Türkiye'de içecek ambalajlarının çöpe gitmeden yeniden ekonomiye kazandırılmasını hedefleyen Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) sisteminde dikkat çeken bir seviyeye ulaşıldı. 1 Temmuz 2026'da ülke genelinde başlayan ulusal entegrasyon sürecinden bu yana 130 milyon içecek ambalajı geri dönüşüm zincirine dahil edildi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bünyesindeki Türkiye Çevre Ajansından alınan bilgilere göre sistem, tüketicilerin kullandıkları uygun içecek ambalajlarını iade noktalarına teslim etmesini ve karşılığında ambalaj başına 1 lira teşvik bedeli almasını sağlıyor. Toplanan ambalajların yaklaşık yüzde 67'sini PET, yüzde 17'sini alüminyum, yüzde 16'sını ise cam ürünler oluşturuyor.

DOA'da iki ayda 130 milyonluk geri dönüşüm
Türkiye genelinde uygulamanın başlamasının ardından ambalaj toplama rakamlarında kısa sürede önemli bir artış yaşandı. Nitekim sistemin ilk günlerinde milyonlarla ifade edilen iade miktarı, ağustos ayı itibarıyla 100 milyon seviyesini aştı. 11 Ağustos'ta açıklanan verilere göre 100 milyon 182 bin 985 içecek ambalajı toplanmıştı.
29 Ağustos itibarıyla ulaşılan 130 milyonluk rakam, vatandaşların sisteme katılımının yanı sıra iade noktalarının ve toplama altyapısının genişlemesinin etkisini de ortaya koyuyor. Veriler, DOA uygulamasının yalnızca bir teşvik mekanizması olmadığını, ambalajların kaynağında ayrı toplanmasına dayanan daha geniş bir geri dönüşüm modeline dönüştüğünü gösteriyor.
Her iade edilen ambalaj için 1 lira teşvik
DOA sisteminin temelinde tüketiciyi ambalajı çöpe atmak yerine geri vermeye yönlendiren ekonomik teşvik bulunuyor. Sisteme uygun ambalajını iade eden vatandaş, ambalaj başına 1 lira teşvik bedeli elde ediyor. Uygulama 1 Temmuz 2026 itibarıyla Türkiye'nin 81 ilinde ulusal entegrasyon aşamasına geçti.
Sisteme kabul edilen ürünler arasında DOA logosu bulunan plastik, cam ve alüminyum içecek ambalajları yer alıyor. İadeler, depozito iade makineleri üzerinden gerçekleştirilebildiği gibi belirli manuel iade noktalarından da yapılabiliyor. İlk günlerden itibaren sistemin yoğun ilgi gördüğü görülürken 1-5 Temmuz tarihleri arasında 7 milyon 600 bin ambalajın makinelere iade edildiği açıklanmıştı.

Ambalajlar toplandıktan sonra ne oluyor?
DOA sisteminin dikkat çeken yönlerinden biri de ambalajın tüketiciden alındıktan sonra hangi aşamalardan geçtiğinin dijital olarak takip edilebilmesi. Depozito İade Makinelerine bırakılan DOA logolu ambalajlar barkod ve sistem bilgileri üzerinden doğrulanıyor, ardından sayılarak kayıt altına alınıyor.
Makinede doğrulanan ambalajlar sıkıştırıldıktan sonra yetkili saha operatörleri tarafından toplanıyor ve geri dönüşüm sürecine aktarılıyor. Manuel iade noktaları üzerinden, özellikle otel, restoran ve kafe gibi işletmelerden alınan ambalajlar ise sayma ve doğrulama merkezlerinde kontrol ediliyor.
Bu merkezlerde ambalajlar malzeme türlerine göre ayrıştırılıyor. PET şişeler plastik ham maddeye, cam ambalajlar cam kırığına, alüminyum içecek kutuları ise yeniden üretimde kullanılabilecek alüminyum ham maddeye dönüştürülmek üzere lisanslı geri dönüşüm tesislerine gönderiliyor.
130 milyon ambalajın çevresel karşılığı
Toplanan ambalajların yalnızca çöp miktarını azaltmadığı, aynı zamanda doğal kaynak kullanımının ve enerji tüketiminin düşürülmesine de katkı sağladığı belirtiliyor. Türkiye Çevre Ajansının verilerine göre geri dönüşüm sürecine alınan 130 milyon ambalaj sayesinde yaklaşık 246 ton karbondioksit emisyonunun önüne geçildi.
Aynı süreçte yaklaşık 47 bin varil petrol kullanımının engellendiği ve 11,4 gigavatsaat enerji tasarrufu sağlandığı bildirildi. Böylece ambalajların düzenli depolama sahalarına gitmesinin veya çevreye karışmasının önüne geçilirken geri dönüştürülebilir malzemelerin yeniden üretim döngüsüne sokulması hedefleniyor.

Hedef daha geniş bir iade ağı
DOA sisteminde ulaşılan 130 milyonluk rakam, uygulamanın henüz başlangıç aşamasında olduğuna işaret ediyor. Türkiye Çevre Ajansı, ulusal entegrasyon sürecinin amacının yalnızca mevcut makinelerin kullanılmasını sağlamak değil, aynı zamanda iade noktalarını ülke genelinde daha erişilebilir hale getirmek olduğunu belirtiyor.
Türkiye Çevre Ajansından yapılan açıklamalarda 1 Temmuz'da başlayan dönemin iki yıllık bir entegrasyon süreci olarak kurgulandığı ve bu dönemin sonunda iade noktalarının sayısının önemli ölçüde artırılmasının hedeflendiği ifade ediliyor.
Böylece günlük hayatta kullanılan içecek ambalajlarının tüketim sonrasında doğrudan çöpe gitmesi yerine sistem içerisinde tutulması, ayrıştırılması ve yeniden hammaddeye dönüştürülmesi amaçlanıyor.
DOA sistemi büyüdükçe geri dönüşüm hacminin artması bekleniyor
1 Temmuz'dan bu yana ulaşılan 130 milyon ambalajlık hacim, Türkiye'de depozito temelli geri dönüşüm modelinin kısa sürede geniş bir kullanıcı kitlesine ulaştığını ortaya koyuyor. PET ambalajların toplam içinde açık ara ilk sırada bulunması, alüminyum ve camın da sistem içerisinde önemli bir paya sahip olduğunu gösteriyor.
Önümüzdeki dönemde özellikle marketler, işletmeler, oteller, restoranlar ve kafelerin sisteme daha fazla dahil olmasıyla birlikte toplanan ambalaj sayısının yükselmesi bekleniyor. Sistemin temel hedefi ise ambalaj atıklarını kaynağında ayrı toplamak, geri dönüştürülebilir malzemeyi ekonomiye geri kazandırmak ve tüketiciyi bu sürecin doğrudan bir parçası haline getirmek.




