Diyanet İşleri Başkanlığı, bu haftaki Cuma hutbesini yayımladı. 31 Temmuz 2026 tarihli hutbenin konusu "Helal Haram Duyarlılığı" olarak belirlendi ve metin, Türkiye genelindeki yaklaşık 90 bin camide bugün öğle namazı öncesinde cemaate okunacak.
Hutbe Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlandı
Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü, her hafta olduğu gibi bu haftanın hutbe metnini de önceki gün resmi internet sitesi üzerinden vatandaşların erişimine sundu. Perşembe günü yayımlanan metin, Cuma namazının hutbe bölümünde imamlar tarafından cemaate aktarılacak. Hutbenin hazırlanma amacı, dini gündemi güncel ahlaki meselelerle buluşturarak toplumu bilinçlendirmek olarak açıklanıyor.

Helal haram sınırının yalnızca yeme içmeyle sınırlı olmadığı vurgulandı
Yayımlanan hutbede dikkat çeken en önemli mesajlardan biri, helal ve haram duyarlılığının sofradaki yiyecek ve içeceklerle sınırlı tutulamayacağı oldu. Metinde bu hassasiyetin ticaretten aile hayatına, dijital ortamlardaki paylaşımlardan kamu malının korunmasına kadar hayatın hemen her alanını kapsadığı ifade edildi. Helal ve haram kavramlarının, kişiyi doğru yola yönlendiren ilahi birer ölçü niteliği taşıdığı belirtilerek, bu sınırların Hz. Peygamber tarafından da açık biçimde ortaya konulduğu hatırlatıldı.
Ticarette dürüstlük ve emek vurgusu öne çıktı
Hutbede işlenen bir diğer başlık, ekonomik hayattaki ahlaki sorumluluklar oldu. Alın teriyle kazanmanın ve emek vermenin dinen helal kılındığı belirtilirken, faizin, ölçü ve tartıda hile yapmanın, satılan malın kusurunu gizlemenin ve genel anlamda insanları aldatmanın haram sayıldığı vurgulandı. Metinde ayrıca rüşvet, tefecilik, hırsızlık gibi davranışların da bu haram çerçevesi içinde değerlendirildiği kaydedildi.
İsrafa dikkat çekildi
Hutbenin dikkat çeken bölümlerinden biri de israf konusuna ayrıldı. Dünyanın pek çok bölgesinde milyonlarca insanın temel gıda ve suya erişimde zorluk yaşadığı bir dönemde, ülke genelinde büyük miktarda ekmeğin çöpe atılması ve suyun bilinçsizce tüketilmesinin, helal-haram sınırının aşıldığına işaret eden bir tablo olarak yorumlandı. Bu durumun dinen israf yasağıyla doğrudan çeliştiği ifade edildi.
Kul hakkına riayet çağrısı yapıldı
Hutbede üzerinde durulan bir diğer husus, kul hakkı oldu. İnsanların canına, malına, onuruna zarar vermenin ve kamuya ait mal varlığına haksız biçimde el uzatmanın, dinen büyük bir sorumluluk gerektirdiği belirtildi. Ayrıca içki, uyuşturucu ve kumar gibi alışkanlıklardan uzak durulması gerektiği de metinde yer alan uyarılar arasındaydı.

Hutbe, helal rızık çağrısıyla sona erdi
Diyanet'in bu haftaki hutbesi, müminlerin yeryüzündeki helal ve temiz nimetlerden faydalanmaları ve kötü yönlendirmelerden uzak durmaları gerektiğine dair bir ayet hatırlatmasıyla tamamlandı. Metinde, helal-haram bilincinin korunmasının hem bu dünyadaki hem de ahiretteki huzur için taşıdığı önem bir kez daha vurgulandı.
Hutbe metninin tam hali, Diyanet İşleri Başkanlığının resmi internet sitesinde Türkçe'nin yanı sıra Arapça, İngilizce ve Almanca dillerinde de yayımlandı.
İşte 31 Temmuz 2026 Cuma hutbesinin tam metni
Kıymetli Müslümanlar!
Şunu da bilmeliyiz ki, helal haram duyarlılığı, sofraya konulan lokmanın temiz olmasıyla sınırlı değildir. Mesela, “Mümin erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar… Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini korusunlar…” ayetleri, iffet ve hayâ gibi insanın onurunu yücelten çok önemli bir hususa işaret etmektedir. Dolayısıyla erkek kadın her Müslüman, iffetini korumalı, giyim kuşamına dikkat etmeli, insanın saygınlığını zedeleyen davranışlardan uzak durmalıdır. Müslümana düşen; hayâ, iffet ve ahlakın bir araya geldiğinde anlamlı olduğunu idrak etmektir. Hem sosyal hayatta hem de dijital mecralarda mahremiyet sınırlarına dikkat etmek; dilini yalandan, gözünü haramdan uzak tutmaktır.
Değerli Müminler!
Paylaşma duygusunu ortadan kaldıran, nimeti adilce paylaşmanın önünde en büyük engel olan israf da böyledir. Dünyanın farklı bölgelerinde milyonlarca insan bir lokma ekmeğe, bir damla suya muhtaçken ve israf bize yasaklanmış durumdayken, ülkemizde tonlarca ekmeğin çöpe atılması, sularımızın sorumsuzca sarf edilmesi helal haram sınırının aşıldığına bir işarettir.
Kıymetli Kardeşlerim!Rahmet Elçisi (s.a.s)’in, “…Kişinin malını helâlden mi yoksa haramdan mı elde ettiğine bakmayacağı!” sözüyle bizleri ikaz ettiği bir çağa şahitlik etmekteyiz. Helalin hor ve hakir görüldüğü, haramın özendirildiği, gayr-ı meşru söz ve davranışların makul sayıldığı bir zamanın zorluklarıyla karşı karşıyayız. Şunu unutmayalım ki, insanların canına, malına, iffet ve şerefine kastetmek, kamu malına el uzatmak; rüşvet, tefecilik, hırsızlık, içki, uyuşturucu ve kumar gibi kötülüklerden uzak durmak, ancak Yüce Rabbimizin, helal haram ölçüleriyle çizdiği, dosdoğru yolunda olmaktan geçmektedir.
Hutbemizi, Cenâb-ı Hakk’ın şu çağrısıyla bitiriyoruz: “Ey insanlar! Yeryüzündeki helâl ve temiz olan şeylerden yiyin; şeytanın peşinden gitmeyin, çünkü o apaçık düşmanınızdır.”




