İzmir Yeminli Mali Müşavirler Odası Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Zengin, vergi affı tartışmaları ve kayıt dışı ekonomiyle mücadele başlıklarında önemli açıklamalar yaptı. Türkiye’de vergi sisteminin gelir üzerinden işlediğini ancak harcamaların yeterince denetlenmediğini ifade eden Zengin, bu durumun toplumda adalet duygusunu zedelediğini söyledi.

HARCAMANIN KAYNAĞI SORGULANMALI

Vergi sisteminin yalnızca beyan edilen gelire bakmasının kayıt dışı ekonomiyle mücadelede yetersiz kaldığını dile getiren Zengin, çağdaş vergi sistemlerinde gelirin yanında harcamanın da dikkate alındığını söyledi. Yıllarca zarar beyan eden bazı işletme sahiplerinin aynı dönemde yüksek yaşam standardını sürdürmesinin toplumda haklı bir sorgulama yarattığını belirten Zengin, denetimin kişilerin yaşam tarzına değil, harcamanın kaynağına odaklanması gerektiğini ifade etti.

Altında hafta sonu hareketliliği! 12 Temmuz 2026 gram, çeyrek, yarım ve ons altın fiyatlarında son durum ne?
Altında hafta sonu hareketliliği! 12 Temmuz 2026 gram, çeyrek, yarım ve ons altın fiyatlarında son durum ne?
İçeriği Görüntüle

Zengin, “Zarar beyan eden bir işletme sahibi aynı zamanda lüks araçlar kullanıyor, yüksek harcamalar yapıyor, gösterişli bir hayat sürüyor. Elbette herkes istediği gibi harcama yapabilir. Kimsenin buna itirazı olamaz. Ancak önemli olan o harcamanın kaynağının vergisi ödenmiş bir gelir olup olmadığının ortaya konulmasıdır” diye konuştu.

Harcamaların denetlenmesini savunmanın özel hayata müdahale olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Zengin, bunun kayıt dışı kazançların vergi sisteminin dışına çıkmasını önlemeye dönük bir mekanizma olduğunu söyledi.

Yaşar Zengin 1

ZENGİN: “İKİ KEZ DENENDİ, OLMADI”

Türkiye’de 1998 yılında “Nereden buldun?” düzenlemesinin gündeme geldiğini ancak daha sonra uygulamadan vazgeçildiğini hatırlatan Zengin, 2024 yılında da geniş kapsamlı vergi düzenlemesi içinde “Özel Harcama Bildirimi” adıyla benzer bir yaklaşımın tartışıldığını ancak bu düzenlemeden de geri adım atıldığını belirtti.

Kayıt dışılığın yüksek olduğu alanlarda yalnızca denetimle sonuç alınamayacağını, belge düzeninin toplumun tamamında yerleşmesi gerektiğini dile getiren Zengin, nakit işlemlerin daraltılması, kredi kartı ve bankacılık sisteminin daha yaygın kullanılmasıyla kayıt dışı ekonominin önemli ölçüde azaltılabileceğini söyledi. Zengin, Türkiye’de vergi inceleme oranının yüzde 2 ile yüzde 3 seviyelerinde olduğunu belirterek, her mükellefin tek tek denetlenmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle kayıt dışılığı azaltacak kalıcı mekanizmaların kurulması gerektiğini kaydetti.

ZENGİN: “VERGİ AFFI OLACAKSA ÖNCE SİSTEM DEĞİŞMELİ”

Vergi affı tartışmalarına da değinen Zengin, Gelir İdaresi Başkanlığı’nda halihazırda bir vergi affı çalışması bulunmadığını ifade ederek, olası bir affın tek başına çözüm olmayacağını söyledi. Zengin, vergi affının ancak kayıt dışılığı azaltacak, harcamaları da denetim kapsamına alacak köklü ve yapısal bir düzenlemeden sonra gündeme gelmesi gerektiğini belirtti.

Türkiye’de bugüne kadar çıkarılan vergi aflarının dürüst mükellef üzerinde olumsuz bir algı yarattığını ifade eden Zengin, vergisini zamanında ve eksiksiz ödeyenlerin korunmasının vergi sisteminin temel önceliği olması gerektiğini söyledi. Sistemde yapısal değişiklik yapılmadan çıkarılacak yeni bir affın aynı sorunları yeniden üreteceğini belirten Zengin, bunun vergiye gönüllü uyumu da zayıflatacağını dile getirdi.

Zengin, “Eğer bir vergi affı olacaksa önce sistemi değiştirelim. Gelirin yanında harcamaları da denetleyen, kayıt dışılığı büyük ölçüde önleyen, adalet duygusunu güçlendiren çağdaş bir vergi sistemi kuralım. Ondan sonra gerçekten ihtiyaç varsa son kez bir beyaz sayfa açılsın. Ama sistem değişmeden çıkarılacak yeni bir af aynı sorunları yeniden üretir” ifadelerini kullandı.