Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine ilişkin yıllar sonra yeniden açılan soruşturma, bu kez eski gazeteci Osman Arslan’ın tutuklanmasıyla gündemde. 19 Eylül 2026’da İstanbul ve Tekirdağ’da düzenlenen operasyon kapsamında gözaltına alınan Arslan, 21 Eylül’de sevk edildiği Silivri Adliyesi’nde tutuklanarak cezaevine gönderildi. Aynı soruşturma kapsamında dönemin cezaevi müdürü Ömer Vatan ile dönemin vardiya amiri Kazım Beyke hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.
Peki, kamuoyunun son gelişmelerle birlikte adını duyduğu Osman Arslan kimdir? Hangi medya kuruluşlarında çalıştı? Kaşif Kozinoğlu dosyasında ismi neden geçiyor? Arslan ile 2011 yılında çekilen Kozinoğlu görüntülerinin bağlantısı ne?
Osman Arslan kimdir?
Osman Arslan, 2011 döneminde gazetecilik yapan ve Cihan Haber Ajansı’nda görev alan eski bir gazeteci olarak biliniyor. Haberlerde Arslan’ın aynı zamanda görüntü alan bir kameraman olarak çalıştığı, Kaşif Kozinoğlu’nun 10 Mart 2011 tarihinde Beşiktaş Adliyesi’ne gelişine ilişkin görüntüleri kayda alan isimlerden biri olduğu aktarılıyor. Nefes ve Diken’in haberlerinde de Arslan, eski Cihan Haber Ajansı muhabiri olarak tanımlanıyor.
Arslan’ın mesleki geçmişine ilişkin açık kaynaklarda yer alan bilgiler bununla sınırlı değil. Nefes, onun daha önce Zaman Gazetesi ve Cihan Haber Ajansı’nda çalıştığını aktarırken, Karar gazetesinin ulaştığı 2012 tarihli arşiv bilgileri Arslan’ın o dönemde Cihan Haber Ajansı’nda kameraman olarak görev yaptığını belirtiyor.
Bununla birlikte Arslan’ın doğum tarihi, doğum yeri, eğitim geçmişi ve gazeteciliğe hangi tarihte başladığı gibi ayrıntılar konusunda kamuya açık ve birbirini doğrulayan yeterli biyografik bilgi bulunmuyor. Bu nedenle bu başlıklarda kesin ifadeler kullanmak mümkün değil.

Kaşif Kozinoğlu görüntülerinin arkasında ne vardı?
Osman Arslan’ın bugün soruşturmanın merkezindeki isimlerden biri haline gelmesinin temelinde 15 yıl önce çekilen görüntüler bulunuyor.
Kaşif Kozinoğlu, 10 Mart 2011’de Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesi’ne gelmişti. O dönem MİT mensubu olan Kozinoğlu hakkında yürütülen soruşturma nedeniyle adliye çevresinde çok sayıda gazeteci bulunuyordu. Arslan’ın da bu gelişmeyi takip eden gazeteciler arasında olduğu ve Kozinoğlu’nun adliyeye gelişini görüntülediği belirtiliyor.
2012 yılında yayımlanan ve daha sonra yeniden gündeme gelen arşiv kayıtlarına göre Arslan, adliyeye gelen kişinin Kozinoğlu olabileceğini düşünerek kamerayı çalıştırdığını anlatmıştı. Görüntüler sırasında şahsın hareketlerinden Kozinoğlu olduğunu anladığını belirttiği aktarıldı. Bu kayıt, söz konusu görüntülerin Arslan tarafından çekildiğine ilişkin geçmişten kalan önemli belgelerden biri olarak yeniden gündeme geldi.
Dosyada bulunan görüntülerin kamuoyuna ulaşması ise yalnızca tek bir gazetecinin çalışmasına dayanmıyordu. Dönemin farklı televizyon ve gazetelerinde Kozinoğlu’nun adliyeye gelişine ilişkin görüntü ve haberler yayımlandı. Karar’ın aktardığı bilgilere göre o gün adliye çevresinde çok sayıda gazeteci bulunuyordu.
Osman Arslan’ın adı soruşturmada nasıl gündeme geldi?
Arslan’ın adı, Kaşif Kozinoğlu’nun ölümünün yeniden soruşturulmaya başlanmasının ardından gazeteci Selahattin Günday hakkında yürütülen adli süreç sırasında yeniden gündeme geldi.
Kamuoyuna yansıyan haberlere göre Günday’ın savunma sürecinde, Kozinoğlu’nun 2011 yılında adliyeye gelişine ilişkin görüntülerin Cihan Haber Ajansı tarafından çekildiği ve bu görüntülerde Arslan’ın rolünün bulunduğu gündeme getirildi. Kronos, Günday’ın avukatı Hüseyin Ersöz’ün mahkeme sürecinde görüntüleri çeken gazetecinin Osman Arslan olduğunu belirttiğini aktardı.
Bunun ardından Arslan, Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmanın yeni aşamasında hakkında işlem yapılan isimler arasına girdi. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 19 Eylül’de İstanbul ve Tekirdağ’da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Arslan’ın yanı sıra dönemin cezaevi müdürü Ömer Vatan, dönemin vardiya amiri Kazım Beyke ve olay döneminde ambulans şoförü olarak görev yapan Süleyman Kaba gözaltına alındı.
Osman Arslan hangi suçlamalarla karşı karşıya?
Soruşturma, yalnızca 2011 yılında çekilen görüntülerin nasıl elde edildiği başlığıyla sınırlı değil. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen dosyanın “kasten öldürme”, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme veya üye olma” ve 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Millî İstihbarat Teşkilatı Kanunu’na muhalefet suçları kapsamında sürdürüldüğü bildirildi.
