İngiltere'de 91 bin 292 kişinin verileri üzerinden yürütülen kapsamlı araştırma, uzun süre kesintisiz oturmanın kanserden ölüm riskiyle ilişkili olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre, her gün bir saatlik uzun süreli hareketsizliğin yerine hafif fiziksel aktivite koyulması, kanserden ölüm riskinde yüzde 12 daha düşük oranla ilişkilendirildi. Uzmanlar ise özellikle masa başında çalışanların uzun oturma dönemlerini kısa hareket aralarıyla bölmesine dikkat çekiyor.

Gün içinde saatlerce masa başında çalışmak, televizyon karşısında uzun süre oturmak ya da bilgisayar başında hareketsiz kalmak çoğu kişi için sıradan bir rutine dönüşmüş durumda. Ancak İngiltere'de yayımlanan yeni bir araştırma, günlük yaşamın bu sessiz alışkanlığının sağlık açısından düşündüğümüzden daha önemli olabileceğine işaret ediyor.

Glasgow Üniversitesi ve farklı ülkelerden araştırmacıların yer aldığı ekip tarafından yürütülen çalışmada, UK Biobank veri tabanındaki 91 bin 292 yetişkinin fiziksel aktivite kayıtları incelendi. Katılımcıların hareket düzeyleri cihazlarla ölçülürken sağlık sonuçları da yıllar boyunca takip edildi. Çalışmanın sonuçları 2 Temmuz 2026'da PLOS Medicine dergisinde yayımlandı.

Bel Sağlık Kanser 1

Araştırmada dikkat çeken sonuç ne oldu?

Çalışmanın en dikkat çekici noktası yalnızca gün içinde ne kadar oturulduğu değil, bu hareketsizliğin nasıl gerçekleştiği oldu. Araştırmacılar özellikle uzun ve kesintisiz oturma dönemleriyle, aralara hareket giren oturma alışkanlıklarını birbirinden ayırdı.

Sonuçlara göre yarım saatten daha uzun kesintisiz oturma dönemlerinin uzaması, kanserden ölüm riskiyle daha yüksek bir ilişki gösterdi. Araştırmacıların hesaplamasında uzun süreli hareketsizliğe eklenen her bir saat, genel kanserden ölüm açısından yaklaşık yüzde 9 daha yüksek riskle ilişkili bulundu.

Daha çarpıcı sonuç ise hareketsizlik süresinin hafif fiziksel aktiviteyle değiştirilmesi sırasında ortaya çıktı. Çalışmada günde bir saatlik uzun süreli oturma süresinin hafif fiziksel aktiviteyle değiştirilmesi, kanserden ölüm riskinde yüzde 12 daha düşük riskle ilişkilendirildi. Buradaki önemli ayrıntı, söz konusu hareketin mutlaka yüksek tempolu spor olması gerekmemesi. Araştırmada hafif yoğunluktaki fiziksel hareketlerin de dikkate değer bir fark oluşturabileceği görüldü.

Araştırmacılar hangi yöntemi kullandı?

Çalışmada UK Biobank kapsamında yer alan yetişkinlerin hareket verileri kullanıldı. Katılımcılar, fiziksel aktivitelerini objektif biçimde ölçmeye yarayan ivmeölçer cihazlarla takip edildi. Cihazlardan elde edilen hareket kayıtları üzerinden kişilerin ne kadar süre oturduğu, bu oturma dönemlerinin ne kadar kesintisiz devam ettiği ve fiziksel hareketin yoğunluğu analiz edildi.

Araştırmacılar daha sonra bu verileri sağlık kayıtlarıyla birleştirerek katılımcıları uzun yıllar boyunca izledi. Takip süresinin ortanca değeri 12,38 yıl olarak açıklandı. Çalışmanın çok sayıda yaşam tarzı ve sosyoekonomik değişkeni dikkate alacak şekilde istatistiksel olarak düzenlenmesi de araştırmanın kapsamını güçlendiren unsurlardan biri oldu.

