Türkiye’de okullarda yaşanan saldırıların ardından eğitim kurumlarında güvenlik önlemlerinin nasıl güçlendirileceği yeniden gündeme geldi. Özel güvenlik sektörü temsilcileri, okullardaki güvenlik ihtiyacına yönelik ilk aşamada 30 bin özel güvenlik görevlisinin istihdam edilmesini önerdi. Okul girişlerinde X-ray tarama cihazlarının kullanılması da tartışılan önlemler arasında yer aldı. Ancak bu rakam, mevcut haberlerde sektör temsilcilerinin önerisi olarak aktarılıyor; ülke genelinde 30 bin personelin işe alınmasına ilişkin kesinleşmiş bir karar olarak değerlendirilmemeli.

Okullarda güvenlik önlemleri yeniden gündemde

Öğrencilerin, öğretmenlerin ve okul çalışanlarının güvenliğini ilgilendiren tartışmalar, son dönemde yaşanan silahlı ve bıçaklı saldırıların ardından yeniden yoğunlaştı. Eğitim kurumlarının yalnızca ders yapılan alanlar değil, çocukların günün önemli bölümünü geçirdiği yaşam alanları olması, okul çevresi ve bina girişlerindeki güvenlik uygulamalarını da öne çıkarıyor.

Gündeme gelen öneriler, güvenlik personelinin artırılmasının yanı sıra okul girişlerinde kontrol mekanizmalarının güçlendirilmesini de kapsıyor. Özel güvenlik sektöründen gelen değerlendirmelerde, ilk aşamada belirli sayıdaki devlet okulunda güvenlik görevlisi bulundurulması ve gerekli görülen noktalarda teknolojik tarama sistemlerinden yararlanılması üzerinde duruluyor.

Okullarda Yeni Güvenlik Önerisi 5

Ömer Bolat’ın suç duyurusundan sonra ev hapsi: Saymaz ve Ağırel fon vurgunuyla ilgili ne demişti?
Ömer Bolat’ın suç duyurusundan sonra ev hapsi: Saymaz ve Ağırel fon vurgunuyla ilgili ne demişti?
İçeriği Görüntüle

30 bin okulda güvenlik görevlisi görevlendirilmesi öneriliyor

Türkiye’deki okul sayıları dikkate alındığında, önerinin kapsamı ve uygulanma biçimi de önem taşıyor. Millî Eğitim Bakanlığının 2025-2026 örgün eğitim istatistiklerine göre ülkede 59 bin 914 resmî okul ve 15 bin 94 özel okul olmak üzere toplam 75 bin 12 okul bulunuyor.

Özel güvenlik sektörü temsilcilerinin gündeme getirdiği modelde, ilk aşamada anaokulları ve ilkokullar dışındaki 30 bin devlet okulunda birer güvenlik görevlisi istihdam edilmesi öngörülüyor. Bu yaklaşım, bütün okullarda aynı anda yeni personel görevlendirilmesi yerine belirli bir kapsam üzerinden ilerlenmesini esas alıyor. Bununla birlikte, önerinin hangi okulları kapsayacağı, personelin hangi kriterlere göre dağıtılacağı ve finansmanın nasıl sağlanacağına ilişkin ayrıntılar henüz bu haber kapsamında kesinleşmiş değil.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Türkiye Özel Güvenlik Hizmetleri Meclisi Başkanı Serdar Gökhan Arıkan da okul saldırılarının ardından İçişleri Bakanlığı ve Millî Eğitim Bakanlığı yetkilileriyle görüştüklerini belirtti. Arıkan, sektörün ihtiyaç duyulması hâlinde göreve hazır olduğunu ifade ederek ilk aşamada 30 bin özel güvenlik personelinin istihdam edilmesini savundu.

Okul girişlerine X-ray cihazı yerleştirilmesi de gündemde

Güvenlik personeli önerisinin yanı sıra okul girişlerinde X-ray tarama cihazları kullanılması da tartışılan uygulamalar arasında bulunuyor. Bu cihazlarla bina girişlerinde çanta ve eşya kontrollerinin teknolojik sistemler aracılığıyla desteklenmesi amaçlanıyor.

