SERCAN ENGEREK/MANŞETİZ- İzmir’de 60 yaşındaki Nurten Kandemir’in, lösemi tedavisi gören zihinsel engelli oğlu Ahmet Barış Kandemir’i vurarak intihar etmesi kamuoyunda büyük bir üzüntü yarattı. Yaşanan acı olayın ardından Urla Otizmle Yaşam Derneği, “Asıl sorgulanması gereken bir anne değil, aileleri yalnız bırakan sistemdir” ifadeleriyle sosyal destek mekanizmalarının yetersizliğine dikkat çekti. Trajediye tepki gösteren DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın ise bakım yükünün tamamen ailelerin omuzlarına bırakılmasını eleştirerek, “Kamucu bir devlet, insanları en zor günlerinde kaderleriyle baş başa bırakmaz” sözleriyle kamusal sorumluluk vurgusunda bulundu.
İzmir'in Urla ilçesinde 60 yaşındaki Nurten Kandemir, lösemi tedavisi gören 19 yaşındaki zihinsel engelli oğlu Ahmet Barış Kandemir’i tabancayla vurarak öldürdükten sonra intihar etti.
Yaşanan trajedi kamuoyunu derinden etkilerken engelli bireylerin de sorunlarını yeniden gündeme getirdi.
Nurten Kandemir, lösemi tedavisi gören 19 yaşındaki zihinsel engelli oğlu Ahmet Barış Kandemir’in bakımıyla yükümlüydü.
Urla Otizmle Yaşam Derneği tarafından konuya ilişkin yapılan açıklamada yaşanan acının, yalnızca bir ailenin trajedisi olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekildi.
Sosyal destek sistemlerinin yetersizliği eleştirilen açıklamada, “Engelli bireylerin ve ağır hastalıklarla mücadele eden çocukların ailelerinin yıllardır taşıdığı ağır bakım yükünü ve sosyal destek sistemlerinin yetersizliğini yeniden gündeme getirmelidir. Bir çocuğun sağlık, bakım ve yaşam sorumluluğunun büyük ölçüde ailesine, çoğu zaman da tek bir kişiye bırakıldığı bir sistem sürdürülebilir değildir. Bakım yükü ağır. Ekonomik yük ağır. Psikolojik yük ağır. Yalnızlık ağır” denildi.
“Asıl sorgulanması gereken bir anne değil!”
Urla Otizmle Yaşam Derneği, açıklamasında “Peki aileler tükenmeden önce onları kim destekliyor?” sorusu gündeme getirildi.
“Asıl sorgulanması gereken bir anne değil, aileleri yalnız bırakan sistemdir” denilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:
“Engelli bireylerin ve ailelerinin ekonomik, sosyal, psikolojik ve sağlık alanlarında düzenli ve erişilebilir desteğe ulaşabildiği güçlü bir sosyal destek sistemi artık bir ihtiyaç değil, bir zorunluluktur. Çağrımız nettir: Aileler tükenme noktasına gelmeden desteklenmeli, bakım yükü ailelerin kaderi olmaktan çıkarılmalı ve hiç kimse bu ağır yükü tek başına taşımak zorunda bırakılmamalıdır. Çünkü bir aileyi yalnız bırakmak, yalnızca bir aileyi değil; toplumsal sorumluluğumuzu da yalnız bırakmaktır.”
“Devlet kimin için var?”
Anne ile oğulun trajik ölümüyle ilgili bir açıklama da DEM Parti İzmir milletvekili İbrahim Akın’ndan geldi.
“Urla’da lösemi tedavisi gören engelli genç Ahmet Barış Kandemir ile annesi Nurten Kandemir’in yaşamını yitirmesi hepimizi derinden sarstı” diyen Akın, “Devlet kimin için var?” diye sordu!
Yaşanan elim olayın yalnızca bir “aile faciası” olarak görülmesinin, asıl faciayı görmezden gelmek olacağını hatırlatan Akın, “Yaşanan, ağır hastaların ve engellilerin bakım yükünün ailelerin omuzlarına bırakıldığı bir sistem krizidir. İnsanların en çaresiz anlarında onların yanında olmayan, bakım yükünü ailelerin sırtına yıkan bir devlet anlayışı halka hizmet etmiyor demektir” dedi.
“İnsanlar zor günlerinde kaderleriyle baş başa bırakılamaz”
İbrahim Akın, bakım, sağlık ve sosyal destek bir ailenin gücüne terk edilemeyeceğine dikkat çekti.
Devletin halkın yaşamını, sağlığını ve onurunu koruyan kamusal bir yapıya dönüştürülmesi için çağrıda bulunan Akın, şunları dile getirdi:
“Kamucu bir devlet, insanları en zor günlerinde kaderleriyle baş başa bırakmaz. Bakım, sağlık ve sosyal destek bir ailenin gücüne terk edilemez. Bunlar devletin kamusal sorumluluklarıdır. Devleti halkın yaşamını, sağlığını ve onurunu koruyan kamusal bir yapıya dönüştüremediğimiz sürece maalesef bu ve benzeri acıları yaşamaya devam edeceğiz. Ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyor, acılarını yürekten paylaşıyorum.”




