve kendi arazisine bağ evi yapmak isteyen vatandaşların başvuru sürecini doğrudan etkilemesi bekleniyor. Arazi büyüklüğü şartının 5 hektardan 2 hektara indirilmesiyle, daha önce bu eşiği karşılayamadığı için başvuru yapamayan çok sayıda arazi sahibinin de gerekli diğer koşulları taşıması hâlinde tarımsal amaçlı yapı başvurusunda bulunabilmesinin yolu açıldı. Bununla birlikte nihai kararın, arazinin sınıfı, planlanan yapının amacı, proje özellikleri ve ilgili kurumların yapacağı değerlendirme sonucunda şekilleneceği belirtiliyor.




