KENAN YEŞİL/MANŞETİZ- Türkiye’nin fuarcılık serüvenini başlatan, kentin sosyal hafızası ve ticaret vitrini olan İzmir Enternasyonal Fuarı (İEF), 95’inci kez kapılarını açtı.

Cumhuriyetin ilk yıllarında Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün başlattığı iktisadi kalkınma hamlesinin en önemli simgelerinden biri olan köklü gelenek, "Fuar Şehrin Kalbinde" sloganıyla Kültürpark’ta İzmirlilerle buluştu. 13 Eylül tarihine kadar devam edecek olan İEF’nin açılışı, Kültürpark’taki Atatürk Açıkhava Tiyatrosunda yapılan törenle gerçekleştirildi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde, İZFAŞ ev sahipliğinde gerçekleştirilen fuarın açılış törenine İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Ticaret Bakanlığı Uluslararası Hizmet Ticaret Genel Müdürü Tarık Sönmez, ilçe belediye başkanları ve STK temsilcileri katıldı.

Atatürk’ün mirası
Türkiye'de fuarcılığı başlatan ve bir cumhuriyet markası olan, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün mirası İzmir Enternasyonal Fuarı’nı (İEF) 95'incisini açılışını yaptıklarını belirten İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Cumhuriyetimizin ilk yıllarından bugüne uzanan büyük bir emek, sayısız buluşma ve milyonlarca insanın hatırasıyla fuarımızı 95’inci kez açıyoruz. Geçen yüzyıldan bugüne farklı yıllarda fuarın kapısından giren herkes, her kuşak başka bir İzmir'i gördü. Bir kuşak pavyonlarda dünyanın farklı ülkelerini tanıdı, bir kuşak yürüyen merdiveni ilk kez burada gördü. Bir başkası televizyonu ilk kez burada gördü. Başkaları fuarı konserleriyle, arkadaşlarıyla geçirdiği yaz akşamlarıyla hatırladı. Ben de bu şehrin çocuklarından birisi olarak ilk gençlik yıllarımdan itibaren fuarı pek çok kez ziyaret ettim . Ayrıca öğrencilik yıllarımda fuarda çalışarak da fuarın bir parçası olmuştum. Orada çok güzel anılarım oldu. Şimdiki çocuklarsa fuarın bambaşka bir yüzünü tanıyor” dedi.

İEF’nin temeli Cumhuriyetin ilanından önce atıldı
İEF’nin hikayesini anlatan Cemil Tugay, “Dünyanın en köklü, en eski uluslararası genel ticaret fuarlarından birisi, ülkemizin ilk ve en büyük fuarının hikayesi aslında Cumhuriyetin ilanından aylar önce başladı. Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk, o büyük öngörüsüyle 1923 yılında İzmir İktisat Kongresi'ni toplarken yerli mallarının sergilendiği bir numune sergisini de açmıştı. O sergi hem İzmir Fuarı'nın hem de Türkiye'de fuarcılığın aslında temelini oluşturdu. Ülkemizin nasıl üreteceği, nasıl kalkınacağı, ekonomik bağımsızlığını nasıl sağlayacağı İzmir'deki kongrelerde konuşuldu, kongrede konuşuldu. Ardından 9 Eylül Sergisi geldi. 1936 yılında ise Kültürpark, İzmir Fuarı ile kapılarını açtı ve İzmir'in fuarcılık yolculuğu böyle başladı.

Fuarcılıkta İzmir farkı
İzmir’de fuarcılığın en başından beri üretim ve ticaretin yan yana yürüdüğünü aktaran Tugay, “Üretenle alıcı burada buluştu. Yeni fikirler, yeni ürünler ve yeni pazarlar burada karşılaştı. Ülkemiz dünyadaki gelişmeleri İzmir'den izlerken İzmir de kendini fuarlarla dünyaya açtı. Bir genel ticaret fuarı olan İzmir Enternasyonal Fuarı, yepyeni bir dal olan fuarcılığı büyüttü aslında buradan başlayarak. Bugün ülke ve kent ekonomimizin temel direklerinden olan, dünyayla ticari ve kültürel bağlar kurduğumuz ihtisas fuarları İzmir Fuarı'ndan doğdu. Bugün kent ekonomimizde fuarların payına baktığımızda, İzmir Enternasyonal Fuarı'nın sadece İzmir için değil Türkiye için nasıl bir değer yarattığını görebiliriz. 2024 yılının ilk 6 ayında şehrimizde düzenlenen 12 ihtisas fuarında 2 bin 500'ü aşkın uluslararası katılımcı firma İzmir'de buluştu. Türkiye'nin 81 ilinden ve 100'ün üzerinde ülkeden 900 bini aşkın ziyaretçiyi bu fuarlar sırasında şehrimizde ağırladık. Otelinden lokantasına, ulaşımından küçük esnafına kadar fuarların etkisi bütün şehrimize fayda sağladı, şehrin her tarafına yarar oldu. Bu rakamlar İzmir'de fuarcılıkta sahip olduğumuz gücün yanında, önümüzde duran büyük potansiyeli de gösteriyor. İzmir'in üretim gücünü, limanlarını, lojistik imkanlarını, uluslararası bağlantılarını ve köklü fuarcılık deneyimini ülkemizin ticaret hedefleriyle daha güçlü biçimde buluşturabiliriz. Merkezi yönetim, yerel yönetimler, iş dünyası ve sektör temsilcileri olarak aynı hedef etrafında buluştuğumuzda İzmir'in gücünü çok daha ileriye taşıyabiliriz. Yeni uluslararası organizasyonları İzmir'e kazandırabilir, kentimizi dünya ticaretinin daha güçlü buluşma noktalarından biri haline kolaylıkla getirebiliriz” ifadelerini kullandı.