Ancak böyle bir uygulamanın hayata geçirilmesi yalnızca cihaz satın alınmasıyla sınırlı kalmayacak. Okulların fiziksel koşullarına uygun giriş düzenlemeleri yapılması, cihazları kullanacak personelin belirlenmesi ve günlük giriş-çıkış yoğunluğunun dikkate alınması gerekecek. Bu nedenle cihaz maliyetleri kadar uygulamanın işletme ve bakım giderleri de bütçe planlamasında önem taşıyacak.

Okullarda Yeni Güvenlik Önerisi 4

X-ray cihazlarının maliyeti 9 milyar TL ile 120 milyar TL arasında değişebilir

GZT'de aktarılan fiyat hesaplamalarına göre X-ray tarama cihazlarının bedeli 300 bin TL ile 4 milyon TL arasında değişiyor. Buna göre 30 bin okulun her birine 300 bin TL değerinde bir cihaz yerleştirilmesi durumunda satın alma maliyeti yaklaşık 9 milyar TL'ye ulaşıyor. Cihaz başına 4 milyon TL'lik fiyat esas alındığında ise toplam tutar 120 milyar TL'ye çıkıyor.

Bu rakamlar, belirtilen birim fiyatlar üzerinden yapılan hesaplamaları gösteriyor. Gerçek maliyet; tercih edilecek cihazların teknik özelliklerine, ihale koşullarına, kurulum ihtiyaçlarına ve bakım giderlerine göre farklılaşabilir. Ayrıca güvenlik görevlilerinin ücretleri ile diğer işletme giderleri, cihaz alımına ilişkin bu hesaplamalara dâhil değil.

Dolayısıyla okul güvenliği için yapılacak olası bir yatırımda yalnızca başlangıç maliyetine değil, sistemin uzun vadede nasıl işletileceğine de bakılması gerekecek.
Bakanlığın açıklamalarında mevcut güvenlik tedbirleri öne çıktı

Okullardaki güvenlik tartışmaları sürerken Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 8 Ekim 2026'da yaptığı açıklamada eğitim kurumlarında silahlı ve silahsız güvenlik görevlileri, hareketli kamera sistemleri ve acil durum uyarı mekanizmaları gibi çeşitli önlemlerin bulunduğunu belirtti. Tekin ayrıca okul güvenliğinin güçlendirilmesinde aileler de dâhil olmak üzere farklı paydaşlarla birlikte çalışılması gerektiğine dikkat çekti.

Bu açıklama, okul güvenliğine ilişkin çalışmaların yalnızca yeni personel istihdamı veya teknolojik cihaz yatırımları üzerinden değerlendirilmediğini gösteriyor. Fiziksel güvenlik önlemlerinin yanında okul yönetimleri, öğretmenler, aileler ve ilgili kamu kurumları arasındaki koordinasyon da tartışmanın bir parçası.
Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan da ekim ayındaki açıklamasında okul girişlerinde kontrol yapılması ve güvenlik görevlisi bulundurulması gibi önlemlerin yanı sıra rehberlik hizmetlerinin ve aile-okul iş birliğinin güçlendirilmesini gündeme getirdi.

Okullarda Yeni Güvenlik Önerisi 3

Okullarda güvenlik için nasıl bir yol izlenecek?

Okullara 30 bin özel güvenlik görevlisi alınması ve X-ray cihazlarının yaygınlaştırılması önerileri, eğitim kurumlarında güvenliğin yeniden değerlendirilmesine yönelik tartışmaların önemli başlıklarını oluşturuyor. Ancak bu önerilerin ülke çapında hangi takvimle uygulanacağı, kaç okulun öncelikli kabul edileceği ve maliyetin hangi kaynaklardan karşılanacağı henüz netleşmiş değil.

Önümüzdeki süreçte alınacak kararların, okulların risk durumları ve ihtiyaçları dikkate alınarak şekillendirilmesi önem taşıyor. Öğrencilerin ve eğitim çalışanlarının güvenliğini sağlamaya yönelik çalışmaların sonuçları ise uygulanacak tedbirlerin kapsamı, sürdürülebilirliği ve kurumlar arasındaki koordinasyonla yakından ilişkili olacak.

Kaynak: HABER MERKEZİ