Silivri Cezaevi’nde 2011 yılında hayatını kaybeden eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun ölümü, aradan geçen yaklaşık 15 yılın ardından yeniden soruşturma konusu oldu. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in talimatıyla dosyanın yeniden incelenmeye alındığı, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen çalışmada olay günü görev yapan cezaevi yöneticileri, infaz koruma memurları, sağlık çalışanları ve ambulans görevlilerinin de aralarında bulunduğu en az 15 kişinin yeniden ifadeye çağrılmasının planlandığı bildirildi.
Yeniden gündeme gelen soruşturmanın merkezinde yalnızca Kozinoğlu’nun cezaevindeki son saatleri değil, sağlık müdahalesinin zamanlaması, cezaevi ile hastane arasındaki sevk süreci ve dosyaya daha önce giren ifadelerdeki farklılıklar bulunuyor. Soruşturma makamlarının, yıllar önce kayda geçen anlatımları ve olayın sağlık boyutunu yeniden değerlendirmesi bekleniyor.

15 yıl sonra dosya yeniden masada
Kozinoğlu’nun ölümü, daha meydana geldiği günlerde kamuoyunda çok sayıda soru işaretini beraberinde getirmişti. Odatv soruşturması kapsamında Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan Kozinoğlu, rahatsızlanmasının ardından sağlık kuruluşuna sevk edilmiş, daha sonra yeniden cezaevine gönderilmişti. Gece saatlerinde durumunun ağırlaşması üzerine tekrar müdahale yapılmış ve hastaneye sevk edilmişti. Dönemin ilk haberlerinde ölümün kalp krizi nedeniyle gerçekleştiği yönünde bilgiler yer almış, savcılık tarafından otopsi yapılmasına karar verilmişti.
Bugün gelinen noktada ise olayın yalnızca ölüm nedeni üzerinden değil, Kozinoğlu’nun rahatsızlandığı andan hastaneye ulaştırıldığı ana kadar geçen sürecin tamamı üzerinden inceleneceği belirtiliyor. Yeniden açılan soruşturmanın amacı, o gece yaşananların kronolojik olarak yeniden ortaya konulması ve dosyada daha önce dikkat çektiği bildirilen çelişkilerin açıklığa kavuşturulması olarak öne çıkıyor.
Sağlık ekibinin cezaevinde olmadığı iddiası incelenecek
Soruşturma dosyasına ilişkin yeni aktarılan bilgiler, olay gecesindeki sağlık müdahalesinin zamanlamasına dikkat çekiyor. Buna göre, Kozinoğlu rahatsızlandığında cezaevindeki acil sağlık ekibine ulaşılmaya çalışıldığı, ancak görevli bazı sağlık personelinin o sırada cezaevi dışında bulunduğu ileri sürülüyor.
Aktarılan soruşturma bilgilerine göre sağlık ekibinin Kozinoğlu’nun bulunduğu bölgeye ulaşmasının yaklaşık yarım saati bulduğu belirtiliyor. Bu süre içerisinde Kozinoğlu’nun bilincinin açık olduğu ve görevlilerle iletişim kurabildiği yönündeki anlatımlar da dosyanın yeniden değerlendirilmesi sırasında ele alınacak unsurlar arasında yer alıyor.
Buradaki kritik soru ise sağlık müdahalesinin neden daha erken gerçekleştirilemediği. Başsavcılığın yeni incelemesinde, cezaevindeki sağlık organizasyonunun o gece nasıl işlediği, hangi personelin görev başında olduğu ve çağrı ile müdahale arasında ne kadar süre geçtiğinin netleştirilmesi bekleniyor.
Ambulansın yolda beklemesi de araştırılıyor
Dosyada dikkat çeken ikinci başlığın ise Kozinoğlu’nun hastaneye sevki sırasında yaşananlar olduğu aktarılıyor.
İlk müdahalenin ardından Kozinoğlu’nun ambulansla hastaneye götürülmek üzere cezaevinden çıkarıldığı, ancak sevk sırasında başka bir acil sağlık ekibinin telsiz üzerinden ambulansla iletişime geçtiği belirtiliyor. Bu görüşmenin ardından ambulansın otoban kenarında yaklaşık 10 dakika beklediği, daha sonra diğer sağlık ekibinin araca geçtiği aktarılıyor. Kozinoğlu’nun bu aşamada entübe edildiği ve kalp masajına başlandığı yönündeki bilgiler de yeniden inceleme kapsamında bulunuyor.
Daha sonra ambulansın Silivri Devlet Hastanesi’ne ulaştığı ve burada müdahalenin sürdüğü, ancak Kozinoğlu’nun yaşamını yitirdiğinin açıklandığı belirtiliyor. Hastaneye ulaşma süresi ile olayın ilk başladığı an arasındaki zaman aralığı, yeniden soruşturmanın önemli başlıklarından biri olarak gösteriliyor.