Bu yönüyle araştırma, yalnızca “spor yapanlarla yapmayanları” karşılaştırmaktan daha farklı bir noktaya odaklandı. Bilim insanları, günün büyük bölümünde hareketsiz kalan insanların bu zamanı küçük hareketlerle bölmesinin olası etkisini de değerlendirdi.

Bel Sağlık Kanser 2

Hareketsizlik hangi kanserlerle ilişkilendirildi?

Çalışmanın sonuçları yalnızca toplam kanser riskine odaklanmadı. Araştırmacılar farklı kanser türlerini de ayrı ayrı inceledi ve uzun süreli hareketsizlik ile bazı kanser türleri arasında ilişki bulunduğunu bildirdi.

Analizlerde meme, akciğer ve ağız kanserlerinin yanı sıra bazı obezite ve tip 2 diyabetle ilişkili kanser türlerinde de hareketsiz davranışla bağlantılı sonuçlar görüldü. Çalışmada özellikle obeziteyle ilişkili kanserler ve tip 2 diyabetle bağlantılı kanserler için de benzer eğilimler raporlandı.

Ancak bu sonuç, “oturmak doğrudan kansere neden oluyor” biçiminde kesin bir nedensellik kurulduğu anlamına gelmiyor. Araştırmanın kendisi de bunun gözlemsel bir çalışma olduğuna ve sonuçların doğrudan neden-sonuç ilişkisini kanıtlamadığına dikkat çekiyor. UK Biobank gönüllülerinin toplumun tamamını eksiksiz temsil etmeyebileceği ve fiziksel aktivitenin yalnızca sınırlı bir zaman diliminde ölçülmüş olmasının da araştırmanın kısıtları arasında bulunduğu belirtiliyor.

Günde 1 saat yürümek gerekiyor mu?

Araştırmanın kamuoyunda en çok dikkat çeken noktası “günde 1 saat” ifadesi oldu. Ancak çalışmanın sonucu, herkesin her gün mutlaka bir saat tempolu yürüyüş yapması gerektiği şeklinde okunmamalı.

Buradaki temel karşılaştırma, uzun süre kesintisiz oturulan bir saatin yerine hafif fiziksel aktivite konulması üzerinden yapıldı. Başka bir ifadeyle araştırma, insanların yalnızca spor salonunda geçirdiği zamanı değil, günün tamamında yaptığı küçük hareketlerin de önem taşıyabileceğine işaret ediyor.

Bu hareketler günlük yaşamın doğal parçaları da olabilir. Uzun süre masa başında kalan bir kişinin kısa süreli yürüyüş yapması, ayağa kalkması veya oturma süresini düzenli aralıklarla kesmesi, çalışmanın ortaya koyduğu hareket-hareketsizlik dengesinin bir parçası olarak değerlendirilebilir.

Bel Sağlık Kanser 3

Mevcut sağlık önerileri ne söylüyor?

Dünya Sağlık Örgütü, yetişkinlerin haftada en az 150 ila 300 dakika orta yoğunlukta aerobik fiziksel aktivite yapmasını ya da 75 ila 150 dakika yüksek yoğunlukta aktivite gerçekleştirmesini öneriyor. Ayrıca haftada en az iki gün kas güçlendirme çalışmalarına yer verilmesi tavsiye ediliyor.

Yeni araştırmanın önemi ise bu genel tavsiyelere alternatif sunmasından çok, hareketsizlik süresinin kendisine dikkat çekmesinde yatıyor. Araştırma ekibi, yalnızca yoğun egzersiz miktarına bakmak yerine, uzun oturma dönemlerinin kısa ve hafif hareketlerle bölünmesinin de sağlık açısından dikkate alınması gerektiğini savunuyor.

Başka bir deyişle, gün içinde bir saat spor yapan ancak geri kalan zamanının büyük kısmını kesintisiz oturarak geçiren bir kişi ile gün boyunca daha sık ayağa kalkıp hareket eden bir kişinin hareket profili aynı olmayabilir.

Masa başında çalışanlar için neden önemli?

Ofis çalışanları, bilgisayar kullanıcıları ve gününün önemli bölümünü oturarak geçiren kişiler için araştırmanın mesajı özellikle dikkat çekici. Çünkü burada sorun sadece toplam oturma süresi değil, oturmanın uzun süre boyunca hiç bölünmeden devam etmesi olarak öne çıkıyor.

