Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Okan Tüysüz, Türkiye’nin depreme karşı hazırlıkta 100 yılı aşkın süredir “dövünerek zaman kaybettiğine” dikkat çekerek, “Nilüfer’in güneyinde Çalı, Tahtalı, Kayapa, Zafer ve Gölyazı'ya kadar uzanan yerde önemli bir fay sistemi var. Mevcut riskin azaltılması için gerçek kentsel dönüşümün uygulanması, bina analizlerinin yapılması, hayat boyu sürecek afet bilinci eğitimlerinin verilmesi gerekiyor” dedi.
Nilüfer Belediyesinin düzenlediği “17 Ağustos Deprem Riskleri ve Dirençlilik” söyleşisinde konuşan Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Okan Tüysüz, Türkiye’nin 100 yılı aşkın süredir büyük ölçüde dövünerek zaman kaybettiğini belirterek, 6 Şubat depremlerindeki ağır can kayıplarının da bu durumu net bir biçimde ortaya koyduğunu söyledi.
Riskli yerleri tek tek saydı
Bursa’nın önemli bir kısmının zayıf zemine oturduğunu vurgulayan Tüysüz, Nilüfer’in zeminin zayıf olduğuna işaret ederek, özellikle de Nilüfer’in güneyinde Çalı, Tahtalı, Kayapa, Zafer ve Gölyazı'ya kadar uzanan yerde önemli bir fay sisteminin olduğunu dile getirdi.
1968 ve 1855 depremlerinin bu fay üzerinde geliştiğini hatırlatan Tüysüz, “Haritaya baktığımızda, bir imar planına işlenecek kadar hassas bir harita olmasa da binaların içerisinden, arasından fayların geçtiğini görüyoruz. Bu da son derece önemli bir problem” dedi.
“Fay hatlarında yapılaşmaya izin verilmemeli”
Deprem zararlarını azaltmanın kuralları olduğunu belirten Prof. Dr. Okan Tüysüz, mevcut riski artırmamak için diri fay hatları üzerine yapılaşmaya izin verilmemesi ve yönetmeliklere sıkı sıkıya uyulması gerektiğini vurguladı.
Tüysüz, mevcut riskin azaltılması için gerçek kentsel dönüşümün uygulanması, bina analizlerinin yapılması, hayat boyu sürecek afet bilinci eğitimlerinin verilmesi gerektiğini söyledi.




