SERCAN ENGEREK/MANŞETİZ- Çanakkale Kazdağları’ndaki Kirazlı Altın Madeni Projesi alanında, ÇED raporunda öngörülen 45 bin 650 ağaca karşılık 230 bin 314 ağacın kesildiği tespit edilerek ÇED sınırlarının aşıldığı kesinleşti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Çanakkale Valiliği idari para cezaları uygulasa da sahada doğa kıyımı ve hukuka aykırı faaliyetler engellenemedi. Avukatı Pınar Gayretli, kesinleşmiş mahkeme kararlarına dikkat çekerek, “Kirazlı Altın Madeni sahasında kesinleşmiş yargı kararına rağmen faaliyet yürütülmektedir. Şirket sahada bulunduğu ve faaliyetlerini sürdürdüğü her gün hukuka aykırılık devam etmektedir” dedi. Gayretli ayrıca, kesinleşmiş yargı kararlarını uygulamayan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Çanakkale Valiliğine “hukuki ve cezai sorumluluk” hatırlatmasında bulundu.

Kanada merkezli madencilik şirketi Alamos Gold’un (Türkiye'deki iştiraki Doğu Biga Madencilik) büyük bir doğa kıyımına neden olarak 470 milyon dolar bedelle devrettiği Kirazlı Altın Madeni Projesi'nde TÜMAD Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi; Çanakkale Kazdağları bölgesinde kesinleşmiş yargı kararlarına rağmen faaliyetlerini sürdürüyor.

Çanakkale'de bulunan Kirazlı Altın Madeni Projesi alanında ÇED raporunda taahhüt edilen ağaç kesim sınırlarına uyulmadığı ve ÇED sınırları dışında da kesim yapıldığı yargı kararıyla kesinleşti.

ÇED raporunda öngörülen 45 bin 650 ağaca karşılık proje uygulama sürecinde 230 bin 314 ağacın kesildiği tespit edildi.

Çanakkale 1. İdare Mahkemesi tarafından verilen yatırımı durdurma talebinin reddi kararı 30 Kasım 2023 tarihinde iptal edildi ve söz konusu karar Danıştay tarafından onanarak kesinleşti.

Mahkeme kararlarına rağmen faaliyete yeniden başlandı

Kesinleşmiş yargı kararına karşın 2026 yılında onlarca iş makinesiyle sahada yeniden faaliyete başlandı.

Kazdağları’nda skandal büyüyor: 230 bin ağaç kesildi, maden şirketi yargı kararı dinlenmiyor

“Bölge İdare Mahkemesi kararı hukuka aykırıdır”

Davacı tarafın araç ve teçhizatın alandan çıkarılması yönündeki talebinin reddedilmesi üzerine açılan davada, Çanakkale 2. İdare Mahkemesi 21 Ağustos 2026 tarihinde yürütmenin durdurulması yönünde karar verdi.

Yürütmenin durdurulması kararını kaldıran Bursa Bölge İdare Mahkemesi kararının 19 Eylül 2026’da kendilerine tebliğ edildiğini vurgulayan avukat Pınar Gayretli, “Danıştay tarafından da onanarak kesinleşmiş ve uygulanması gereken önceki yargı kararı ortadayken, Çanakkale 2. İdare Mahkemesinin verdiği yürütmenin durdurulması kararını kaldıran Bölge İdare Mahkemesi kararı hukuka aykırıdır” dedi.

Para cezası kesildi; doğa kıyımı bitmedi

Bakanlık ve Valiliğin itiraz dilekçelerinde TÜMAD Madenciliğin ÇED taahhütlerine aykırı olarak ağaç kesimi, örtü temizliği ve ÇED sınırları dışında kot düzeltme çalışmaları yaptığı idare tarafından tespit edildi. Bu ihlaller nedeniyle şirkete idari para cezaları uygulandı.

