Gösterisinde yaptığı şakaların ardından “Cumhurbaşkanı'na hakaret” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamalarından tutuklanan ve iki aydan beri cezaevinde bulunan Deniz Göktaş, dün hakkında önce tahliye ve ardından da “suçu ve suçluyu övme” suçlamasından yeniden tutuklama kararı verilmesini cezaevinden mektup yazarak eleştirdi. Göktaş, “90 dakikalık gösteriden iki ayda bir yeni suçlama çıkıyor. Reels yerine tam gösteri YouTube kanalımda, odaklanma problemi olan varsa da telefon detoksu öneririm. Bana iyi geldi” ifadelerini kullandı.
“Kuyu tipi” olarak bilinen Çorlu’daki Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu bulunan komedyen Deniz Göktaş’ın tutukluluğuna yapılan itirazı inceleyen İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi, Göktaş hakkında dün (28 Ağustos) tahliye kararı verdi.
Tahliye kararının ardından Göktaş, SEGBİS ile “suçu ve suçluyu övme” suçlamasıyla sulh ceza hâkimliğine çıkarıldı. Göktaş’ın avukatına haber verilmeyip barodan avukat çağrıldığı öğrenildi.
“Ölü Deniz” adlı gösterisinde “suçu ve suçluyu övme” kastının olmadığını belirten Göktaş, “Komedyenim, böyle bir şey yapmam, tamamen mizahi bir eleştiri” ifadelerini kullandı.
Hâkimlik, söz konusu ifadeler için “‘Daltonlar Çetesi’ isimli bilinen suç grubunun suç içerikli eylemlerini öven, meşru gösteren ve suça ulaşılmasını kolaylaştıran ifadeler” değerlendirmesi yaptı.
İstanbul 4. Sulh Ceza Hâkimliği, “kaçma, delilleri karartma şüphesi” gerekçeleriyle tutuklama kararı verdi.
“Tahliye oldum, kötü haber: Tutuklandım”
Deniz Göktaş, tutuklu bulunduğu Çorlu’daki Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan mektup yazdı.
Mektubuna, Karatepe Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’ndan selamlar. Bir iyi haber, bir kötü haberim var. İyi haber: Tahliye oldum. Kötü haber: Tutuklandım. Ben de sizin okuduğunuz hızda öğrendim bu iki haberi. Bu sefer, Daltonlar hakkındaki şakadan, ‘suçu ve suçluyu övmek’ suçundan tutuklandım” diye başlayan Göktaş, şöyle devam etti:
Cezaevinde sıradan bir 58. gündü. Bir elimde Cici Bebe, diğer elimde İhsan Oktay. Konstantiniye’nin dehlizlerinde dolaşıyordum. “SEGBİS’in var” dediler. Bayram değil, seyran değil; bu neyin SEGBİS’i düşüncesiyle koridora çıktık. Hücre-SEGBİS arasındaki bir dakikalık koridor yolculuğunda özgürmüşüm, bilmiyordum. Bilsem hafiften dans ederdim.
Avukatlarıma haber verilmediğini, normalde salona gelmem gerektiğini ama acele bir durum olduğunu bildirdiler. Suçlamaya konu metni okudular. “Çocukları dövmemeliyiz.” demişim de “Neden çocukları dövmek gerektiğini düşünüyorsun?” diye sorulmuş gibi hissettim. Hayattan, Türkçemizden ve altı üstü komediden söz ettim. Tekrar tutuklanmama karar verdiler. Adli yılın açılışını burada kutlayacağım, başarılı bir sezon olsun.
“Odaklanma problemi olan varsa da telefon detoksu öneririm”
90 dakikalık gösteriden iki ayda bir yeni suçlama çıkıyor. Reels yerine tam gösteri YouTube kanalımda, odaklanma problemi olan varsa da telefon detoksu öneririm. Bana iyi geldi.
Ben iyiyim; moralim, sağlığım yerinde. Bu ay çocukken ki ağustoslar gibi hızlı geçti. Allah’tan okul yok Eylül’de.
“Hücrelerde ıslık çalıp bağırdılar”
Bu mektubu yazarken cezaevinde 10 saniyeliğine elektrik gitti. Karanlıkta bütün mahkumlar hücrelerde ıslık çalıp bağırdılar. İlkokulda pikniğe giderken gezi otobüsü tünele girmiş gibi hissettim.
Karatepe 2026, efsane tayfa. Unutulmayacaksın.





