İzmir Sanayici ve İş İnsanları Derneği (İZSİAD), sanayinin yeşil dönüşüm sürecine uyum sağlaması amacıyla düzenlediği webinarlarla iş dünyasını yeni ticaret koşullarına ve değişen regülasyonlara hazırlamayı sürdürüyor.
İZSİAD Çevre ve Enerji Komisyonu tarafından düzenlenen “Yeşil Dönüşüm: Sanayide Rekabetin Yeni Anahtarı” ve “Karbon Ticareti, Karbon Kredileri ve Regülasyonlar” başlıklı webinarlarında; Avrupa’daki yeni düzenlemeler, karbon piyasaları, emisyon ölçümü ve şirketlerin yeşil dönüşüm yol haritaları ele alındı.
İZSİAD Çevre ve Enerji Komisyonu’ndan Sorumlu Başkan Yardımcısı Salih Özçiftçi ve Komisyon Koordinatörü Nazım Özer’in katkılarıyla gerçekleştirilen ilk webinarın konuğu Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi ve PRONGEN TECH A.Ş. Kurucu Ortağı Prof. Dr. Nuri Azbar oldu. İkinci webinarda ise Fiba Holding ve Committed.app Genel Müdürü Levent Köseoğlu İZSİAD üyeleriyle bir araya geldi. Webinarların moderatörlüğünü İZSİAD Çevre ve Enerji Komisyonu Başkanı Nadide Akyıldız yaptı.
Yüksel: Sürdürülebilirlik bugünün gündemi
İZSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Alaattin Yüksel, yeşil dönüşüm ve karbon yönetiminin artık yalnızca çevresel konular olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, bu alanların şirketlerin rekabet gücü ve ihracat kapasitesi açısından stratejik önem taşıdığını söyledi.
Yüksel, iş dünyasının yeni regülasyonlara hazırlıklı olması gerektiğini vurgulayarak, “Üretim süreçlerimizde sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve karbon yönetimi artık geleceğin değil bugünün gündemidir. Üyelerimizin bu dönüşümü doğru anlaması ve kendi firmaları için yol haritalarını oluşturması büyük önem taşıyor. Bu nedenle bu tür bilgi paylaşımı toplantılarını çok değerli buluyoruz” dedi.
Azbar: Avrupa yeni oyunun kurallarını yazıyor
Prof. Dr. Nuri Azbar, yeşil dönüşümün yalnızca bir çevre projesi olmadığını, şirketlerin rekabet stratejilerinin temel unsurlarından biri haline geldiğini ifade etti.
Avrupa’da hayata geçirilen yeni düzenlemelerin küresel ticaretin kurallarını değiştirdiğine dikkat çeken Azbar, Türk sanayisinin dönüşüme yalnızca mevzuata uyum açısından değil, rekabet gücünü koruma ve geliştirme açısından yaklaşması gerektiğini söyledi.
Sanayicilerin dönüşüme nereden başlaması gerektiğini de anlatan Azbar, ilk adımın stratejik ürünlerin ve bu ürünlerin yaşam döngülerinin doğru analiz edilmesi olduğunu belirtti.
İşletmelerin karbon emisyonu, enerji ve su tüketimi, hammadde kullanımı, atık oluşumu ve lojistik verilerini sistematik şekilde kayıt altına alması gerektiğini kaydeden Azbar, veri kalitesinin gelecekte hazırlanacak çevresel beyanların güvenilirliği açısından kritik olduğunu vurguladı.

Sanayicilere 5 adımlı yeşil dönüşüm yol haritası
Azbar, sanayicilerin yeşil dönüşüm sürecinde izlemesi gereken yolu beş başlıkta sıraladı:
1. Ürünlerin yaşam döngüsünü doğru analiz etmek
2. Güçlü bir veri toplama altyapısı oluşturmak
3. LCA ve karbon ayak izi hesaplamalarına başlamak
4. Sürdürülebilirliği fabrika yerine ürün bazında ele almak
5. Dijitalleşme ile sürdürülebilirliği birlikte planlamak
LCA çalışmalarının EPD, ürün karbon ayak izi (PCF) ve Dijital Ürün Pasaportu (DPP) gibi uygulamaların temelini oluşturduğunu belirten Azbar, ERP ve üretim takip sistemlerinin gelecekte DPP veri altyapısıyla entegre çalışacağını söyledi.
Bu entegrasyonun bugünden planlanmasının şirketlere ilerleyen dönemde maliyet ve zaman avantajı sağlayacağını ifade etti.
Köseoğlu: İlk adım karbon ayak izini ölçmek olmalı
Fiba Holding ve Committed.app Genel Müdürü Levent Köseoğlu ise karbon ticaretinin şirketler açısından yalnızca çevresel bir sorumluluk olmaktan çıktığını, finansal ve ticari bir konu haline geldiğini belirtti.
Karbon kredilerinin sera gazı emisyonlarının azaltılması, giderilmesi veya oluşmasının engellenmesi karşılığında oluşturulan ve bir ton karbondioksit eşdeğeri üzerinden ifade edilen mekanizmalar olduğunu anlatan Köseoğlu, şirketlerin öncelikle kendi emisyonlarını doğru biçimde ölçmesi gerektiğini söyledi.
Karbon kredilerinin emisyon azaltımının alternatifi olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Köseoğlu, şirketlerin önce mevcut karbon ayak izini ortaya koyması, ardından enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve tedarik zinciri iyileştirmeleriyle emisyonlarını azaltması gerektiğini ifade etti.

