İstanbul siyasetinde 2022 yılında başlayan bir tartışmanın yargıya taşınmasıyla ortaya çıkan Ekrem İmamoğlu–Şadi Yazıcı davasında yeni aşamaya gelindi. Eski Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı’nın şikâyeti üzerine açılan ve Ekrem İmamoğlu’nun daha önce iki kez beraat ettiği dava, istinaf mahkemesinin usule ilişkin bozma kararı sonrasında yeniden görülmeye başladı.

Dosyanın son duruşması için İmamoğlu’nun 11 Eylül 2026’da hakim karşısına çıkması beklenirken, duruşmanın yapılacağı yer de değiştirildi. Daha önce İstanbul Anadolu Adliyesi olarak belirlenen duruşmanın, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü içerisindeki 6 No’lu duruşma salonunda yapılmasına karar verildi.

Davanın kamuoyunda yeniden gündeme gelmesinin nedenlerinden biri ise İmamoğlu hakkında bu dosya kapsamında hapis cezasının yanı sıra siyasi yasak talebinin de bulunması. Ancak burada önemli bir ayrım bulunuyor: Şadi Yazıcı dosyasında siyasi yasak talep edilen bir yaptırım olarak yer alıyor; bu dosyada verilmiş kesinleşmiş bir siyasi yasak kararı bulunduğu anlamına gelmiyor. İmamoğlu’nun daha önce siyasi yasakla sonuçlanan 2 yıl 7 ay 15 günlük hapis cezası ise Yüksek Seçim Kurulu üyelerine yönelik “hakaret” davasıyla ilgili farklı bir dosyaya ait.

Ekrem İmamoğlu 2

Tartışmanın başladığı gün

Dosyanın temelini oluşturan olay, 25 Ekim 2022’de Tuzla’da düzenlenen İleri Biyolojik Arıtma Tesisi 3. Etap Açılış Programı’nda yaşandı. Dönemin Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı ile dönemin İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu arasındaki siyasi gerilim, program sırasında karşılıklı açıklamalara dönüştü.

Yazıcı’nın konuşmasının ardından salonda yaşanan gerginlik üzerine kürsüye çıkan İmamoğlu, Yazıcı’ya yönelik çeşitli ifadeler kullandı. İmamoğlu’nun “O arkadaş burayı germeye gelmiş” ve “Kötü söz sahibine aittir” şeklindeki sözleri daha sonra dava dosyasının merkezine yerleşti.

Yazıcı ise söz konusu ifadelerin siyasi eleştiri sınırlarını aştığını savunarak hukuki süreç başlattı. Başlangıçta “hakaret”in yanı sıra halkı kin ve düşmanlığa tahrik, suç işlemeye tahrik ve iftira yönünden de şikâyet gündeme geldi. Ancak iddianamede bu suçlamaların tamamı üzerinden kamu davası yürütülmedi; İmamoğlu hakkında “kamu görevlisine alenen hakaret” suçlamasıyla yargılama süreci devam etti.

İmamoğlu daha önce iki kez beraat etti

Davayı diğer siyasi davalardan ayıran önemli noktalardan biri, İmamoğlu hakkında aynı dosyada daha önce iki kez beraat kararı verilmiş olması.

İlk yargılama basit yargılama usulüyle gerçekleştirildi ve İmamoğlu hakkında beraat kararı çıktı. Yapılan itirazın ardından dosya yeniden ele alındı ve mahkeme ikinci kez beraat kararı verdi.

Ancak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, dosyayı esastan farklı bir değerlendirmeyle değil, yargılama usulü yönünden bozdu. İstinaf mahkemesinin değerlendirmesine göre hakaret suçlaması bakımından dosyanın duruşmalı şekilde görülmesi gerekiyordu. Bunun üzerine beraat kararları kaldırılarak dosya ilk derece mahkemesine gönderildi ve yeniden yargılama süreci başladı.

Duruşmaya giderken araç arızası tartışması yaşandı

Yeniden görülen davanın 5 Haziran 2026 tarihli duruşması ise dava dosyasının kendisi kadar, İmamoğlu’nun duruşmaya götürülme biçimi nedeniyle de gündeme geldi.

İmamoğlu’nun Silivri’den İstanbul Anadolu Adliyesi’ne götürülmesi için cezaevi aracına bindirilmesinin ardından yaklaşık 60 kilometre yol alındığı, sonrasında aracın arızalandığı gerekçesiyle konvoyun Marmara Ceza İnfaz Kurumu’na geri döndüğü bildirildi. İmamoğlu duruşmaya bu nedenle SEGBİS üzerinden katıldı.

İmamoğlu, duruşma sırasında yaşananlara tepki göstererek aracın gerçekten arızalanıp arızalanmadığı konusunda şüpheleri olduğunu savundu. Ayrıca duruşmaya fiziksel olarak katılmasının engellendiğini ve ciddi psikolojik baskı altında olduğunu ifade etti. Mahkeme tarafı ise kendilerine sevkle ilgili yazı ulaştığını ve sanığın duruşmaya getirilebilmesi için gerekli işlemlerin yapıldığını belirtti.

Mahkeme, İmamoğlu’nun savunmasının fiziken alınabilmesi amacıyla duruşmayı 11 Eylül 2026 tarihine erteledi.

Duruşmanın adresi neden değişti?

