Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) mayıs ayına ait kümes hayvancılığı verileri kamuoyuna ulaştığında, rakamların arkasındaki tablo beyaz et sektöründe derin bir sessizlik yarattı. Bir ayda yüzde 14,4, yıllık bazda ise yüzde 16,3 gerileyen tavuk eti üretimi; fiyat baskısı, soruşturma süreci ve tüketici kaybı üçgeninde sıkışan sektörün ne denli kırılgan bir noktaya geldiğini gözler önüne serdi.
Bu tablo karşısında sessiz kalmayan isimlerden biri Tarım Yazarı Gazi Kutlu oldu. Kutlu, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede hem rakamları masaya yatırdı hem de sektöre sert bir uyarıda bulundu: "Eğer sektör fiyat artışı yapılmadığı için üretimi frenliyorsa, bindiği dalı kesiyor demektir. Kimse vatandaşın sofrasındaki ete göz dikmesin."

RAKAMLAR NE ANLATIYOR?
TÜİK'in mayıs ayı verilerine göre Türkiye'de kesilen tavuk sayısı bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 16,8 azalırken, tavuk eti üretimi de aynı paralelde yüzde 16,3 geriledi. Aylık kıyaslamada ise düşüş yüzde 14,4 olarak ölçüldü. Ocak-mayıs döneminin bütününe bakıldığında, tavuk eti üretiminin beş aylık kümülatif bazda yüzde 2,2 azaldığı görülüyor. Öte yandan ilginç bir tablo daha öne çıkıyor: Aynı dönemde tavuk yumurtası üretimi yüzde 21,6 artış kaydetti. Bu çelişkili tablo, sektörün üretim tercihlerini bilinçli olarak yeniden şekillendirip şekillendirmediği sorusunu beraberinde getiriyor.

SORUŞTURMANIN GÖLGESİNDE BİR SEKTÖR
Beyaz et sektörü bu gerginliği boşlukta yaşamıyor. Geçtiğimiz Haziran ayının 12'sinde başlatılan fiyat soruşturması, sektörü fiilen sarsmıştı. Soruşturma kapsamında çok sayıda şirket yöneticisi hakkında idari işlem başlatılmış, 13 firmaya denetim kayyumu atanmıştı. Her ne kadar söz konusu firmaların büyük bölümündeki kayyum tedbirleri sonradan kaldırılmış olsa da sürecin bıraktığı iz sektörde silinmedi. Üretim verilerindeki sert düşüş, tam da bu sürecin hemen ardından gelmesi nedeniyle kamuoyunda "bilinçli üretim freni" tartışmalarını alevlendirdi.

SOFRADAKİ YÜK: KİŞİ BAŞINA TÜKETİM ERİDİ
Gazi Kutlu'nun dikkat çektiği bir diğer kritik veri ise kişi başına düşen tüketim miktarları. Rakamlara göre Türkiye'de kişi başına yıllık tavuk eti tüketimi 2023'te 22,3 kilogram düzeyinde seyrederken, 2024'te 29,3 kilograma yükseldi ve 2025 sonunda 32,5 kilogramla tarihi bir zirveye ulaştı. Ancak 2026'nın ilk beş ayına ait veriler bu yükselişin tersine döndüğüne işaret ediyor. Nitekim nisan ayında 28,5 kilogram olarak hesaplanan kişi başına tüketim, mayıs itibarıyla 28 kilogramın altına geriledi.
Kutlu bu kırılmayı şu sözlerle özetledi: "İşte bindiği dalı kesiyor dediğim nokta burası. Geçen ay 28,5 kiloydu, şimdi 28,0 kiloya düştü. Bu inatlaşma gidişatı hiç hayra alamet değil."

SÖZ UÇAR, RAKAM KALIR
Gelinen noktada tablonun anlattığı hikâye açık: Bir yanda üretimini kısan sektör, diğer yanda sofrasından tasarrufa başlayan tüketici. Her iki dinamiğin aynı anda işlemesi, Türkiye'nin temel protein kaynakları arasında yer alan tavuk etinde yapısal bir kırılganlığa zemin hazırlıyor. Uzmanlara göre bu kısır döngünün kırılması için fiyat politikaları, üretici maliyetleri ve tüketici erişimi arasındaki dengenin bir an önce yeniden kurulması şart. Aksi hâlde hem üretici hem de tüketici açısından olumsuz sonuçlar kaçınılmaz görünüyor.





