SERCAN ENGEREK/MANŞETİZ- İzmir’de Sağlık Bakanlığı tarafından depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle yıkım kararı aldığı Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi (eski adıyla Bozyaka SSK) kapatıldıktan sonra hastane çevresindeki esnaf darboğaza düştü. Bölgede 12 yıldan beri gözlükçülük yapan Yasemin Yüksel, işlerinde yüzde 90 oranında kayıp olduğunu vurgulayarak, “Dokuz ay önce ekonomik krize rağmen günde en az 15 müşteri gelirken şimdi dükkânı siftahsız kapatıyoruz. İki personelimi içim acıya acıya işten çıkarmak zorunda kaldım” dedi. Bakanlığın inşa edileceğini duyurduğu yeni hastane binasının projesinde esnafın bulunduğu caddeye bakan hastane kapısının kaldırılması ise esnaf açısından suyu taşıran damla oldu. Yüksel, “Esnaf olarak hastane inşa edilene kadar bu kadar zaman fedakârlık edip bekleyeceksek Bakanlığın da en azından projede değişiklik yapması lazım. Yoksa burada bir tane bile esnaf kalmayacak” diye Sağlık Bakanlığına çağrıda bulundu.
İzmir’de 1995 yılında açılan ve şehrin en köklü hastanelerinden olan Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi’yle ilgili tartışmalar dinmiyor. Depreme dayanıksız olduğu gerekçesiyle çürük raporu verilen ve 22 Aralık 2025 itibarıyla tahliye edilmeye başlanan hastane binasının yıkım işlemleri sürüyor. Hastanenin diğer blokları yıkılırken, ana blokun yıkım işlemi henüz tamamlanmadı.
Yerine 400 yataklı yeni bir hastane inşa edileceği öne sürülürken, yeni hastanenin ne zaman tamamlanıp açılacağı ise henüz belli değil.
Hastanenin kapatılmasıyla birlikte çevredeki esnafın can damarlarından biri kesildi. Bölgede en az 10 eczane, dört medikal, dört gözlükçü, üç işitme merkezi ile lokantalar ve kafeler bulunuyor.
Bozyaka SSK’nin Saim Çıkrıkçı Caddesi’ne bakan cephesinde bulunan esnaf dükkânlarından biri de Yasemin Yüksel’e ait.
Hastanenin orada 12 yıldan beri gözlükçülük yapan Yüksel, hastanenin kapatılmasıyla birlikte ortaya çıkan krizi Manşetiz’e anlatı.

“Dükkânı siftahsız kapatıyoruz”
Gözlükçü Yasemin Yüksel, hastanenin kapanması ve ardından yıkım sürecine girmesiyle işlerinde yüzde 90 oranında kayıp olduğundan dert yandı.
Hastane kapanmadan önce günde en az 15 müşteri gelirken şimdiler siftah bile yapamadığını dile getiren Yüksel, “12 yıldır burada dükkân işletiyorum. Gelen giden çok fazla oluyordu. Hem hastaneden çıkan vatandaş geliyordu hem de hastane kapanmadan evvel cadde hareketliydi, birçok insan geliyordu. Dokuz ay önce ekonomik krize rağmen günde en az 15 müşteri gelirken, şimdi siftahsız kapatıyoruz dükkânı. Mesela benim çok emekli müşterim vardı. Bu dükkân yüzde 50 oranında emekliye hitap ediyordu. Emekli müşterilerim gelmiyor artık. Hem hastane kapandı hem de emeklinin ciddi ekonomik sıkıntısı var” dedi.
“Sadece kira değil, işimizle ilgili masraflarımız da var”
Yasemin Yüksel, dükkândaki temel gider kaleminin sadece kira olmadığını, aynı zamanda iş üretim sürecinde ortaya çıkan maliyeti karşılamakta güçlük çektiğini söyledi.
