Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Emin Evren Özcan, “Başarının Ritmi” söyleşisinde öğrencilerle bir araya geldi. Sınav kaygısının kalp ritmi üzerindeki etkilerini anlatan Özcan, stresle başa çıkmak için düzenli çalışma, sınav provası, spor, uyku ve nefes egzersizlerinin önemine dikkat çekti.
Sınavda kolay sorularla başlamak kaygıyı azaltabilir
İzmir’de üniversite ve liseye hazırlık alanında faaliyet gösteren MAKSİMUM VİP Akademi tarafından düzenlenen söyleşide öğrencilerin sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Emin Evren Özcan, sınav sırasında yaşanan heyecanın kontrol altına alınabileceğini belirtti.
Sınavlarda zor sorular yerine öğrencinin daha başarılı olduğu veya daha kolay gördüğü bölümlerden başlamasının ilk andaki kaygıyı azaltabileceğini ifade eden Özcan, bunun için düzenli hazırlık ve bol miktarda sınav provası yapılması gerektiğini söyledi.
Özcan, heyecan yaratan durumların tekrarlandıkça rutine dönüşebileceğini ve bunun kişinin kendisini daha rahat hissetmesine yardımcı olabileceğini belirtti.

Stresi azaltmak için 4-7-8 nefes tekniği
Prof. Dr. Özcan, sınav sırasında veya ilk kez gerçekleştirilen bir iş sırasında yoğun stres yaşayan öğrencilere 4-7-8 nefes tekniğini önerdi.
Tekniğin uygulanışını anlatan Özcan, “Gözünüzü kapatıyorsunuz. 4 saniye burnunuzdan derin bir nefes alıyorsunuz, 7 saniye içinizde tutuyorsunuz, sonra ağzınızdan yavaşça 8 saniye boyunca o nefesi veriyorsunuz” dedi.
Özcan, stres sırasında sempatik ve parasempatik sinir sistemleri arasındaki dengenin önemine dikkat çekerek nefes egzersizlerinin sakinleşmeye yardımcı olabileceğini ifade etti.

Sınav döneminde spor ve uyku ihmal edilmemeli
Yoğun sınav hazırlığı döneminde yalnızca ders çalışmanın yeterli olmadığını belirten Özcan, fiziksel aktivitenin de mental performans açısından önemli olduğunu söyledi.
Uzun süre hareketsiz kalmanın fiziksel performansı düşürebileceğini ve bunun zihinsel performansa da yansıyabileceğini belirten Özcan, düzenli egzersizin stresin dengelenmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti.
Etkili çalışma, yeterli uyku, dengeli beslenme ve sporun günlük yaşamın bir parçası haline getirilmesinin fiziksel ve zihinsel yorgunluğun azaltılmasına yardımcı olacağını kaydetti.
“Başarı için hedef, çalışma ve deneyim gerekiyor”
Başarının yalnızca yoğun çalışmayla değil, doğru hedef belirleme ve deneyim kazanmayla da bağlantılı olduğunu vurgulayan Özcan, kendi kariyerinden örnek verdi.
İlk TUS sınavında başarısız olduğunu anlatan Özcan, ikinci sınav için düzenli ve yoğun çalıştığını belirterek, tekrarın zamanla kişinin kendine güvenini ve yaptığı işe hakimiyetini artırdığını söyledi.
Özcan, “Doğru mesleği seçmek, eğitimini almak ve erbabı olmak ilk aşamadır. Pes etmeyip daha çok çalışmak gerekir” ifadelerini kullandı.
“Eğitim boşa gidebilir”
Söyleşide yapay zekânın meslekler üzerindeki etkisine de değinen Prof. Dr. Özcan, özellikle sağlık alanında mesleki bilgi kadar sorumluluk ve vicdanın da önem taşıdığını söyledi.
Özcan, hastalarıyla yeterince ilgilenmeyen, çalışma sırasında sosyal medyaya veya ekranlara odaklanan ve sorumluluklarını yerine getirmeyen kişilerin gelecekte yapay zekâ karşısında dezavantajlı hale gelebileceğini belirtti.
“Eğer okuyup da vicdanınızı ve sorumluluk duygunuzu kaybederseniz, o eğitim boşa gidebilir” diyen Özcan, öğrencilerin eğitim sürecinde yalnızca akademik başarıya değil, mesleki sorumluluk ve insan ilişkilerine de önem vermesi gerektiğini vurguladı.




