Gündem

Prof. Dr. Osman Bektaş’tan kritik deprem uyarısı: 'Bu bölge depreme hazır olmalı'

Karadeniz Bölgesi’nin sismik hareketliliğine yönelik ezber bozan açıklamalarıyla tanınan Deprem Uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, Ordu, Trabzon ve Rize illerini kapsayan hayati bir uyarı daha yayımladı.

Kamuoyunda uzun yıllar boyunca hakim olan "Doğu Karadeniz deprem üretmez, güvenli bölgedir" algısı, sismik veriler ve uzman raporlarıyla geçerliliğini yitirmeye devam ediyor. Karadeniz Teknik Üniversitesi eski öğretim üyesi ve Deprem Uzmanı Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya platformları üzerinden Ordu, Trabzon ve Rize illerindeki yapı stokunu ve zemin yapısını doğrudan ilgilendiren bilimsel bir değerlendirme paylaştı. Son yıllarda bölgede gelişen mikro deprem kümelerine dikkat çeken Bektaş, sahil şeridinin sismik haritasını yakın, orta ve uzak kaynaklar olmak üzere farklı kategorilerde ele aldı. AFAD verileri ışığında bölgenin taşıdığı potansiyel riskleri sıralayan uzman isim, özellikle dolgu ve alüvyon zeminlerin deprem dalgalarını büyütme etkisine karşı acil önlem alınması gerektiğinin altını çizdi.

Yakın ve Uzak Faylar Sahil Şeridini Tehdit Ediyor

Prof. Dr. Osman Bektaş, Ordu, Trabzon ve Rize illerinin yakın ve uzak deprem kaynaklarından nasıl etkilendiğini sismolojik verilerle açıkladı. Bölgedeki tehlikenin tek bir odağa bağlı olmadığını belirten Bektaş, sıfır ile on kilometre mesafedeki yakın kaynakların Karadeniz Sahil Fay Sistemi'nin ürettiği küçük ve orta büyüklükteki depremlerden oluştuğunu ifade etti. Bunun yanı sıra elli ile üç yüz kilometre mesafede yer alan orta ve uzak kaynakların ise Kuzey Anadolu Fayı, Kuzeydoğu Anadolu Fayı ve Doğu Anadolu Fayı üzerinde meydana gelen depremleri kapsadığını belirtti. Bektaş, uzaktaki büyük fay sistemlerinden yayılan düşük frekanslı yani uzun periyotlu sismik dalgaların, Doğu Karadeniz sahillerindeki zayıf zemin yapısıyla birleştiğinde yüksek bir enerjiye dönüşebileceğini vurguladı.

Zemin Büyütmesi ve Sıvılaşma Hasarı Artırabilir

Doğu Karadeniz’in sahil ilçelerinde yer alan alüvyon zeminler ile insan eliyle oluşturulmuş yapay dolgu alanlarının sismik dalgaları filtrelemek yerine büyüttüğünü söyleyen Prof. Dr. Bektaş, bu durumun yamaçlarda heyelanları tetikleyebileceğini belirtti. Aynı zamanda dolgu alanlarında oturma ve yanal kaymaların gelişebileceğini dile getiren uzman isim, gevşek ve suya doygun zeminlerde sıvılaşma riskinin artacağını sözlerine ekledi. AFAD'ın resmi deprem tehlike haritası parametrelerine de değinen Bektaş, kurumun sahildeki sağlam zeminler için yer sarsıntı şiddetini sıfır virgül iki veya sıfır virgül üç g yer ivmesi olarak hesapladığını, bu değerin de yaklaşık altı virgül altı büyüklüğünde bir deprem senaryosuna karşılık geldiğini aktardı.

Mikro Deprem Kümesi Her Yıl Daha da Büyüyor

Karadeniz Fayı'nın canlı ve aktif olduğunu gösteren somut sismik haritaları paylaşan Prof. Dr. Osman Bektaş, Trabzon ve Rize açıklarında istikrarlı bir şekilde genişleyen mikro deprem aktivitesine yönelik kronolojik veriler sundu. İki bin yirmi dört yılında meydana gelen dört virgül sekiz büyüklüğündeki Rize-Çamlıhemşin depreminin ve ardından yaşanan Arhavi heyelanının bir başlangıç olduğunu hatırlatan uzman isim, sismik tırmanışın sürdüğünü ifade etti. İki bin yirmi beş yılında Trabzon açıklarında kaydedilen üç virgül iki ve üç virgül beş büyüklüğündeki depremlerin bu sismik odağı daha da genişlettiğini belirten Bektaş, içinde bulunulan iki bin yirmi altı yılında ise aynı mikro deprem kümesinin üç virgül sekiz büyüklüğündeki yeni sarsıntılarla büyüme eğilimini sürdürdüğünü kaydetti. Bektaş, sarsıntıların büyüklüğü küçük olsa dahi sahil heyelan sahaları, dolgu yerleşim alanları ve gevşek zeminler için verilen sismik mesajın hayati olduğunu söyleyerek sahil kesiminin bu gerçekle yüzleşmeye hazır olması gerektiğini vurguladı.