Dosyanın 11 Eylül’de İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görülmesi beklenirken sonradan farklı bir karar alındı. Dosyaya bakan hakimin başka bir mahkemede görevlendirilmesinin ardından yeni hakim, duruşmanın Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü içerisinde bulunan 6 No’lu duruşma salonunda yapılmasına karar verdi.

Cezaevi yönetimine gönderilen yazıyla İmamoğlu’nun belirlenen tarih ve saatte duruşma salonunda hazır edilmesi istendi. Böylece daha önce sevk sırasında yaşanan araç arızası tartışmasının da gölgesinde, davanın yeni celsesi doğrudan İmamoğlu’nun bulunduğu cezaevi yerleşkesinde yapılacak şekilde planlandı.

Ekrem İmamoğlu 1

Şadi Yazıcı kimdir?

Davada adı geçen Şadi Yazıcı, 1971 yılında Erzurum’da dünyaya geldi. Ailesiyle 1974 yılında İstanbul’un Kartal ilçesine yerleşen Yazıcı, ilk, orta ve lise eğitimini burada tamamladı. Üniversite eğitimini Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde aldı ve doktor olarak meslek hayatına başladı.

Yazıcı, 1997 yılında Tuzla’da Tuzla Teşhis ve Tedavi Merkezi’ni kurarak özel sağlık sektöründe faaliyet gösterdi. Siyasete ise AK Parti’nin kuruluş sürecinde adım attı. AK Parti Tuzla Kurucu İlçe Başkanı olarak görev yapan Yazıcı, yaklaşık yedi yıl ilçe başkanlığı görevini sürdürdü.

Üç dönem Tuzla Belediye Başkanlığı yaptı

Şadi Yazıcı’nın siyasi kariyerindeki en önemli dönemeçlerden biri Tuzla Belediye Başkanlığı oldu. 2009 yerel seçimlerinde AK Parti’nin Tuzla Belediye Başkan adayı olarak seçimi kazanan Yazıcı, 2014 ve 2019 seçimlerinde de yeniden belediye başkanı seçildi. Böylece ilçede üç dönem belediye başkanlığı yaptı.

2024 yerel seçimlerinde ise yeniden aday gösterildi ancak seçimi CHP’nin adayı Eren Ali Bingöl kazandı. Yazıcı, 4 Nisan 2024’te görevini yeni belediye başkanına devrederek yaklaşık 15 yıllık belediye başkanlığı dönemini tamamladı.

Siyasetin yanı sıra yazarlık çalışmaları da bulunan Yazıcı’nın “İnsanın Teknolojik Yalnızlığı” ve “Demokrasi'nin Kısa Tarihi” isimli iki kitabı bulunuyor. Evli ve iki çocuk babası olan Yazıcı, 2024 yerel seçimlerinin ardından Tuzla’nın eski belediye başkanı olarak siyasi çalışmalarını sürdürdü.

İmamoğlu hakkında ne isteniyor?

Şadi Yazıcı’nın şikâyeti üzerine yürütülen dosyada İmamoğlu hakkında “kamu görevlisine alenen hakaret” suçlaması bulunuyor. Dosyanın farklı aşamalarında ceza talebinin kapsamına ilişkin farklı rakamlar haber kaynaklarında yer alsa da, 2026 yılındaki yeniden yargılama haberlerinde İmamoğlu hakkında 2 yıl 7 aya kadar hapis cezası ve siyasi yasak talebinden söz ediliyor.

Buradaki siyasi yasak talebinin hukuki sonucu doğurmuş kesinleşmiş bir karar olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. Bir başka ifadeyle, iddianamede veya savcılık talebinde siyasi yasak istenmesi ile mahkemenin sanık hakkında siyasi yasak uygulanmasına karar vermesi aynı hukuki durum değil.

Dava neden yeniden önem kazandı?

Şadi Yazıcı ile Ekrem İmamoğlu arasında 2022 yılında başlayan siyasi tartışmanın üzerinden yaklaşık dört yıl geçmesine rağmen dosyanın yeniden gündeme gelmesinde, İmamoğlu’nun halen tutuklu bulunduğu süreç ve davanın siyasi sonuç doğurabilecek bir yaptırım talebini içermesi etkili oldu.

İstanbul’da 14 Eylül Pazartesi ulaşım ücretsiz olacak mı? İşte 10 saatlik uygulamanın tüm ayrıntıları
İstanbul’da 14 Eylül Pazartesi ulaşım ücretsiz olacak mı? İşte 10 saatlik uygulamanın tüm ayrıntıları
İçeriği Görüntüle

Ayrıca İmamoğlu’nun daha önce beraat ettiği bir davada istinafın usul gerekçesiyle yeniden yargılama yapılmasına karar verilmesi, dosyanın hukuki seyri açısından dikkat çekiyor. Son duruşma öncesinde mahkeme salonunun Silivri’deki cezaevi kampüsüne taşınması da sürecin son aşamasındaki önemli gelişmelerden biri oldu.

11 Eylül 2026 itibarıyla ulaşılabilen güncel kaynaklarda bu Şadi Yazıcı dosyasında kesinleşmiş bir siyasi yasak kararı bulunduğuna dair doğrulanmış bir sonuç yer almıyor. Bu nedenle “İmamoğlu siyasi yasak aldı” ifadesi yerine, dosyada siyasi yasak talebinin bulunduğunu belirtmek hukuken daha doğru bir aktarım olacaktır.

Kaynak: HABER MERKEZİ