“İEF İzmirlilerin ortak hafızasıdır”
İEF’nin yapıldığı Kültürpark alanının hikayesine de değinen Cemil Tugay şöyle konuştu:
“Kültürpark alanı bu hikayenin 90 yıldır yaşayan yuvası. 1922 Büyük İzmir Yangını'ndan sonra bu alan, cumhuriyetin ilk yıllarında İzmir Fuarı'na ev sahipliği yapmak üzere Kültürpark'a dönüştürülmüştü. Kültürpark ve fuar, İzmir'in küllerinden yeniden doğmasının hikayesi dır. 90 yıldır Kültürpark'ın içerisinde ağaçlar büyüyor. Çocuklar Kültürpark'ın içerisindeki yollarda koşuyorlar. İnsanlar burada eğleniyorlar, burada spor yapıyorlar, burada sanatla ilgileniyorlar ve huzur buluyorlar. Şehirlerin hafızası insanlarının hatıralarında saklıdır. Kültürpark ve fuar, İzmirlilerin en nadide anılarını biriktirdikleri yerlerden birisi. Bir babanın çocuğuna ‘Ben senin yaşındayken buraya gelirdim’ demesinde, yıllar önce dinlenen bir şarkıda, eski bir fuar fotoğrafında, arkadaşlarla verilen bir buluşma sözünde, Kültürpark kapısından girerken duyulan o tanıdık heyecanda saklıyız. İzmir Enternasyonal Fuarı, tüm İzmirlilerin ortak hafızası ve ortak hatırasıdır. Ama fuarımız aynı zamanda geleceğimizde de yazılıdır. Onu geleneksel yapan düzenlendiği mekanın adı gibi kültüre armağan eden de geçmişten gelip geleceğe yürümesidir.”

İEF, ikinci yüzyılına hazırlanacak
İzmir Enternasyonal Fuarı'nın 100'üncü yılına 5 yıl kaldığını hatırlatan Tugay, büyük buluşmayı ikinci yüzyıla hazırlama sorumluluğunu kendilerinde olduğunu vurgulayarak, “Önümüzdeki 5 yılı hep beraber bu gözle değerlendirmemiz gerekiyor. Fuarın ilk yüzyılında dünya İzmir'e geldi, ikinci yüzyılında İzmir'in dünyaya söyleyeceği bu fuarda çok daha fazla söz olacak, olmalıdır. Üretimi, ticareti, kültürü, sanatı, gençlerimizin yaratıcılığını, bu şehrin özgür ruhunu ve dayanışma kültürünü dünyayla daha güçlü biçimde buluşturacağız. Geçmişimizden güç alacağız, geleceğimizi de hep birlikte kuracağız” dedi.

“Ege'nin parlayan yıldızı İzmir'den dünyaya uzanan fuar”
Türkiye'nin ekonomik, ticari ve kültürel hayatında müstesna bir yeri olan İzmir Enternasyonal Fuarı'nın açılışında bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade eden Ticaret Bakanlığı Uluslararası Hizmet Ticaret Genel Müdürü Tarık Sönmez, “Bugün yalnızca bir fuarın açılışını yapmıyoruz. Aynı zamanda Türkiye'nin dünyaya açılan pencerelerinden biri olan, ülkemizin ticaret ve fuarcılık tarihinde son derece özel bir yere sahip olan bir geleneği de aslında geleceğe taşıyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın önderliğinde Türkiye Yüzyılı'nın üretimde, ihracatta ve ticarette yükselen gücünü İzmir'in girişimci ruhuyla buluşturan büyük bir buluşmanın kapılarını açıyoruz. Ege'nin parlayan yıldızı İzmir'den dünyaya uzanan bu fuar; Türkiye'nin ticarette ve fuarcılık alanında bizzat iyi aslında yeni ufuklara yürüyüşünün, küresel pazarda daha güçlü bir yer edinme iradesinin de çok güçlü bir göstergesidir. ‘Fuar Şehrin Kalbinde’ sloganıyla yola çıkan fuar; ticaret ile kültürün, sanat ile teknolojinin, eğlence ile yeniliğin buluşma noktası olmakta. Yalnızca yeni ürünlerin tanıtıldığı bir alan değil, aynı zamanda milyonlara ulaşan ziyaretçisi, yüzlerce katılımcısıyla ticaretin, kültürün, sanatın ve halkımızın buluşma adresi olan İzmir Enternasyonal Fuarı, bu anlamda sadece ticari değil, aynı zamanda kültürel ve sosyal bir şölen olma özelliğini de taşımaktadır” diye konuştu.

“İzmir, Türkiye’ye ilham oldu”
İzmir’in tarih boyunca üstlendiği öncü rolün, Türkiye'nin ihracat hedefleri bakımından da önemli bir ilham kaynağı olduğuna dikkat çeken Tarık Sönmez, “Nitekim Anadolu'nun dünyaya açılan en önemli kapılarından, ticaret kapılarından biri olan İzmir; Ege Bölgemizin üretim gücü, ticaret yolları, limanları ve çok kültürlü yapısıyla yüzyıllardır ekonomik ve kültürel etkileşim merkezlerimizden biri olmuştur. İzmirli ihracatçılarımızın sahip olduğu girişimcilik kültürü ve dünya pazarlarına yönelik bakış açısı, ülkemizin ihracat hedeflerine ulaşmasında önemli bir güç oluşturmaktadır” ifadelerini kullandı.














