Doğanın Türkiye’ye armağanı olan Burdur Gölü ve dünyaca ünlü Salda Gölü, amansız bir çevre felaketiyle yüzleşiyor. Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından elde edilen güncel veriler, Burdur'un simgesi haline gelen bu iki eşsiz doğal alanda su seviyesinin ürkütücü bir hızla düştüğünü ortaya koydu. Temmuz 2026 itibarıyla son bir yıllık periyotta Burdur Gölü 31 santimetre, Salda Gölü ise 14 santimetre su kaybetti. Doğal göllerdeki bu acı tabloya karşın, kent genelindeki birçok baraj ve göletin tam kapasiteye yaklaşması ise bölgedeki su döngüsüne dair çarpıcı bir tezat oluşturuyor.

Burdur Gölü bir yılda 31 santimetre küçüldü

Küresel iklim krizinin ve bölgesel kuraklığın izleri, Burdur Gölü'nün kıyılarında giderek daha net bir şekilde görülmeye başlandı. DSİ uzmanlarının 1 Temmuz 2025 ile 1 Temmuz 2026 tarihleri arasında gerçekleştirdiği detaylı kot ölçümleri, gölün adeta can çekiştiğini kanıtlıyor. Geçtiğimiz yıl 836,62 metre olarak ölçülen Burdur Gölü'nün su kotu, bir yıllık sürenin ardından 836,31 metreye kadar geriledi. Meydana gelen bu keskin düşüş, göl havzasında 31 santimetrelik devasa bir su kaybı anlamına gelirken, hem bölge halkını hem de doğa korumacıları derin bir endişeye sevk ediyor.

Maldivler Salda Gölü 1

Türkiye'nin Maldivleri Salda Gölü'nde kayıp sürüyor

Bembeyaz kumsalları ve turkuaz rengi suyuyla yalnızca Türkiye'nin değil, dünyanın da en önemli doğal güzellikleri arasında gösterilen Yeşilova ilçesindeki Salda Gölü de kuraklık pençesinde kıvranıyor. Bölgeden alınan son veriler, Salda'nın eşsiz güzelliğini besleyen suların yavaş yavaş geri çekildiğini belgeliyor. Geçtiğimiz yıl aynı dönemde 1132,92 metre seviyesinde olan su kotu, güncel ölçümlerde 1132,78 metreye kadar indi. Meydana gelen 14 santimetrelik azalma, hassas bir ekosisteme sahip gölün geleceği için çevre felaketi sinyalleri veriyor.

Denizli hava kirliliği haritası korkuttu! Hangi ilçe ne kadar risk altında?
Denizli hava kirliliği haritası korkuttu! Hangi ilçe ne kadar risk altında?
İçeriği Görüntüle

Çelişkili tablo: Barajlar ve göletler taşıyor

Doğal göllerdeki bu iç karartıcı manzaranın aksine, Burdur sınırları içerisinde yer alan yapay su tutma alanlarında bambaşka bir durum yaşanıyor. DSİ'nin kamuoyuyla paylaştığı istatistiklere göre, kentteki baraj ve göletlerin büyük bir bölümü en yüksek doluluk seviyelerine ulaşmış durumda. Özellikle Belenli, Kozağacı, Söğüt ve Değirmendere göletlerinde sular tam kapasiteye ulaşarak yüzde yüz oranını gördü. Bu göletleri yüzde 99,43 ile Belkaya, yüzde 97,37 ile Ağlasun, yüzde 97,21 ile Tefenni ve yüzde 92,98 ile Çavdır göletleri yakından takip ediyor. Tarımsal sulama ve içme suyu ihtiyacı açısından kritik öneme sahip Yapraklı Barajı'nda doluluk yüzde 84,46 bandında seyrederken, Karamanlı Barajı yüzde 81,83, Onaç Göleti yüzde 76,21 ve Karacaören Barajı yüzde 72,37 oranlarıyla bölgenin su rezervine büyük katkı sağlıyor.

Maldivler Salda Gölü 2

Kuruyan rezervuarlar yeniden su tutmaya başladı

Bölgede yaşanan iklimsel dengesizlikler, geçmiş yıllarda tamamen kuruma noktasına gelen su alanlarını da derinden etkiledi. Şiddetli kuraklık nedeniyle önceki senelerde adeta bir çöle dönen ve son dönemdeki yağışlarla birlikte yeniden su tutmaya başlayan Karataş Rezervuarı'nda yaşam belirtileri yeniden görülse de doluluk oranı henüz yüzde 10,93 seviyesinde kaldı. Benzer bir toparlanma süreci yaşayan Karaçal Ali Kılcı Rezervuarı'nda doluluk oranı yüzde 24,93 olarak kayıtlara geçerken, Bademli Göleti ise yüzde 28,23 seviyesiyle suya hasret kalmış doğanın yavaş yavaş canlanmaya çalıştığını gösteriyor. Doğal göllerdeki kayıplar ile yapay göletlerdeki artışlar arasındaki bu keskin fark, yetkililerin bölgedeki su yönetimi stratejilerini yeniden gözden geçirmesini zorunlu kılıyor.