New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani’nin, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun eylül ayında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için şehre yapması planlanan ziyaret esnasında tutuklanması gerektiği yönündeki çağrısı, Washington ile yerel yönetim arasında diplomatik bir fırtına kopardı. Konuyla ilgili sessizliğini bozan ABD Başkanı Donald Trump, Netanyahu’nun ülkesinde bulunduğu süre zarfında herhangi bir yasal yaptırımla karşılaşmayacağını net bir dille ifade ederek tartışmalara noktayı koydu. Trump’ın açıklamaları, hem uluslararası hukuk tartışmalarını hem de yerel siyasetteki kutuplaşmayı yeni bir boyuta taşıdı.
TRUMP'TAN "DOKUNULMAZLIK" GÜVENCESİ VE İRAN VURGUSU
Başkan Donald Trump, New York Belediye Başkanı'nın tutuklama talebini sert bir dille reddederken, İsrail Başbakanı Netanyahu’ya tam destek verdiğini belirtti. Netanyahu’nun ABD topraklarında bulunduğu süre boyunca kesinlikle tutuklanmayacağının altını çizen Trump, İsrail'in bölgedeki stratejik konumunu savunarak dikkat çekici bir İran karşıtı söylem geliştirdi. Trump, Netanyahu’nun aslında son 47 yıldır Amerikan askerleri ve dünya genelindeki pek çok masum insan üzerinde tehdit oluşturan İran’a karşı bir mücadele yürüttüğünü savundu. Başkan, mevcut krizin asıl sorumlularının İran’ı yıkım sarmalına sürükleyen yapılar olduğunu vurgulayarak, geçmiş yönetimlerin bu meseleyi çözmekte yetersiz kaldığını öne sürdü.
ULUSLARARASI ADALET VE DİPLOMATİK İZOLASYON SARMALI
İsrail Başbakanı Netanyahu hakkındaki hukuki tartışmaların merkezinde, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) Kasım 2024 tarihli tutuklama kararı yer alıyor. Mahkeme, Gazze’de sivillere yönelik kasıtlı saldırılar, açlığın bir savaş silahı olarak kullanılması ve insanlığa karşı işlenen suçlar nedeniyle Netanyahu'nun cezai sorumluluğu bulunduğuna dair ikna edici deliller olduğunu hükme bağlamıştı. Bu kararın ardından Netanyahu, hareket alanını ciddi ölçüde kısıtlayan bir diplomatik izolasyonla karşı karşıya kaldı. Söz konusu tarihten bu yana Başbakan, UCM’nin yargı yetkisini tanımayan veya mahkeme ile iş birliği yapmayan ülkeler dışında neredeyse hiçbir dış temas kuramadı; yalnızca ABD ve Macaristan gibi müttefik olarak gördüğü sınırlı noktalara seyahat edebildi.
YEREL SİYASETTE GERİLİM: MAMDANİ’NİN ÇIKIŞI
New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani ise, Netanyahu’nun şehri ziyaret etme ihtimaline karşı tavrını netleştirerek UCM kararını referans gösterdi. Mamdani, Netanyahu’yu açık bir dille savaş suçlusu olarak nitelendirerek, kendisinin New York’a ayak basması durumunda yerel otoritenin harekete geçip tutuklama işlemlerini başlatması gerektiğini savunmuştu. Bu çıkış, İsrail ile diplomatik bağlarını korumaya çalışan Washington yönetimi ile insani değerler ve uluslararası hukuk üzerinden baskı yapan yerel yönetimler arasındaki derin görüş ayrılığını gözler önüne serdi. Eylül ayındaki Genel Kurul döneminde New York'ta yaşanacak muhtemel protestoların ve güvenlik tartışmalarının, şehirdeki siyasi tansiyonu daha da yükseltmesi bekleniyor.




