KENAN YEŞİL/MANŞETİZ- Masum bir gıda olarak görülen marul ABD’de binlerce kişiyi etkileyen bir salgına dönüşürken ZMO İzmir Şubesi Başkanı Hakan Çakıcı, marul, roka, maydanoz, nane ve tere gibi tarladan sofraya doğrudan çiğ olarak gelen yeşillikleri barındırdığı tehlikeler konusunda uyardı.

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) marul tüketimi sonrası yaşanan ölümcül vaka ve salgınların ardından gözler Türkiye’deki yeşil sebze üretimine ve gıda güvenliğine çevrildi.

Masum bir gıda olarak görülen marul binlerce kişiyi etkileyen salgına dönüşürken, marullarla ilişkilendirilen salgınında ilk ölümler yaşandı, ABD’de vaka sayısı 20 bini aştı.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) İzmir Şube Başkanı Hakan Çakıcı, Türkiye'de marul ithalatının olmadığını ve yurtdışından bu tür bir ürünün gelme ihtimalinin bulunmadığını ifade etti. Ancak Çakıcı, iç pazarda çiğ tüketilen sebzeler üzerinden bulaşan hastalık riskinin sanılandan çok daha yüksek olduğuna dikkat çekti.

Türkiye'de çiğ tüketim riski çok yaygın

Türkiye’ye dışarıdan marul gelmediğini vurgulayan Hakan Çakıcı, yerli üretimdeki risk faktörlerini sıralayarak, “Oradan ithal edilen marul yoktur, oradan buraya gelme ihtimali yok. Ama marul gibi çiğ yenen meyve ve sebzelerde bu tip riskler her zaman var. Bizde de maruldan ve yeşillikten geçen pek çok rahatsızlık var. Bunların başında bildiğimiz dizanteri gelir. Dışkı yoluyla bulaşan bir hastalık. Türkiye’de dizanteri zaten çok yaygındır. İnsanlar çiğ tükettiği meyve ve sebzelerden veya hijyenik koşullara dikkat edilmeyen dışarıdaki ortamlardan bunu alabilirler. Yaş meyve ve sebzede bu riskler her zaman mevcuttur" ifadelerini kullandı.

ABD'de binlerce kişiyi etkileyen marul salgını gözleri yerli üretime çevirdi. ZMO İzmir Şube Başkanı Hakan Çakıcı, kirli sulama suyu ve yetersiz hijyenin yarattığı sinsi tehlikeye karşı uyardı!

‘Çerçeve Yasa’nın ismi belli oldu!
‘Çerçeve Yasa’nın ismi belli oldu!
İçeriği Görüntüle

Ege’deki akarsulardan kirli sular tarlaya akıyor

Yeşil sebzelerdeki bakteriyel ve mikrobiyel risklerin ana kaynağının sulama suları ve tarladaki yetiştirilme koşulları olduğunu belirten Çakıcı, Ege Bölgesi’ndeki akarsulardaki kirliliğe işaret ederek, şunları söyledi:

“Su kıtlığının olduğu ülkemizde özellikle kuyular ve dereler kirleniyor. Kirli sularla sulanıyorsa marul ve diğer yeşilliklerde bu durum çok yaygın. Örneğin Küçük Menderes’in, Gediz’in, Torbalı ve Selçuk kısımlarından geçen akarsuların son taraflarına doğru gelin artık iyice kirlenmiş bir akan su görüyorsunuz. Oradan alınıp sulama yapılabiliyor. Kirletilmiş sular, hele ki kanalizasyonun karıştığı bir suysa ve bunlarla sulanıyorsa soframıza kadar geliyor. İlaç kalıntıları, ağır metaller zaten yüksek ama mikrobiyel yönden düşünürsek patojenlerin gelmesi ve direkt tüketilmesi daha büyük risk yaratıyor.”

ABD'de binlerce kişiyi etkileyen marul salgını gözleri yerli üretime çevirdi. ZMO İzmir Şube Başkanı Hakan Çakıcı, kirli sulama suyu ve yetersiz hijyenin yarattığı sinsi tehlikeye karşı uyardı!

"Yapraklı sebzeleri temizlemek meyveden daha zor"

Marul, roka, maydanoz, nane ve tere gibi tarladan sofraya doğrudan çiğ olarak gelen yeşilliklerin yıkanma zorluğuna da değinen ZMO İzmir Şube Başkanı Çakıcı, "Meyveleri yıkamak ve temizlemek daha kolaydır. Ancak marul ve diğer yeşillikleri tam anlamıyla yıkamak bir hayli zordur. Evlerimizde sirke veya soda kullansak bile bunlar bazen tek başına yeterli kalmayabiliyor. Kirli sularla sulanan ürünlerde bu risk katlanıyor" değerlendirmesinde bulundu.

ABD'de binlerce kişiyi etkileyen marul salgını gözleri yerli üretime çevirdi. ZMO İzmir Şube Başkanı Hakan Çakıcı, kirli sulama suyu ve yetersiz hijyenin yarattığı sinsi tehlikeye karşı uyardı!

Ispanak vakaları ve ölümcül risk tartışması

Geçmiş yıllarda İzmir'in Menemen ilçesi ve çevresinde yaşanan ıspanak zehirlenmelerine dair soruları da yanıtlayan Çakıcı, ani ve kitlesel rahatsızlıkların sebzenin kendisinden ziyade tarladaki yabancı otların (zehirli otlar) ürüne karışmasından kaynaklanmış olabileceğini söyledi.

ABD'deki vakaların ölümcül seyretmesine karşın Türkiye'deki durumun farkını açıklayan Çakıcı, üreticilere temiz sulama suyu, tüketicilere ise azami hijyen çağrısında bulundu:

"Amerika’daki daha agresif ve sinsi gelişen farklı bir parazit veya canlı türü olabilir. Bizdeki dizanteri de geçmiş dönemlerde sağlık imkanlarının yetersiz olduğu yıllarda özellikle çocuk ölümlerine çokça sebep olmuştur. Günümüzde sağlık kurumlarının gelişmesi ve antibiyotik erişimiyle bunun önüne geçilebiliyor. Ancak sulama suyundaki kirlilik ve atık su kullanımı engellenmediği sürece yeşil sebzelerdeki bu risk sofralarımızda var olmaya devam edecektir."

Muhabir: KENAN YEŞİL