“Çok ciddi sorunlarımız var. Bir kere kira ödüyoruz her ay. Bunun yanında sadece kirayla olmuyor ki…” diyerek yaşadığı ekonomik buhranı anlatan Yüksel, sözlerine şöyle devam etti:
“Elektrik kullanıyorsunuz, su kullanıyorsunuz; yaz, kış, klima kullanıyorsunuz. Vergi, faturalar… Masraflar dediğimiz zaman bizim işimizle ilgili masraflarımız da var. Bir gözlüğün yapılması, montajı, camının ve çerçevesinin bedeliyle bitmiyor. Makine çalışıyor, elektrik, su kullanılıyor. Gözlüklerin her bir camına vantuz yapıştırıyoruz. Onların pedleri var. Bunların hepsi görünmeyen masraflar. Bunlar da devreye giriyor ve her şey şu anda ateş pahası olmuş durumda. Zaten işler de zayıf. Dolayısıyla bunu müşteriye de aksettiremiyorsun.”
Personeli işten çıkarmak zorunda kaldı
Yasemin Yüksel, hastane kapanmadan ve ekonomik kriz ağırlaşmadan önce iki personel çalıştırıyordu.
İşler durması noktasına gelinde iki personeli de işten çıkarmak zorunda kaldığını ifade eden Yüksel, “Ekonomik krizin etkisi ve hastanenin kapanmasıyla işlerimiz durma noktasına gelince personeli işten çıkarmak zorunda kaldım. Şu an kendimi yetemiyorum, nasıl personel çalıştırayım ki…” dedi.

Sağlık Bakanlığına ‘kapı’ çağrısı: Projeyi gözden geçirin
Hastanenin yeni binasının planına göre Saim Çıkrıkçı Caddesi üzerindeki kapı iptal edildi. Hastane binasına Ali Rıza Avni Bulvarı üzerinden verilen ana kapı ile hem acil servise hem polikliniklere hem de idari binaya ulaşılacak. İptal edilen kapının olduğu yere ise yeni planda ambulans otoparkı konumlandırıldı.
Eczanelerin, gözlükçülerin, medikallerin bulunduğu Saim Çıkrıkçı Caddesi üzerindeki hastane kapsının iptal edilmesi esnaftan tepki çekti.
Sağlık Bakanlığına çağrıda bulunan Yasemin Yüksel, projenin gözden geçirilmesini talep etti.
Hastanenin yeniden açılmasını bekliyoruz ama burada eczanelerin, gözlükçülerin; tüm esnafın olduğu yöndeki kapıyı kaldırmışlar. Buradaki esnaf olarak biz bu kadar zaman fedakârlık edip bekliyorsak onların da en azından şu kapı anlamında projede değişiklik yapmaları lazım.
Eğer insanları, yani esnafı, oraya gidip gelen hastayı düşünüyorlarsa bu anlamda bize yardımcı olmalarını isteriz. Çünkü biz sabırla bekliyoruz, hastane bitsin de para kazanalım diye. Projeyi tekrardan gözden geçirmelerini isterim. Eğer buradaki kapı iptal edilirse çok ciddi anlamda bir olumsuzluk yaşatır.
“Baştan bir düzen oluşturmak çok büyük bir külfet”
Tası tarağı toplayıp gitmekten başka çaremiz kalmaz. O da neye benzeyecek? Bunca yıllık emek, yatırım... Yeniden başka bir yerde düzen kurmak çok daha zor. Hatta mümkün değil. Buradan başka bir yere taşınmak bu saatten sonra olasılıkların arasında hiç yok diyebilirim.
Çünkü artık Türkiye'de sıfırdan tekrar iş kurmak, baştan bir düzen oluşturmak çok büyük bir külfet. O kadar verecek yıl da kalmadı, onu finanse edecek durum da kalmadı.
Bu hastaneyi yıkıp yeni bir hastane yapılacağını açıklayan Sağlık Bakanlığı, İl Sağlık Müdürlüğü… Burada ilk muhatap da Sağlık Bakanı ile İl Sağlık Müdürü. Hastanenin yeniden yapılmasından onlar sorumlu.