Burada önemli olan nokta, soruşturmada yöneltilen suçlamaların henüz yargı kararıyla kesinleşmiş suçlar anlamına gelmemesi. Arslan’ın tutuklanmış olması da hakkındaki tüm iddiaların kesin olarak kanıtlandığı anlamına gelmiyor. Tutuklama, soruşturma aşamasındaki bir adli koruma tedbiri olarak uygulanıyor.
Osman Arslan ne zaman gözaltına alındı?
Arslan, 19 Eylül 2026 sabahı düzenlenen operasyonla gözaltına alındı. İstanbul ve Tekirdağ’daki adreslere yönelik operasyonda arama ve el koyma işlemleri de gerçekleştirildi. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma kapsamında dört kişinin gözaltına alındığını açıkladı.
Gözaltına alınan dört kişiden ambulans şoförü Süleyman Kaba, jandarmadaki işlemlerinin tamamlanmasının ardından mevcut delil durumu dikkate alınarak serbest bırakıldı. Arslan, Ömer Vatan ve Kazım Beyke ise 21 Eylül’de sağlık kontrollerinin ardından Silivri Adliyesi’ne sevk edildi.
Osman Arslan tutuklandı mı?
Evet. 21 Eylül 2026 akşamı itibarıyla Gerçek Gündem’in aktardığı son gelişmeye göre Osman Arslan, Silivri Adliyesi’nde çıkarıldığı hakimlik tarafından tutuklandı ve cezaevine gönderildi. Aynı dosyada dönemin cezaevi müdürü Ömer Vatan ve dönemin vardiya amiri Kazım Beyke hakkında ise adli kontrol kararı verildi.
Tutuklama kararının ardından soruşturma, Arslan’ın gazetecilik yaptığı dönemdeki faaliyetleri ile Kozinoğlu’nun ölümü arasındaki iddia edilen bağlantıların hangi delillerle ortaya konulacağı açısından yeni bir aşamaya taşındı.

Osman Arslan’ın gazetecilik geçmişi neden önemli?
Osman Arslan hakkında bugün yapılan haberlerin önemli bir bölümünün 15 yıl önceki gazetecilik faaliyetine dayanmasının nedeni de burada ortaya çıkıyor. Arslan, Kozinoğlu’nun ölümünden yıllar önce, o dönemde henüz herhangi bir soruşturmanın sanığı veya şüphelisi olmayan bir gazeteci olarak adliye takibi yapıyordu. 2011’de çekilen görüntülerin daha sonra yeniden açılan ölüm soruşturmasının bir parçası haline gelmesi, Arslan’ın geçmişteki mesleki faaliyetlerini dosyanın merkezine taşıdı.
Öte yandan o gün çekilen görüntülerin yalnızca Cihan Haber Ajansı tarafından kullanılmadığına ilişkin haber arşivleri de bulunuyor. Karar’ın aktardığı bilgilere göre dönemin çok sayıda medya kuruluşu Kozinoğlu’nun adliyeye gelişini görüntüleyerek haberleştirdi.
Bu nedenle Osman Arslan’ın kimliğini değerlendirirken, hakkında bugün yürütülen soruşturma ile geçmişteki gazetecilik faaliyetini birbirinden ayırmak gerekiyor. Arslan’ın Cihan Haber Ajansı’nda çalışmış eski bir gazeteci ve görüntü alan bir kameraman olduğu bilgisi çeşitli kaynaklarda yer alırken, soruşturmanın konusu olan iddiaların hukuki niteliği ve Arslan’ın bu iddialardaki sorumluluğu yargı sürecinin sonucuyla netleşecek.
Kozinoğlu dosyasında süreç nasıl ilerliyor?
Kaşif Kozinoğlu’nun 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesiyle ilgili ilk soruşturma sonucunda 10 Nisan 2012’de kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmişti. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamasına göre dosya daha sonra yeniden incelendi ve Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla önceki takipsizlik kararı kaldırılarak soruşturma yeniden başlatıldı.
Yeni soruşturma kapsamında cezaevi personeli, sağlık görevlileri, koğuş arkadaşları ve gazeteciler dahil çok sayıda kişinin dosyada yer aldığı görülüyor. Son operasyonla Osman Arslan’ın da bu soruşturmada tutuklanan isimler arasına katılması, 2011’deki olayın farklı boyutlarının yeniden incelendiğini gösteriyor. Ancak soruşturmanın nihai sonucu ve Arslan hakkında yöneltilen iddiaların hukuken nasıl değerlendirileceği, yargı makamlarının vereceği kararlarla kesinleşecek.
Osman Arslan hakkında bilinenlerin özeti
Osman Arslan, kamuoyuna özellikle Cihan Haber Ajansı’nda görev yaptığı dönemle ve Kaşif Kozinoğlu’nun 10 Mart 2011’de Beşiktaş Adliyesi’ne gelişini görüntülemesiyle yansıyan eski bir gazeteci. Çeşitli kaynaklarda Zaman Gazetesi ve Cihan Haber Ajansı geçmişi bulunan bir muhabir ve kameraman olarak tanımlanıyor. 2026’da yeniden açılan Kozinoğlu soruşturması kapsamında 19 Eylül’de gözaltına alınan Arslan, 21 Eylül 2026’da tutuklandı. Hakkındaki suçlamalar ise henüz kesinleşmiş bir mahkûmiyet anlamına gelmiyor; soruşturma ve yargılama süreci devam ediyor.




