Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olaylarının ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) çatısı altında kurulan Araştırma Komisyonu, dijital dünyanın çocuklara yönelik tehditlerini mercek altına aldı. Toplumda büyük infial yaratan okul olaylarının dijital ayak izlerini ve sosyal medya platformlarının güvenlik önlemlerini inceleyen komisyonun bugünkü oturumunda, küresel teknoloji devleri TikTok, Meta ve X'in üst düzey temsilcileri ifade verdi. Oturuma damga vuran en çarpıcı veri ise TikTok cephesinden geldi. Platform temsilcisi, 2026 yılının sadece ilk altı aylık diliminde, Türkiye'de 13 yaşın altında olduğu tespit edilen 428 binden fazla kullanıcının hesabının kalıcı olarak silindiğini duyurdu.

TİKTOK'TAN 13 YAŞ ALTI KULLANICILARA BÜYÜK TIRPAN
Komisyon üyelerine platformun güvenlik mimarisi hakkında kapsamlı bir sunum yapan TikTok Türkiye Temsilcisi Avukat Ahmet Buğra Aydın, uygulamanın kesinlikle 13 yaş ve üzeri bireyler için tasarlandığının altını çizdi. Aydın, bu kuralın sadece teorik bir düzenleme olmadığını vurgulayarak, ebeveynlerin uygulama mağazalarındaki 12 yaş sınırı etiketi sayesinde cihaz tabanlı engellemeler yapabildiğini aktardı. Güvenlik politikalarının sahadaki yansımasına dair net rakamlar paylaşan Aydın, 2026'nın ilk yarısında yaş sınırını ihlal eden tam 428 bin 713 hesabın bu kapsamda acımadan kapatıldığını belirtti.
Çocukların dijital güvenliği için geliştirilen "aile eşleşmesi" özelliğiyle ebeveynlere detaylı bir denetim mekanizması sunduklarını söyleyen Aydın, içerik temizliği konusunda da komisyona rapor sundu. Verilere göre, Ocak ve Haziran aylarını kapsayan altı aylık periyotta Türkiye'den toplam 7 milyon 192 bin 608 içerik kaldırıldı. Üstelik bu tehlikeli içeriklerin yüzde 99,4'ü daha yayına girmeden, yüzde 99,5'i ise ilk 24 saat içinde sistemden kazındı. Aynı dönemde yarım milyonu aşkın hesap tamamen yasaklanırken, 11 milyon 856 binin üzerinde yorum da dijital alandan temizlendi.

META: OKUL SALDIRILARI KIRMIZI ÇİZGİMİZ
TBMM'deki kritik toplantıya çevrim içi bağlanan Meta Türkiye ve Azerbaycan Politikaları Direktörü Sezen Yeşil, platformlarında şiddet eylemlerine karşı işletilen sıfır tolerans politikasının detaylarını paylaştı. Özellikle okul saldırılarının şirket kayıtlarında olağanüstü bir hassasiyetle "ihlal eden tanımlanmış şiddet olayı" kategorisinde ele alındığını belirten Yeşil, silah satışı veya patlayıcı yapımına dair içeriklerin sistem tarafından anında tespit edilerek imha edildiğini kaydetti. Bazı ülkelerin yerel mevzuatlarında serbest olsa dahi, Meta'nın küresel güvenlik standartları gereği bu tür içeriklere geçit vermediği vurgulandı.
Yeşil'in sunumunda dikkat çeken bir diğer nokta ise spesifik alanlara yönelik tehdit algısının sınırları oldu. Eğitim kurumları, ibadethaneler ve seçim merkezleri gibi yüksek riskli alanlara yönelik en ufak bir şiddet, yaralama veya zorla girme tehdidinin saniyeler içinde platformdan silindiği ifade edildi. ABD merkezli bir şirket olmalarının okul saldırıları konusuna müdahalede kendilerine acı ama güçlü bir tecrübe kazandırdığını belirten Direktör, terör örgütlerini öven veya şiddeti meşrulaştıran hiçbir içeriğe nefes aldırmadıklarını, haber özgürlüğü kapsamındaki paylaşımların ise ayrı bir titizlikle değerlendirildiğini sözlerine ekledi.

X CEPHESİ: ÖZGÜR İFADE VE GÜVENLİK ARASINDAKİ İNCE ÇİZGİ
Komisyonun bir diğer önemli konuğu ise X Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Türkiye Kamu İlişkileri Direktörü Reem Sadek oldu. Toplantıya Zoom üzerinden katılan ve mesajlarını çevirmen aracılığıyla ileten Sadek, platformun birincil misyonunun Türkiye'deki çocukları korumak ve güvenli bir dijital alan inşa etmek olduğunu savundu. Çevrim içi güvenlik krizlerinde ulusal otoriteler, toplum ve sosyal medya platformları arasındaki işbirliğinin hayati önem taşıdığının altı çizildi.
Toplumsal travma yaratan şiddet olaylarının ardından kullanıcıların duygularını ifade etme, kınama mesajları yayınlama ve doğru bilgiye ulaşma hakkının kritik olduğuna değinen Sadek, bu süreçte güvenli fikir alışverişini sağlamak için devrede olan algoritmaları anlattı. X'in küresel bir sorumluluk taşıdığını hatırlatan Sadek, hiçbir ülkeye ayrıcalık veya farklı bir kural seti uygulanmadığını, kişisel güvenliği hedefleyen bu kuralların dünyanın her yerinde ve her kullanıcıya eşit, tavizsiz bir şekilde işletildiğini vurgulayarak sözlerini tamamladı.