“Ölçemediğiniz bir alanı yönetemezsiniz”
Karbon yönetiminde Scope 1, Scope 2 ve Scope 3 emisyonlarının anlaşılmasının önemine dikkat çeken Köseoğlu, Scope 1’in doğrudan üretim kaynaklı, Scope 2’nin kullanılan enerjiden kaynaklanan, Scope 3’ün ise tedarik zinciri, lojistik ve satın alma süreçlerinden kaynaklanan dolaylı emisyonları kapsadığını anlattı.
Avrupa Birliği başta olmak üzere küresel pazarlarda karbon kriterlerinin ticari kararları giderek daha fazla etkilediğini belirten Köseoğlu, Avrupa pazarına ürün gönderen şirketlerin karbon hesaplamalarını doğru yapmasının rekabet açısından kritik olduğunu söyledi.
Köseoğlu, “Artık şirketler için ilk soru ‘Karbon emisyonum ne kadar?’ olmalı. Çünkü ölçemediğiniz bir alanı yönetemezsiniz. Firmalarımız önce mevcut durumlarını görmeli, hangi alanlarda iyileştirme yapabileceklerini belirlemeli ve buna göre yatırım planlarını oluşturmalı” diye konuştu.
Türkiye Emisyon Ticaret Sistemi de gündemde
Webinarlarda Türkiye’de karbon piyasalarının gelişimi ve Emisyon Ticaret Sistemi de değerlendirildi.
Yeni düzenleyici çerçeveyle birlikte sera gazı emisyonlarının izlenmesi, raporlanması ve doğrulanmasının şirketler açısından daha kritik hale geldiği belirtilirken, Avrupa Birliği Emisyon Ticaret Sistemi ve sınırda karbon düzenlemelerinin özellikle ihracatçı sanayiciler üzerindeki etkileri ele alındı.
Köseoğlu, karbon maliyetlerinin doğrudan veya dolaylı şekilde üreticilerin karşısına çıkacağını belirterek, Avrupa pazarına ürün gönderen şirketlerin karbon hesaplamalarını doğru yapmasının rekabet açısından kritik olduğunu vurguladı.
Karbon ticaretinin yanlış anlaşılmaması gerektiğini ifade eden Köseoğlu, “Siz üretiminizi karbon nötr yapmak için çaba göstermeden karbon ticareti ile sorunu aşmaya çalışırsanız büyük sorunlarla karşılaşırsınız. Önceliğiniz, karbon nötr olmak için adımlar atmak, bu yolda eksik kalan kısmı karbon ticareti ile tamamlamak olmalı” dedi.

İZSİAD üyelerine şirket bazlı karbon yol haritası
Köseoğlu, İZSİAD üyelerine şirket özelinde değerlendirme yapma çağrısında da bulundu. Firmaların mevcut karbon durumlarının belirlenmesi amacıyla bireysel görüşmeler yapılabileceğini belirten Köseoğlu, doğru yatırım ve dönüşüm adımlarının belirlenmesinin önemine dikkat çekti.
Köseoğlu, “İZSİAD üyeleriyle yaklaşık iki saatlik bireysel görüşmeler yaparak firmaların karbon salımı noktasındaki mevcut konumunu birlikte değerlendireceğiz” dedi.
Şirketlerin öncelikle mevcut durumlarını ortaya koyması, ardından ihtiyaç duyulan yatırımları ve dönüşüm adımlarını belirleyerek kendilerine uygun bir karbon yol haritası oluşturması gerektiğini ifade etti.




