İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Ahbap Derneği hakkında yürütülen yolsuzluk ve nitelikli dolandırıcılık soruşturmasında kritik bir adım daha attı. Derneğin tüzel kişiliğine ve dosyada adı geçen şüphelilerin tamamının mal varlıklarına tedbiren el konulurken, dün gerçekleştirilen ikinci dalga operasyonla 14 kişi daha gözaltına alındı, dört şirkete ise fiilen el konuldu. Deprem bağışlarının şahsi hesaplara aktarıldığı, bahis oynanmaya harcandığı ve yurt dışına kaçırıldığı iddialarıyla başlayan soruşturma, Türkiye'nin en büyük sivil toplum davalarından birine dönüştü.

BAĞIŞLAR HESAP HESAP İZLENDİ, İZ BERKANT ACİL'E UZANDI
Soruşturmanın derinleşmesiyle birlikte tablonun boyutu da genişledi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü finansal incelemeler, tutuklu bulunan Ahbap Derneği kurucusu Haluk Levent'in kardeşi Berkant Acil'in de dosyanın merkezine oturduğunu ortaya koydu. Savcılık bulgularına göre Acil, Şile Belediyesi'nin organize ettiği 35. Uluslararası Şile Bezi Festivali'nin organizasyonunu, Sur Müzik Yapım isimli şirket aracılığıyla doğrudan temin yöntemiyle devraldı. Mali bilirkişi raporu, organizasyona ilişkin giderlerin sahte faturalarla gerçek rakamların çok üzerinde gösterildiğini tespit etti. Soruşturma dosyasına göre bu yapının finansal arka planında derneğe yapılan bağışlar yatıyordu.
Savcılık, Ahbap Derneği'ne aktarılan bağışların bir bölümünün Haluk Levent'in asistanı Yeliz Kaya'nın kişisel banka hesabına yönlendirildiğini ileri sürdü. Kaya'nın hesabından ise toplam 125 milyon 765 bin liranın Berkant Acil ile bağlantılı kişi ve şirketlere aktarıldığı iddia edildi. Yani kamuoyunun deprem mağdurlarına ulaşacağına inandığı bağışların bir bölümü, savcılığın iddiasına göre bir asistan hesabı üzerinden kardeşe ve ortaklarına aktı.

14 KİŞİ TUTUKLANDİ, MAL VARLIKLARI DONDURULDU
Sulh Ceza Hâkimliği'nin kararıyla Haluk Levent, Ece Güner, İlker Çetin, Nurdan Eriş, Yusuf Can Ertit, Kemal Ötünç, Şehmuz Baştuğ, Abdülcevat Özkan, Emrah Gödeliner, Erhan Dökmeci, Halil Bostancı, Mehmet Ulu, Yeliz Kaya ve Zafer Yay tutuklanarak cezaevine sevk edildi. 11 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmanın bugüne kadarki en ağır hukuki adımı olarak değerlendirilen mal varlığı tedbiri kararıyla hem derneğin tüzel kişiliğine hem de tüm şüphelilerin bireysel varlıklarına fiilen el konuldu. Bu hamle, savcılığın soruşturmayı salt cezai suçlama aşamasının ötesine taşıdığına işaret ediyor.
Soruşturmada yöneltilen suçlamalar son derece ağır bir tablo ortaya koyuyor. Şüpheliler; suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama, Vergi Usul Kanunu'na muhalefet ve Dernekler Kanunu'na muhalefet başlıkları altında yargılanacak. Bu suçlamaların her biri, Türk Ceza Kanunu kapsamında ağır hapis cezalarını beraberinde getirebilecek nitelikte.
KONSER İPTALİ OPERASYONUN FİTİLİNİ ATEŞLEDİ
Operasyonun bu denli hızlı gelişmesinin ardında ilginç bir tetikleyici an yatıyor. İddiaya göre 17 Temmuz'da İstanbul Ataşehir'de düzenlenecek Haluk Levent konseri, bilet satışları herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin aniden iptal edildi. Bu alışılmadık adım, soruşturmayı yürüten savcılığın radarında büyük bir uyarı sinyali oluşturdu. Savcılık, iptalin ardından Levent'e yönelik takibi yoğunlaştırdı ve hakkında yurt dışına çıkış yasağı kararı çıkardı.
Ancak savcılığın iddiasına göre Haluk Levent, yasağın farkında olmaksızın Almanya'ya gitmek üzere İstanbul Havalimanı'na gitti. Havalimanında yurt dışı çıkış yasağını öğrenen Levent'in rotasını değiştirerek Bursa'ya geçtiği, ardından İzmir üzerinden deniz yoluyla yurt dışına çıkmayı planladığı tespit edildi. Bu değerlendirme üzerine operasyon kararı alındı ve Levent, Bursa'da gözaltına alındı.

