Küresel diplomasinin kalbi New York'ta atarken, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 81. oturumunda 16. kez BM kürsüsünden dünya liderlerine hitap eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, tarihi açıklamalara imza attı. Konuşmasının başında Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'a vize verilmemesine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Üye ülkelerin kahir ekseriyetinin resmen tanıdığı Filistin Devleti'nin değerli Başkanı Sayın Mahmud Abbas, üst üste iki yıldır bu salonda yer alamıyor. Sayın Abbas bizzat burada bulunamasa da bizler, tıpkı geçen yıl olduğu gibi, özgür ve egemen Filistin Devleti'nin sesi olacak dünyaya duyurmaya devam edeceğiz" dedi.
"Gazze, çağımızın en insanlık dışı temerküz kampıdır"
İsrail'in Gazze'deki saldırılarına sert sözlerle yüklenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, son üç yılda çoğunluğu çocuk ve kadın 74 bin kişinin devlet terörünün kurbanı olduğunu belirtti. Gazze'deki hastanelerin yüzde 70'inden fazlasının jeneratör hizmeti veremez duruma geldiğini söyleyen Recep Tayyip Erdoğan, evlatlarının üzerine titreyen bir baba ve dede olarak vicdanı parçalanarak konuştuğunu ifade etti:
"Gazze bugün sadece dünyanın en büyük çocuk kabristanı değildir. Aynı zamanda dünyada en yüksek çocuk ampute oranına sahip bölgedir. Gazze, çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampıdır."
"Güvenlik Konseyi reforme edilmelidir"
Uluslararası sistemin adaletsizliklerine dikkat çeken Recep Tayyip Erdoğan, "Güvenlik Konseyi dünya 5'ten büyüktür ilkesine göre mutlaka reforme edilmelidir" çağrısını yinelendi. Uluslararası hukukun güçlüye farklı, zayıfa farklı uygulandığı anlayışın değiştirilmesi gerektiğini vurgulayan lider, cezasızlığın sıradanlaştığı bir sistemin çürümeye mahkûm olduğunu dile getirdi.
Bölgesel ve küresel meselelerde barış vurgusu
Konuşmasında Suriye'de 8 Aralık Devrimi'yle yeni bir yola girildiğini, kardeş Suriye halkının yanında olmaya devam edeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak, Rusya-Ukrayna savaşı, Güney Kafkasya ve Afrika'daki gelişmelerle ilgili Türkiye'nin barış ve istikrar odaklı vizyonunu paylaştı. Ayrıca Türkiye'nin savunma sanayisi ve şoklara dirençli ekonomisiyle çatışmaların ortasında bir istikrar adası konumunu sürdürdüğünü kaydetti.
Antalya'daki COP31 Zirvesi'ne davet
Çevre ve iklim krizine de değinen Recep Tayyip Erdoğan, bu yıl Kasım ayında Antalya'da ev sahipliği yapacakları COP31 Zirvesi'nde iklim adaletinin öne çıkarılacağını, finansman taahhütleri ve teknoloji transferinin hızlandırılması için tüm dünyanın bu birliktelikte buluşacağını sözlerine ekledi.




