Kaynağı, üretimi, dağıtımı ve denetim koşulları konusunda belirsizlik bulunan reçetesiz ürünlerin satışına ilişkin tartışmalar sürüyor. İzmir Eczacı Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ecz. F. Savaş Kılıççıoğlu, özellikle internet ve market raflarında satılan ürünlerin denetimi konusunda uyarılarda bulundu.

Sağlık ve ilaç sektöründe “Over The Counter” (OTC), Türkçede ise “tezgâh üstü ürün” veya “reçetesiz ürün” olarak adlandırılan ürünlerin kontrolsüz şekilde satışının çeşitli riskleri beraberinde getirebileceğini belirten Kılıççıoğlu, sorunun çözümü için eczacıların da dahil olduğu yeni bir sürecin planlanması gerektiğini ifade etti.

“Sorun ilk olarak burada başlıyor”

Kılıççıoğlu, reçetesiz ürünlerin ruhsatlandırılması ve piyasaya sunulması süreçlerinde farklı uygulamalar bulunduğunu belirterek, ilaç ruhsatlandırma süreci ile Tarım ve Orman Bakanlığı kapsamında yürütülen süreç arasındaki farklılıklara dikkat çekti.

“Burada karşımıza şöyle bir gerçeklik çıkıyor. Diyelim ki, içeriğini kendinizin formüle ettiğiniz ya da yurt dışından transfer ettiğiniz ürünü satmak istiyorsunuz. Eğer ki, bunu Sağlık Bakanlığı’nın ilaçlar için belirlediği kriterlere göre yapmaya kalkarsanız, Ar-Ge ve bilimsel çalışmaların yürütüldüğü 4 faz aşamasını göze almanız gerekiyor. Ancak bundan sonra kontroller ve diğer resmi işlemlerin tamamlanmasıyla ürününüzü ilaç statüsüyle piyasaya sürebiliyorsunuz. Bu da ciddi zaman, emek ve yatırım gerektiriyor. Buna karşın aynı ürünü direk satmak isterseniz, Tarım ve Orman Bakanlığı’na başvurup görece daha basit ruhsatlandırma işlemleri ile işinizi çözebiliyorsunuz. Sonuçta buradaki süreç, daha ucuz, kolay ve hızlı yürüyor. Üstelik denetim mekanizması da neredeyse bulunmuyor. İşte sorun ilk olarak burada başlıyor” diye konuştu.

“Risk doğrudan vatandaşa yükleniyor”

Kılıççıoğlu, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılan veya izin verilen ürünlerin tüketici tarafından kullanılması öncesindeki üretim, depolama ve dağıtım süreçlerinin de önem taşıdığını belirtti.

“Tarım ve Orman Bakanlığı ruhsatlı veya izinli ürünler kullanıldığında doğrudan insan vücuduna karışıyor, öyle değil mi? Burada siz, kendinizden ya da hastanızdan bir ayırım yapmasını beklemiyorsunuz çünkü ortada kamu kurumunun verdiği bir izin var. Peki, bu ürünün üretim aşamasında faydalı olsa dahi, size ulaşıncaya kadar hangi şartlardan geçiyor bunu biliyor musunuz? İçindeki etken maddenin üretim sürecini takip etme imkanınız var mı? Merdiven altı üretim dediğimiz süreçten geçmediğinden emin olabiliyor musunuz? İşte bu soruların cevabını veremediğiniz taktirde, tehlike de başlıyor. Biz diyoruz ki, bunlara basit gıda takviyesi ya da OTC muamelesi yapılmasın; firmalar her aşamada ciddi denetime tabi tutulsun” ifadesinde bulundu.

Eczacılardan Reçetesiz Ürün Uyarısı Risk Vatandaşa Yükleniyor! (2)

Mevzuat izin veriyor ama…

Kılıççıoğlu, yürürlükteki mevzuat kapsamında OTC olarak adlandırılan bazı ürünlerin Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ruhsatlandırıldığını ve internet dahil farklı satış kanallarında tüketiciye sunulduğunu söyledi.

