Eski Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in uyguladığı ekonomi politikalarına “Milletin sabrını ekonomik programın sınırsız kaynağı zannetmeyin” diye tepki gösterdi. Siyasetin halk için yapılması gerektiğini belirten Sayan, “Vatandaş kredi kartıyla ve borçla hayatını çevirmeye çalışırken, esnaf siftahsız kepenk kapatırken bu programın sosyal maliyetini kim hesaplıyor?” diye sordu.
Eski Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in ekonomi politikalarına isyan etti.
Mevcut ekonomik programın sosyal maliyetini ve vatandaşa yansıyan yükünü gündeme getiren Sayan, enflasyonla mücadele sürecinde vatandaşın alım gücünün eridiğine dikkat çekti.
Sayan, yüksek faiz oranlarının esnaf, çiftçi, sanayici ve yatırımcının finansmana erişimini zorlaştırdığını belirten Sayan, “Ekonomi yalnızca faiz, vergi, bütçe açığı ve istatistik değildir. Ekonomi insandır! Ekonomi mutfaktır, pazardır, kiradır, ekmektir, üretimdir, istihdamdır. Bir ekonomik programın başarısı vatandaşın sofrasına yansımıyorsa, o programın rakamlar üzerinde başarılı görünmesinin millet açısından ne anlamı vardır?” diye Şimşek’e tepki gösterdi.
Açıklamasında emekli maaşlarının kira ve mutfak masraflarına yetmediğini, asgari ücretin ise ay sonunu getirmediğini vurgulayan Sayan, vatandaşın kredi kartı ve borçla yaşamını sürdürmeye çalıştığını ifade etti.
“Kimse, ‘Bizi uyarmadılar’ demesin”
Sayan, esnafın siftahsız kepenk kapattığı bir ortamda rakamlar üzerinden başarı tanımlaması yapılamayacağını dile getiren Sayan, şunları söyledi:
“Milletin sabrını ekonomik programın sınırsız kaynağı zannetmeyin. Sayın Mehmet Şimşek’in politikalarının oluşturduğu bu ağır ekonomik ve sosyal tablo böyle devam ederse, bu sefalet yarın çok daha büyük felaketlere yol açacaktır. Sonra kimse, ‘Bizi uyarmadılar’ demesin. Bugünden açıkça söylüyorum: Bu yol, yol değil! Benden söylemesi.”
“Bu programın sosyal maliyetini kim hesaplıyor?”
Eski Ağrı Belediye Başkanı Savcı Sayan, “bu faturayı neden hep millet ödüyor?” diyerek şu beş soruyu gündeme getirdi:
1. Enflasyonla mücadele edeceğiz diye vatandaşın alım gücünü eritmek çözüm müdür?
2. Yüksek faiz altında esnafın, çiftçinin, sanayicinin ve yatırımcının finansmana ulaşmasını zorlaştırarak üretim ve istihdam nasıl artırılacak?
3. Vergi ve harç yükünü sürekli artırıp bütçenin faturasını dar gelirlinin, esnafın ve vatandaşın sırtına yüklemek adalet midir?
4. Emeklinin maaşı kiraya ve mutfağa yetmezken, asgari ücretlinin parası ay sonunu görmezken hangi ekonomik başarıdan söz edeceğiz?
5. Vatandaş kredi kartıyla ve borçla hayatını çevirmeye çalışırken, esnaf siftahsız kepenk kapatırken bu programın sosyal maliyetini kim hesaplıyor?




