Yalnızca Türkiye’nin değil, dünya tarihçiliğinin de en önemli isimlerinden biri olarak kabul edilen Prof. Dr. Halil İnalcık, 10 yıl önce bugün aramızdan ayrılmıştı.
“Tarihçilerin Kutbu” unvanıyla anılan İnalcık, tarihin yalnızca savaşlardan ibaret olmadığını; ekonomi, hukuk, toplum, ticaret ve kültür alanlarında da incelenmesi gerektiğini gösterdi.
İngilizce başta olmak üzere çeşitli dillerde yayımlanan eserleri sayesinde dünyanın önde gelen üniversitelerinde okutuldu.
Dünyanın saygın tarihçileri arasında gösterilen Prof. Dr. Halil İnalcık, 25 Temmuz 2016’da hayatını kaybetmişti. “Tarihçilerin Kutbu”nu vefatının 10. yılında Manşetiz okurları için derlediğimiz haberle anıyoruz.

1947’de Türk Tarih Kurumu üyeliğine seçildi
Kırım göçmeni bir aileden gelen İnalcık, 7 Eylül 1915’te İstanbul’da doğdu.
İlk ve ortaöğrenimini Ankara ve Sivas'ta tamamlayan İnalcık, lise eğitimini Balıkesir Necati Bey Muallim Mektebi'nde aldı.
Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümünden 1935’te mezun olan İnalcık, öğrencilik yıllarında yaptığı çalışmalarla dikkat çekti ve aynı fakültede ilmi yardımcı olarak göreve başladı.
“Tanzimat ve Bulgar Meselesi” başlıklı doktora tezini 1942’de tamamlayan İnalcık, 1943’te hazırladığı “Viyana'dan Büyük Ricat’e Osmanlı İmparatorluğu ve Kırım Hanlığı” çalışmasıyla doçent unvanını aldı.
Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Arap Dili ve Edebiyatı Bölümünden Şevkiye Işıl ile 1945’te evlenen İnalcık'ın bu evlilikten Günhan adlı kızı oldu.
1947’de Türk Tarih Kurumu üyeliğine seçilen İnalcık, akademik çalışmalarını Osmanlı siyasi, sosyal ve ekonomik tarihi üzerine yoğunlaştırdı.

Tarihi farklı disiplinlerden yararlanarak inceledi
“Tarihçilerin Kutbu” unvanıyla anılan İnalcık, Osmanlı tarihini efsanelerden ve ideolojik yorumlardan uzaklaştırarak belgelere dayalı, eleştirel ve uluslararası akademik ölçütlerle incelenen bir bilim dalı hâline gelmesine öncülük etti.
Prof. Dr. Halil İnalcık, tarihi yalnızca siyasi olaylar üzerinden değil; ekonomi, sosyoloji, hukuk ve demografi gibi farklı disiplinlerden yararlanarak inceledi.
İnalcık, çalışmalarında yalnızca siyasi tarihi değil, Osmanlı’nın sosyal, ekonomik ve kurumsal yapısını da arşiv belgeleri ışığında ele aldı.
Devlet teşkilatı, hukuk sistemi, şehir tarihi, vergi düzeni, üretim ilişkileri, ticaret, bürokrasi, demografi ve kültürel hayat üzerine yaptığı araştırmalar, Osmanlı tarihçiliğinin temel başvuru kaynakları arasında yer aldı.
Türkiye'de ve dünyada Osmanlı tarihçiliğinin en önemli isimlerinden biri kabul edilen İnalcık'ın eserleri birçok dile çevrilirken, araştırmaları tarih disiplininde yeni kuşak akademisyenlere de yön verdi.

Dünyanın saygın tarihçileri arasında gösterildi
İyi derecede İngilizce, Fransızca ve Almanca, ayrıca Arapça, Farsça ve İtalyanca bilen İnalcık, uluslararası akademi dünyasında önemli saygınlık kazandı.
Türk Tarih Kurumunun yanı sıra çeşitli ülkelerdeki bilim akademilerine üye seçilen İnalcık, birçok üniversite tarafından fahri doktora unvanına layık görüldü.
Akademik yaşamı boyunca çok sayıda ödül alan İnalcık, 2002 yılında Kültür Bakanlığının “Kültür ve Sanat Büyük Ödülü” ile onurlandırıldı.
Osmanlı tarihine ilişkin yüzlerce makale ve onlarca esere imza atan, özellikle arşiv belgelerine dayalı çalışmalarıyla tarih yazımına yeni bir bakış açısı kazandıran İnalcık, 25 Temmuz 2016'da Ankara'da tedavi gördüğü hastanede 100 yaşında hayatını kaybetti.

“Tarihçilerin Kutbu” unvanının anlamı
“Kutup” kelimesi Türkçede mecazi olarak bir alanda en yetkin, en güvenilir ve en saygın kişi anlamında kullanılır. Halil İnalcık'a bu unvanın verilmesinin başlıca nedenleri şöyle:
- Osmanlı tarihçiliğinde belge temelli bilimsel yöntemi yaygınlaştırması,
- Dünya çapında kabul gören özgün araştırmalar yapması,
- Tarih yazımına yeni bakış açıları kazandırması,
- Çok sayıda akademisyen yetiştirmesi,
- Eserlerinin uluslararası ölçekte temel kaynak hâline gelmesi,
- Yaklaşık yetmiş yılı aşan akademik yaşamı boyunca tarih bilimine kalıcı katkılar sunması.