Okula dönüş öncesi diş sağlığı uyarısı
Okula dönüş öncesi diş sağlığı uyarısı
İçeriği Görüntüle

Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılan ilaçların ise eczanelerde satıldığını ve ilaç takip sistemine kayıtlı olduğunu belirten Kılıççıoğlu, bu sistemin üretimden dağıtıma kadar izlenebilirlik sağladığını ifade etti.

“Halbuki Sağlık Bakanlığı’nın ruhsatlandırdığı ürünler, sadece eczanelerimizde satılabiliyor. Üstelik bunlar, ilaç takip sistemine de kayıtlı olmak zorunda. Dolayısıyla gerek bakanlık gerek eczacı, ilacın hangi fabrikada üretildiğini, nerede depolandığını, hangi eczanede veya hastanede kaç adet bulunduğunu, hangi hastaya verildiğini görebiliyor. Bu, etkin ve etkili bir kontrol mekanizmasının varlığını gösteriyor. Hatta, eczanelerimizde ısı ve nemi kontrol eden ayrı bir sistem de bulunuyor çünkü ilacın belirli saklama koşulları var. Bunlara uyulmadığı zaman, Bakanlık veya ilgili kamu kurumu gerekli tespiti yapıp anında ilaçların imhasına karar verebiliyor. Örneğin; İzmir gibi bir yerde yaşıyoruz. Havanın 40 derece olduğu bir yeri düşünün. İstanbul'dan bir sipariş veriyorsunuz ve bu ürün kargoyla gün boyunca hangi şartlarda geldiğini bilmeden vatandaşa ulaşıyor. Eczanede havadaki, nem ve ısıdaki herhangi bir değişiklik aynı anda Sağlık Bakanlığı'na iletiliyor ve gerekirse Sağlık Bakanlığı o eczanedeki bütün ilaçları imha edebiliyor. Yani böyle bir durumdayken siz düşünün ki, 40 derece sıcaklıkta 3-4 gün seyahat eden ve hangi şartlarda üretildiği belli olmayan bir ürünün vatandaş tarafından kullanıldığını… Ben vatandaşlarımıza şunu tavsiye ediyorum: Bir televizyon alabilirsiniz, bozuk çıkabilir, değiştirebilirsiniz. Araba alırsanız bir arıza olur, değiştirebilirsiniz. Ama düşünün siz bir ürünü vücudunuza alıyorsunuz. Bunu eşinize kullandırıyorsunuz. Çocuğunuza kullandırıyorsunuz ve geri dönüşü olmayan sorunlar doğuyor. Dolayısıyla internetteki ürünün güvenirliliği eczane ile kıyaslanamaz. Buna mevzuat izin veriyor ama, işte burada bir ama kısmı var!” diye konuştu.

Vatandaşlara “bilinçli tüketim” çağrısı

İzmir Eczacı Odası Başkanı Kılıççıoğlu, vatandaşların özellikle eczanelerde satılmayan ürünler ve gıda takviyeleri konusunda dikkatli olması gerektiğini belirterek eczacı danışmanlığının önemine dikkat çekti.

Kılıççıoğlu, bilinçsiz ürün kullanımının kişiden kişiye farklı sonuçlara yol açabileceğini ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü:

“Araç, kıyafet, elektronik eşya… aklınıza gelen her şeyi alıp kullanabilirsiniz ancak internette satılan OTC’ler öyle değil. Kendiniz, eşiniz, çocuklarınız ve sevdikleriniz bunları kullanıyor. Bu yüzden eczacıların danışmanlığı çok önemli çünkü doğru olanı size söyleniyor. Siz kas hastasısınız, sağdan soldan duyduklarınızla gidip magnezyum kullanmaya kalkarsanız, bu size sorun olabiliyor. Çünkü bunun nasıl bir etki yaptığını bilemeyebiliyorsunuz. Bu konuda vatandaşlarımızın duyarlı olmasını özellikle istiyoruz. Danışmanlık aldığınız bir eczaneden aldığınız ürünle market rafında satılan ürün asla aynı olamaz. Oda olarak, bu konuda farkındalık oluşturacak çalışmalara devam edeceğiz. Önümüzdeki süreçte de, mevzuatla ilgili fikirlerimizi ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile paylaşmaya devam edeceğiz.”

Kaynak: Haber Merkezi