İfadelerdeki farklılıklar yeniden incelenecek
Yıllar sonra dosyanın yeniden açılmasına neden olan başlıklardan biri de olay günü görev yapan kişiler arasındaki anlatım farklılıkları olarak öne çıkıyor. Bazı görevlilerin olay sırasında cezaevi doktorunun kurumda bulunduğunu ifade ettiği, bazı tanık anlatımlarında ise doktorun olay saatinde cezaevinde olmadığı yönünde bilgiler yer aldığı aktarılıyor.
Yeni soruşturmanın bu ifadeleri yan yana getirerek olayın gerçek zaman çizelgesini oluşturmayı hedeflediği belirtiliyor. Böylece Kozinoğlu’nun rahatsızlanması, ilk yardımın başlaması, ambulansın hareket etmesi, sevk sırasında yaşanan bekleme ve hastanede yapılan müdahalelerin dakika dakika yeniden değerlendirilmesi amaçlanıyor.
En az 15 kişi yeniden ifade verecek
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütüldüğü bildirilen soruşturma kapsamında, olayın yaşandığı dönemde görev yapan nöbetçi cezaevi müdürleri, infaz koruma memurları, sağlık personeli ve ambulans görevlilerinin ifadelerine yeniden başvurulması bekleniyor. Soruşturmada en az 15 kişinin ifade vermesi planlanıyor.
Bu aşamada soruşturmanın sonucuna ilişkin kesinleşmiş bir değerlendirme bulunmuyor. Dolayısıyla Kozinoğlu’nun ölümünün nasıl gerçekleştiğine ilişkin yeni bir hukuki sonuç çıkmış değil. Yeniden inceleme, geçmişte dosyaya giren bilgi ve ifadelerdeki soru işaretlerinin araştırılması ve gerek görülmesi halinde yeni delillere ulaşılması amacı taşıyor.

Kozinoğlu neden tutuklanmıştı?
Kaşif Kozinoğlu, 1976 yılında Kara Harp Okulu’ndan mezun oldu. Özel Harp Dairesi ve Özel Kuvvetler Komutanlığı bünyesinde görev yaptıktan sonra 1995 yılında emekli olarak MİT’e geçti. Kariyerinin önemli bölümünde özellikle Asya ve Afganistan bölgesinde görevler üstlendi. 2011 yılında Odatv soruşturması kapsamında Türkiye’ye çağrıldı ve mart ayında tutuklandı.
Kozinoğlu, Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunduğu sırada yaşamını yitirdi. Ölümü o dönemde de tartışmalara neden oldu. Meclis’e sunulan bir soru önergesinde, müdahalenin gecikmesi, sağlık ekipmanlarının durumu ve farklı kurumların yaptığı açıklamalar arasındaki uyumsuzluklara ilişkin sorular yöneltildi.
Ölüm tarihiyle ilgili arşivlerde farklı kayıtlar bulunuyor
Kozinoğlu’nun ölümü bazı güncel haberlerde 12 Kasım 2011 tarihiyle aktarılırken, dönemin haberlerinde ölümün 13 Kasım’a bağlanan gece saatlerinde gerçekleştiği bilgisi yer aldı. Arşiv haberlerinde olayın 13 Kasım 2011 tarihinde duyurulduğu görülüyor.
Bu nedenle yeniden açılan dosyanın, sadece ölüm nedenine değil, olayın başlangıcından hastaneye sevke kadar bütün sürece odaklanması önem taşıyor.
Adalet Bakanlığı faili meçhul dosyaları yeniden inceliyor
Kozinoğlu dosyasının yeniden ele alınması, Adalet Bakanlığı’nın 2026 yılında başlattığı daha geniş kapsamlı faili meçhul ve kamuoyunda hassasiyet oluşturan dosyaları yeniden değerlendirme çalışmalarıyla aynı döneme denk geldi.
Adalet Bakanlığı bünyesinde Ceza İşleri Genel Müdürlüğü çatısı altında Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı kurulmuş ve geçmiş yıllara ait dosyaların yeniden incelenmeye başlanacağı açıklanmıştı. Bakan Akın Gürlek, bu birimin amacının eksik veya aksak kalan noktaların tespit edilmesi olduğunu belirtmişti.
Bakanlığın ağustos ayında yaptığı açıklamaya göre, söz konusu çalışmalar kapsamında bugüne kadar 36 dosyada 41 kişinin hayatını kaybettiği ve 7 kişinin yaralandığı faili meçhul olayların aydınlatıldığı bildirildi.
Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüyle ilgili dosyanın yeniden açılması da bu kapsamda geçmişte yanıtı bulunamamış soru işaretlerinin tekrar masaya yatırıldığı yeni bir adım olarak değerlendiriliyor. Bundan sonraki süreçte alınacak ifadeler, mevcut adli kayıtların yeniden incelenmesi ve elde edilecek yeni bulgular, 15 yıl önce Silivri Cezaevi’nde yaşananların hukuki açıdan yeniden değerlendirilmesinde belirleyici olacak.




