Aşırı sıcaklar ve Kentsel Isı Adası (KİA) etkisi, iklim krizinin geleceğe yönelik bir öngörüsü olmaktan çıkarak her yaz sokakları, şantiyeleri ve klimasız kapalı çalışma alanlarını birer sıcaklık tuzağına dönüştüren ciddi bir halk sağlığı sorununa dönüştü.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), aşırı sıcakları “görünmez mesleki tehlike” olarak tanımladı.

Betonlaşma, asfalt yüzeyler, yetersiz ağaçlık alanlar ve yoğun yapılaşma nedeniyle kent merkezlerinin kırsal alanlardan 3 ila 10 derece daha sıcak olduğu belirlendi.

Gece boyunca da sıcaklığın yüksek kalması, vücudun dinlenmesini ve serinlemesini engelledi.

DIŞ MEKÂN ÇALIŞANLARI EN BÜYÜK ISI YÜKÜNÜ TAŞIYOR

İnşaat, yol bakım, belediye temizlik personeli, tarım işçileri ve moto kuryelerin hem yüksek hava sıcaklığına hem de asfalt, araç motorları ve güneşten kaynaklanan ek ısı yüküne maruz kaldığı açıklandı.

Ağır fiziksel çalışma nedeniyle oluşan metabolik ısı ile birlikte bu durumun; ısı bitkinliği, sıvı kaybı, böbrek hasarı ve ölümcül olabilen ısı çarpması riskini önemli ölçüde artırdığı saptandı.

Moto kuryelerin koruyucu ekipmanlarının ise vücudun doğal soğuma mekanizmasını zorlaştırdığı görüldü.

KAPALI VE KORUNMASIZ ALANLARDA TIBBİ HATA RİSKİ ARTIYOR

Turizm sektöründeki mutfaklar, çamaşırhaneler ve havalandırması yetersiz alanlar ile klimasız hastane birimleri de yüksek riskli alanlar arasında yer alıyor.

Yüksek nem oranının terin buharlaşmasını engellediği, sağlık çalışanlarında yaşanan sıcaklık stresinin dikkat ve performans kaybına yol açarak tıbbi hata riskini artırırken, göçmenler, kayıt dışı çalışanlar ve ev işçilerinin de yalıtımsız konutlar ile yetersiz dinlenme olanakları nedeniyle sosyoekonomik açıdan en kırılgan grupları oluşturuyor.

AŞIRI SICAKLAR BİRÇOK KRONİK HASTALIĞI TETİKLİYOR

WHO verilerine göre aşırı sıcakların yalnızca ısı çarpmasına değil; böbrek yetmezliği, kalp-damar hastalıkları ve solunum sistemi sorunlarında da artışa yol açtığı kanıtlandı.

Kentsel Isı Adası bölgelerinde biriken hava kirliliği ve ozonun, özellikle dış ortam çalışanlarının sağlık riskini daha da yükselttiği kaydedildi.

Yüzde 60 nemdeki 30 derece sıcaklığın, kuru havadaki 38 dereceden daha tehlikeli olabildiği uzmanlarca rapor edildi.

DÜNYADA DİNAMİK ÇALIŞMA MODELLERİ UYGULANIYOR

Birçok ülkede işçi sağlığını korumak adına günün en sıcak saatlerinde çalışma yasağı (siesta) ile hava sıcaklığı, nem ve yapılan işin ağırlığına göre çalışma-dinlenme sürelerinin dinamik olarak düzenlenmesi gibi iki temel yaklaşım uygulanıyor.

Doğum sonrası şok diyetler anne sütünü riske atıyor
Doğum sonrası şok diyetler anne sütünü riske atıyor
İçeriği Görüntüle

Modern uygulamaların, sabit saat yasaklarından ziyade uluslararası kabul gören ısı stresi ölçütlerine dayalı esnek çalışma modellerini ön plana çıkarıyor.

HANGİ ÖNLEMLER ALINMALI?

Aşırı sıcakların artık yalnızca meteorolojik bir olay değil; işçi sağlığını, üretkenliği ve yaşam hakkını doğrudan etkileyen önemli bir iş sağlığı ve güvenliği sorunu olduğu netleşti.

Bu kapsamda yapısal önlemlerin alınması, çalışma saatlerinin yeniden düzenlenmesi, gölgelik dinlenme alanlarının oluşturulması ve temiz içme suyuna sürekli erişim sağlanması gerektiği vurgulandı.

Kentlerin soğuması için ağaçlandırma ve diğer pasif soğutma planlamalarının yapılmasının, sıcak hava dalgaları ile kentsel ısı adası etkisine uyum politikalarının temel unsuru olduğu hatırlatıldı.

Kaynak: HABER MERKEZİ