Türkiye'de çiftçinin 2027 üretim yılına ilişkin alacağı tarımsal desteğin hesaplanmasında yeni bir dönem başladı. Bitkisel üretime yönelik destekleme modelinde yapılan değişiklikle temel destek katsayı değeri yeniden belirlenirken, bazı ürünlerde sertifikalı tohum kullanımına ilişkin katsayılar da yükseltildi. Özellikle mercimek ve nohut üreticilerini yakından ilgilendiren ilave planlı üretim desteği ile birlikte, destekleme sistemindeki değişikliklerin üretim tercihlerini de etkilemesi bekleniyor.
8 Eylül 2026 tarihli ve 33364 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 11781 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile 2025-2027 yıllarında yapılacak bitkisel üretime yönelik desteklemelere ilişkin mevcut düzenlemede değişikliğe gidildi. Karar kapsamında 2026 üretim yılı için daha önce 310 lira olarak belirlenen destek katsayı değeri 367 liraya yükseltilirken, 2027 üretim yılı için katsayı 442 lira olarak belirlendi.

Çiftçinin destek hesabında katsayı dönemi
Yeni düzenlemenin en önemli başlıklarından birini destek katsayı değerindeki değişiklik oluşturuyor. Sistemde tek başına her ürün için aynı miktarda ödeme yapılmıyor. Destek tutarı, belirlenen katsayıların temel değer üzerinden hesaplanmasıyla ortaya çıkıyor. Bu nedenle katsayıdaki artış, birden fazla destek kaleminden yararlanan üreticinin toplam ödemesine doğrudan yansıyabiliyor.
2025 üretim yılında 244 lira seviyesinde bulunan katsayı daha sonra 2026 yılı için 310 lira olarak belirlenmişti. Yeni kararla 2026 yılı katsayısı 367 liraya yükseltilirken 2027 yılı için 442 liralık yeni değer oluşturuldu. Böylece üretim yılı ilerledikçe özellikle temel ve planlı üretim desteklerinden yararlanan ürünlerde ödenecek tutarlar yeniden hesaplanacak.
Bu değişiklik yalnızca rakamın yükseltilmesiyle sınırlı kalmadı. Ürünlerin hangi desteklerden, hangi katsayı üzerinden yararlanacağına ilişkin yapıda da yeni düzenlemeler getirildi.

Mercimek ve nohutta ilave destek dönemi
Yeni sistemin dikkat çeken başlıklarından biri mercimek ve nohutta uygulanacak ilave planlı üretim desteği oldu.
Belirlenen tarım havzalarında planlı üretim kapsamında mercimek veya nohut yetiştiren çiftçilere, ürünün bulunduğu kategoriye karşılık gelen destek katsayısının yüzde 100'üne kadar ilave planlı üretim desteği verilebilecek. Böylece destek mekanizmasında yalnızca üretim miktarı değil, hangi ürünün hangi bölgede yetiştirildiği de daha belirleyici hale geliyor.
Bu düzenleme, tarım havzalarında ürün planlamasının önemini artırıyor. Çünkü üreticinin destekten tam olarak hangi ölçüde yararlanacağı, yalnızca tarlasına hangi ürünü ektiğine değil, söz konusu ürünün ilgili ilçe ve havzada destekleme planı içinde bulunup bulunmadığına da bağlı olacak.
Sertifikalı tohumda ürünlere göre farklı katsayı
2027 üretim yılı için sertifikalı tohum kullanım desteğinde de yeni katsayılar belirlendi. Düzenlemeye göre aspir, kanola ve susamda 0,20 katsayı uygulanacak. Fiğde bu değer 0,50 olarak belirlenirken arpa, buğday, çavdar, tritikale ve yulafta 0,56 katsayısı esas alınacak.
Korunga için 0,60, mercimek için 0,80, nohut, soya, yer fıstığı, yem bezelyesi ve yonca için 1,00 katsayı uygulanacak. Çeltik ve kuru fasulyede katsayı 1,50'ye, patateste ise 2,20'ye çıkarılacak.
Bu tablo, 2027'de sertifikalı tohum kullanan üreticilerin hangi üründe ne kadar destek alacağının ürün bazında değişeceğini ortaya koyuyor. Özellikle patates, çeltik ve kuru fasulye gibi ürünlerde katsayının diğer bazı ürünlere göre daha yüksek belirlenmesi dikkat çekiyor.