İdari para cezasının sahadaki faaliyetleri hukuka uygun hâle getirmediğini belirten Gayretli, şunları dile getirdi:

Üstelik Bakanlık ve Valilik, yürütmenin durdurulması kararına itirazlarında, şirketin 2026 yılında gerçekleştirdiği yeni ÇED ihlallerinin tespit edildiğini ve bu nedenle şirkete idari para cezaları uygulandığını belirtmektedir.

İdarenin kendi tespitlerine göre şirket, ÇED taahhütlerine aykırı olarak ağaç kesimi ve örtü temizliği yapmış ayrıca ÇED sınırları dışında kot düzeltme çalışmaları gerçekleştirmiştir. Başka bir ifadeyle, kesinleşmiş yargı kararı gereğince faaliyetleri durdurulmuş olan, sahada bulunmaması ve faaliyet göstermemesi gereken şirketin yeni ihlaller gerçekleştirdiği bizzat idare tarafından tespit edilmiştir.

Bu ihlaller nedeniyle idari para cezası uygulanmış olması, şirketin sahadaki faaliyetlerini hukuka uygun hale getirmediği gibi; aksine, yargı kararına aykırı şekilde sürdürülen faaliyetler sırasında yeni hukuka aykırılıkların da gerçekleştirildiğini ortaya koymaktadır.

Dava devam ederken, avukat Pınar Gayretli, Çanakkale 2. İdare Mahkemesinin yürütmenin durdurulması kararında ortaya koyduğu hukuka aykırılıkların yargılama sonucunda verilecek iptal kararıyla da teyit edilmesini beklediklerini söyledi.

Kazdağları Kirazlı Altın Madeni sahasında 230 bin ağacın kesildiği kesinleşmiş yargı kararına rağmen faaliyetler durmadı. Avukat Pınar Gayretli, mahkeme kararlarını uygulamayan idareye hukuki sorumluluklarını hatırlatarak sahadaki doğa kıyımının ve hukuksuzluğun devam ettiğini vurguladı.

Kış beklerken yaz geri dönüyor: 2026 pastırma sıcakları ne zaman başlayacak?
Kış beklerken yaz geri dönüyor: 2026 pastırma sıcakları ne zaman başlayacak?
İçeriği Görüntüle

“Hukuka aykırılık her gün devam ediyor”

Avukat Pınar Gayretli, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Çanakkale Valiliğinin kesinleşmiş yargı kararlarını ve yürütmeyi durdurma kararlarını uygulamasının anayasal ve yasal bir yükümlülük olduğunu hatırlattı.

“Kirazlı Altın Madeni sahasında kesinleşmiş yargı kararına rağmen faaliyet yürütülmektedir. Şirket sahada bulunduğu ve faaliyetlerini sürdürdüğü her gün hukuka aykırılık devam etmektedir” diyen Gayretli, şu ifadeleri kullandı:

“Danıştay tarafından onanarak kesinleşen yargı kararını ve ayrıca davamızda verilen yürütmenin durdurulması kararını uygulamak, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Çanakkale Valiliğinin anayasal ve yasal yükümlülüğüdür. Bakanlık ve Valilik, bu kararların gereğini yerine getirmeyerek Anayasal ve kanuni yükümlülüklerini ihlal etmektedir.”

Bakanlık ve Valilik için de cezai sonuçları var

Gayretli, yargı kararlarının uygulanmasının idarenin tercihine bırakılmış bir konu olmadığına dikkat çekti.

Kararın uygulanmamasının Bakanlık ve Valilik için de cezai sonuçlarının bulunduğunu belirten Gayretli, “Şirketin hukuka aykırı şekilde faaliyetlerini sürdürmesinin idari ve cezai yaptırımları bulunduğu gibi, Bakanlık ve Valiliğin yargı kararlarını uygulamamasının da hukuki ve cezai sonuçları bulunmaktadır” dedi.

Muhabir: SERCAN ENGEREK