İLK OPERASYON: 21 KİŞİ TEK SEFERDE GÖZALTINA ALINDI
Soruşturma aslında çok daha geniş bir zaman dilimine yayılıyor. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın koordinasyonuyla 12 Temmuz 2026 tarihinde eş zamanlı bir operasyon düzenledi. Ahbap Derneği üyeleri ve dernek çalışanlarıyla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 21 kişi aynı anda yakalandı. Para akışında adı geçen avukat Ece Güner de gözaltına alınanlar arasında yer aldı.
Başsavcılık, bu ilk operasyona zemin hazırlayan iddiaları kamuoyuyla da paylaştı. Açıklamada, asistan Yeliz Kaya'ya ait hesaplara Ahbap Derneği'nden yaklaşık 120 milyon TL'nin aktarıldığı belirtildi. Dernek kurucularından Alper Çelik'in hesaplarından ise 2020-2026 yılları arasında 990 milyon TL'lik yasal bahis oynatıldığı ve bu süreçte yaklaşık 390 milyon TL'nin kaybedildiği ileri sürüldü. Savcılık, şahsi banka hesabı açtıramayan, ticari çekleri karşılıksız kalan birinin bu ölçekte bahis oynamış olmasının "şüpheleri daha da artırdığını" vurguladı. Bunun ötesinde, bağış vaadi kullanılarak mağdurlardan alınan gayrimenkullerin Yeliz Kaya adına tescil edildiği, ardından farklı kişiler üzerine devredildiği ve bu yolla yaklaşık 60 milyon dolar mağduriyet yaratıldığı da iddia edildi.
BAŞSAVCILIK'TAN SERT DİLLİ RESMİ AÇIKLAMA
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmanın arka planını ayrıntılı bir kamuoyu bildirisiyle açıkladı. 2025/53115 sayılı soruşturma dosyasına atıfta bulunulan açıklamada, başlangıçta "Ahbap Derneği adına bazı şüphelilerin hesaplarına yüksek miktarlı para transferleri yapıldığına" dair iddiaların incelendiği, ancak deprem bağışlarının yurt dışına kaçırıldığı ve amacı dışında kullanıldığına dair iddiaların artmasıyla birlikte soruşturmanın derinleştirildiği ifade edildi.
Başsavcılık, 6 Şubat 2023 deprem felaketinin yarattığı ağır duygular içindeyken bağış yapan vatandaşların bu duygularının istismar edildiğini, söz konusu bağışların şüphelilerce şahsi hesaplara aktarıldığını, bahis oynanmasında kullanıldığını ve üçüncü kişilere aktarıldığını açıkladı. Bu saptamanın ardından şüphelilerin gözaltına alındığı belirtildi.
SİVİL TOPLUM TARİHİNİN EN BÜYÜK DAVALARINDAN BİRİ
Ahbap Derneği, 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından bağış toplama sürecinde kamuoyunda büyük yankı uyandırmış, milyonlarca Türk vatandaşının güvenini kazanmıştı. Şimdi ise aynı dernek, Türk sivil toplum tarihinin hafızalara kazınacak en kapsamlı yolsuzluk davalarından birinin tam merkezinde bulunuyor. Mal varlığı tedbirleri, tutuklama kararları ve ikinci dalga operasyonla hız kazanan soruşturma, yargı sürecinin henüz başında olduğuna işaret ediyor. Derneğin ve şüphelilerin mal varlıklarının dondurulması ise mahkeme sürecinin tamamlanmasına kadar tüm finansal hareketliliği fiilen kilitledi.



