Mevsim geçişlerinde görülen yorgunluk, enerji kaybı ve duygusal dalgalanmalar günlük yaşamı etkileyebiliyor. Medicana Sağlık Grubu Psikoloji Bölümü’nden Klinik Psikolog Burçin Deniz, değişen hava koşulları ve azalan gün ışığının biyolojik ritmi etkileyerek davranışsal bir yavaşlamaya neden olabileceğini belirtti.
Özellikle sonbaharla birlikte günlerin kısalması ve havaların soğumasının açık alan aktivitelerini ve sosyal etkileşimi azaltabildiğine dikkat çeken Deniz, bu durumun kişinin ruh hali üzerinde de etkili olabileceğini söyledi.
Sonbaharda davranışsal geri çekilme artabiliyor
Medicana International İzmir Hastanesi Psikoloji Uzmanı Klinik Psikolog Burçin Deniz, soğuyan havalar ve kısalan günlerin günlük yaşamda kişiye keyif ve tatmin veren etkinlikleri azaltabildiğini belirtti.
Deniz, çevresel değişimlerin davranışlara yansımasını şöyle anlattı:
“Soğuyan havalar ve kısalan günler, açık alan aktivitelerimizi ve sosyal etkileşimlerimizi ister istemez kısıtlayabilir. Günlük yaşamda bize keyif, tatmin ve başarı hissi veren dışsal pekiştireçlerin azalması, bireyi kademeli olarak davranışsal bir geri çekilmeye yönlendirebilir. Etkileşim azaldıkça yaşamdan alınan doyum düşer ve bu durum çökkün duygulanımı besleyen bir ortama zemin hazırlar.”
Olumsuz düşüncelere odaklanmayın
Mevsimsel değişimlerle başlayan davranışsal geri çekilmeye zihinsel süreçlerin de eşlik edebildiğini belirten Deniz, özellikle ruminasyon olarak adlandırılan ve kişinin olumsuz düşünceler üzerinde tekrar tekrar düşünmesine yol açan sürece dikkat çekti.
Deniz, bu düşünce döngüsünün eylemsizliği artırabileceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Ruminasyon mekanizması devreye girerek, mevsimsel yavaşlamanın getirdiği ilk halsizlik veya isteksizlik hissi karşısında ‘Neden böyle hissediyorum?’, ‘Neden eski performansımda değilim?’ gibi sorulara aşırı odaklanmak, zihni çözümsüz bir döngüye sokarak eylemsizliği pekiştirirken, mevcut keyifsizlik hissinin derinleşmesine neden olur. Yaz ayları yüksek düzeyde dışsal pozitif pekiştireç barındırırken, sonbaharla birlikte bu alanlar yerini kısıtlayıcı rutinlere bırakır. Birey artan yükümlülüklere odaklandıkça olumsuz otomatik düşünceler daha kolay tetiklenebilir.”

Yorgunluk kısır döngüye dönüşebilir
Mevsim geçişlerinde uyku ihtiyacının artması, karbonhidrat ağırlıklı beslenme isteği ve sosyal izolasyonun birbiriyle bağlantılı bir döngü oluşturabileceğini ifade eden Deniz, azalan gün ışığının biyolojik ritim üzerinde etkili olabileceğini söyledi.
Deniz, özellikle mükemmeliyetçi eğilimleri bulunan kişilerin artan sorumluluklar karşısında daha hızlı tükenebileceğine dikkat çekti:
“Kişi enerjisi düşük hissettikçe eylemsizliğe ve eve kapanmaya yönelir ve dış dünyadan sağlanan pozitif pekiştireçler azaldıkça da zihnin ihtiyaç duyduğu ‘ödül’ mekanizması yetersiz beslenir. Sonuç olarak ortaya çıkan bu eylemsizlik, yorgunluk ve isteksizlik hissini hafifletmek yerine daha da pekiştirerek ruh halindeki dönemsel yavaşlamayı büyüyen bir döngüye dönüştürür. Özellikle mükemmeliyetçi eğilimleri olan, her şeye aynı tempoda yetişme beklentisine giren kişiler, artan sorumluluklar karşısında daha hızlı tükenerek eylemsizliğe çekilebilirler.”
“Motivasyonun kendiliğinden gelmesini beklemeyin”
Mevsim değişikliklerinde yaşanan hafif yorgunluk ve isteksizliğin, değişen çevre koşullarına karşı doğal ve geçici bir adaptasyon tepkisi olabileceğini belirten Deniz, belirtilerin uzun sürmesi halinde profesyonel destek alınması gerektiğini vurguladı.
Klinik Psikolog Burçin Deniz, mevsimsel yorgunluğun hangi noktada daha ciddi bir tabloya dönüşebileceğini ve izlenebilecek yolu şöyle anlattı:
“Bu süreç haftalarca süren ve derinleşen bir çökkünlük, önceden keyif alınan aktivitelere karşı tam bir ilgisizlik ve belirgin bir işlevsellik kaybına ulaştığında tablo ‘mevsimsel afektif bozukluk’ boyutuna kayabilir. Davranışsal boyutta en temel mekanizma, motivasyonun kendiliğinden gelmesini beklemeden ‘eylem motivasyonu yaratır’ ilkesiyle hareket etmektir. Zihnimizin felaketleştirici yorumlarına takılmak yerine esnek bakış açısını benimsemek gerekir. Ancak kişinin kendi uyguladığı başa çıkma stratejilerine rağmen isteksizlik, çökkünlük ve enerji kaybı iki haftadan uzun sürüyor ve günlük işlevselliği belirgin şekilde kısıtlıyorsa mutlaka uzman desteğine başvurulmalıdır.”
Sonbahar yorgunluğu ne zaman önemsenmeli?
Mevsim geçişlerinde kısa süreli enerji düşüklüğü görülebilse de belirtilerin uzaması, giderek ağırlaşması ve günlük işlevselliği belirgin biçimde etkilemesi durumunda uzman değerlendirmesi önem taşıyor.
Özellikle çökkünlük, daha önce keyif veren aktivitelere karşı belirgin ilgisizlik ve uzun süreli enerji kaybı yaşayan kişilerin profesyonel destek alması öneriliyor.