Patates ve soyada ayrıca destek
Kararda yalnızca sertifikalı tohum kullanımına ilişkin katsayılar değil, bazı ürünlerin üretimini geliştirmeye yönelik destekler de yeniden düzenlendi.
Yağlık ayçiçeğinde üretimi geliştirme desteği için 0,6, mısırda 1,0 katsayı uygulanacak. Patateste mevcut desteğe ilave 2 katsayı, soyada ise ilave 1 katsayı destek verilecek. Böylece üreticinin alabileceği toplam destek, ürüne ve yararlanılan destek kalemlerine göre farklılaşacak.
Örneğin önceki destek yapısında 310 liralık katsayı üzerinden buğday, arpa ve mısır için temel ve planlı üretim destekleri toplam 954 lira seviyesinde hesaplanıyordu. Yeni düzenlemeyle 2027 yılı için aynı kalemlerin toplamı 1.149 liraya çıkıyor. Ayçiçeği, fasulye, soya ve kanolada 2027 yılı desteği 1.326 liraya, pamukta ise 1.989 liraya kadar yükseliyor.
Buradaki rakamların ürünün kendisi için tek ve değişmez bir ödeme anlamına gelmediğinin altını çizmek gerekiyor. Çiftçinin toplam destek tutarı, ürünün katsayısı ve yararlanılan ilave desteklerin birlikte hesaplanmasıyla ortaya çıkıyor.
Organik arıcılık desteği de yükseldi
Değişiklik yalnızca tarla bitkileriyle sınırlı kalmadı. Organik arılı kovan desteğinde de yeni rakamlar belirlendi.
Organik arılı kovan desteğinin katsayı değeri 367 liraya yükseltilirken, 2027 üretim yılı için kovan başına destek katsayı değeri 442 lira olarak belirlendi. Böylece bitkisel üretim destekleriyle birlikte organik arıcılık alanındaki destekleme hesaplamasında da yeni bir dönem başlamış oldu.
Tarım havzalarının listesi yenilendi
Kararın üretici açısından bir diğer önemli sonucu ise 2027 üretim planlamasında kullanılacak tarım havzalarının güncellenmesi oldu.
İl ve ilçe bazındaki havza listeleri yeniden düzenlenirken hangi bölgede hangi ürünlerin destekleme kapsamına alınacağı da yeniden tanımlandı. Bu nedenle üreticinin destek başvurusu öncesinde yalnızca genel destek tutarlarını değil, kendi ilçesi için açıklanan ürün desenini de dikkate alması gerekecek.
Yeni yaklaşım, tarımsal destekleri ülke genelinde aynı şekilde dağıtan bir modelden ziyade, bölgenin üretim yapısı ve planlanan ürün desenini dikkate alan bir sisteme doğru ilerliyor.

Yanlış ürün beyanına sıkı kontrol
Kararın üreticiyi doğrudan ilgilendiren en kritik bölümlerinden biri ise denetim sistemi oldu.
Çiftçinin kayıt sırasında beyan ettiği ürün ile tarlada fiilen yetiştirilen ürünün farklı olduğunun tespit edilmesi halinde kontrol mekanizması devreye girecek. Gerçeğe aykırı ürün beyanlarının uzaktan algılama, coğrafi bilgi sistemleri veya yerinde yapılan kontroller aracılığıyla belirlenebilmesine imkan sağlandı. Gerçek ürünün tespit edilmesi durumunda destek hesabı fiilen yetiştirilen ürün dikkate alınarak yapılacak.
Beyan edilen ürünün düzeltilmemesi veya gerçeğe aykırılığın tespit edilmesi halinde ilgili desteklerin ödenmemesine yönelik hükümler de düzenlemede yer aldı. Böylece destek sisteminde kayıt ile saha arasındaki uyum daha önemli hale geldi.
Destek tutarları neden değişti?
Tarım desteklerinde yapılan artış, son dönemde üreticilerin karşılaştığı girdi maliyetleriyle birlikte değerlendiriliyor. Gübre, tohum, ilaç, sulama, enerji ve diğer üretim giderlerindeki değişim nedeniyle destekleme rakamlarının güncellenmesi üreticinin maliyet yapısı açısından önem taşıyor.
CNBC-e'nin düzenlemeye ilişkin haberinde, temel katsayının 2026 yılı için 310 liradan 367 liraya, 2027 yılı için ise 442 liraya çıkarıldığı belirtilirken; bazı ürünlerde toplam destek tutarlarının da önemli ölçüde yükseldiği aktarıldı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı da düzenlemenin üreticilerin artan girdi maliyetleri karşısındaki yükünü azaltmayı amaçladığını ifade etti.
Ancak desteklerdeki artışın üreticinin net gelirine doğrudan aynı oranda yansıyacağı sonucu çıkarılamıyor. Çünkü çiftçinin gerçek kazancı yalnızca devlet tarafından ödenen desteklere değil, üretim maliyetlerine, verime, ürün fiyatına, bölgesel koşullara ve pazarlama imkanlarına da bağlı bulunuyor.
2027'de çiftçiyi nasıl bir dönem bekliyor?
Yeni düzenleme ile birlikte 2027 üretim yılı açısından üç unsur daha fazla önem kazanacak. Bunların ilki ürünün destekleme katsayısı, ikincisi üretimin yapıldığı tarım havzası, üçüncüsü ise üreticinin beyanının sahadaki gerçek üretimle uyumlu olması.
Bu nedenle 2027'de destekten yararlanmak isteyen üreticinin ekim veya dikim kararını yalnızca piyasa beklentisine göre değil, üretim planlaması kapsamında kendi bölgesi için açıklanan desteklenen ürünlere göre de değerlendirmesi gerekecek.
Özellikle mercimek, nohut, patates, çeltik, kuru fasulye, soya ve sertifikalı tohum kullanan üreticiler açısından yeni katsayılar, önceki dönemden farklı bir destek hesabı anlamına geliyor.
Resmî Gazete'de yayımlanan 11781 sayılı kararla başlayan yeni düzenlemenin önemli bölümleri 1 Ocak 2027 itibarıyla uygulanacak. Böylece 2027 üretim sezonuna girilirken çiftçinin yalnızca destek miktarlarını değil, hangi ürünün hangi bölgede desteklendiğini ve başvuru bilgilerinin sahadaki üretimle birebir uyuşup uyuşmadığını da takip etmesi gerekecek.