Araştırmacılar, uzun oturma dönemlerinin fiziksel aktiviteyle değiştirilmesinin kanserden ölüm riskinde daha düşük oranlarla ilişkili olduğunu ortaya koydu. Bir saatlik uzun süreli hareketsizliğin yerine hafif fiziksel aktivite konulması yüzde 12 daha düşük kanser ölüm riskiyle ilişkilendirilirken, daha kısa sürelerde daha yoğun hareketin de olumlu sonuçlarla bağlantılı olduğu görüldü.

Akciğerindeki 20 santimetrelik dev balon ameliyatla alındı
Akciğerindeki 20 santimetrelik dev balon ameliyatla alındı
İçeriği Görüntüle

Bu bulgular özellikle günlük hayatında spor için uzun zaman ayıramayan kişiler açısından ayrı bir önem taşıyor. Araştırma, hareketin yalnızca planlı egzersizden ibaret olmadığını, gün içine yayılan küçük aktivitelerin de araştırılması gerektiğini gösteriyor.

Sonuçlar “kanserden korunmanın garantisi” anlamına gelmiyor

Sağlık haberlerinde en kritik noktalardan biri, araştırma bulgularının olduğundan daha kesin aktarılmaması. Bu çalışma, hafif hareket ile daha düşük kanserden ölüm riski arasında istatistiksel bir ilişki ortaya koyuyor. Ancak tek başına yürüyüş yapmak ya da oturma süresini azaltmak, kanseri kesin olarak önleyen bir yöntem olarak tanımlanamaz.

Kanser riski çok sayıda faktörün birleşiminden oluşuyor. Yaş, genetik özellikler, sigara kullanımı, alkol tüketimi, beslenme, vücut ağırlığı, çevresel etkenler ve diğer yaşam tarzı unsurları bu tablonun farklı parçalarını oluşturuyor. Bu nedenle araştırmanın bulgusu, kanserden korunmaya yönelik genel sağlık yaklaşımının bir parçası olarak değerlendirilmelidir.

Bilim dünyasının dikkat çektiği temel nokta ise oldukça net: Günün tamamını hareketsiz geçirmek yerine daha sık ayağa kalkmak ve uzun oturma dönemlerini bölmek, genel sağlık açısından daha iyi bir seçenek olabilir. Araştırmanın yazarları da bulguların nedensellik kanıtlamadığını açıkça belirtiyor.

Bilimsel araştırmanın verdiği mesaj

İngiltere'de gerçekleştirilen bu geniş kapsamlı çalışma, “Ne kadar spor yapıyorum?” sorusunun yanına “Gün içinde ne kadar uzun süre kesintisiz oturuyorum?” sorusunun da eklenmesi gerektiğine işaret ediyor.

91 bin 292 kişinin verileri üzerinden yapılan analizde uzun süreli hareketsizliğin kanserden ölüm riskiyle ilişkili olduğu, buna karşın oturma süresinin hafif fiziksel hareketle değiştirilmesinin daha düşük riskle bağlantılı bulunduğu ortaya çıktı. Bir saatlik uzun süreli hareketsizliğin hafif fiziksel aktiviteyle değiştirilmesi yüzde 12 daha düşük kanserden ölüm riskiyle ilişkilendirildi.

Uzmanların üzerinde durduğu nokta bu nedenle yalnızca “daha fazla spor” yapmak değil, gün boyunca daha az kesintisiz oturmak. Özellikle masa başında geçirilen saatlerin arasına hareket eklemek, araştırmanın ortaya koyduğu tabloya göre dikkate alınması gereken bir davranış değişikliği olarak öne çıkıyor.

Önemli not: Araştırma gözlemsel olduğu için bulgular bir neden-sonuç ilişkisini kesin olarak kanıtlamıyor. Kanserden korunma konusunda kişisel riskler ve sağlık durumu için hekim değerlendirmesi esas alınmalı.

Kaynak: HABER MERKEZİ