Almanya'nın kuzeyindeki Saksonya-Anhalt eyaletine bağlı Altmark bölgesinde, on yıllardır doğalgaz üretiminin sürdürüldüğü bir sahada 43 milyon ton lityum karbonat eşdeğeri (LCE) rezerv bulunduğu resmi olarak doğrulandı. Enerji şirketi Neptune Energy tarafından yürütülen jeolojik çalışmaların ardından uluslararası değerleme kuruluşu Sproule ERCE'nin hazırladığı ve CIM/NI 43-101 standartlarına uygun şekilde onayladığı rapor, bölgeyi dünya genelinde bilinen en büyük tek lokasyonlu lityum yataklarından biri haline getirdi. Söz konusu keşif, elektrikli araç bataryaları ile enerji depolama sistemlerinin temel hammaddesi olan lityumun Avrupa'da yerli kaynaklardan temin edilmesi açısından kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

ABD’nin İran operasyonu başladı: Hürmüz Boğazı’nda askeri kapasite neden hedef alındı?
ABD’nin İran operasyonu başladı: Hürmüz Boğazı’nda askeri kapasite neden hedef alındı?
İçeriği Görüntüle

Avrupa Doğalgaz Rezerv

REZERV NASIL DOĞRULANDI, SAHANIN GEÇMİŞİ NE?

Altmark sahası, 1969 yılından bu yana kesintisiz şekilde doğalgaz üretiminin sürdürüldüğü bir bölge olarak biliniyor. Neptune Energy, bu sahada halihazırda yürüttüğü Jeetze-L üretim lisansının yanı sıra Ağustos 2025'te portföyüne kattığı Milde AL, Milde BL ve Milde CL arama lisanslarıyla bölgedeki varlığını son dönemde genişletmişti. Şirketin sahada topladığı jeolojik veriler, Eylül 2025'te bağımsız bir denetimden geçirilmek üzere Sproule ERCE'ye iletildi. Kanada merkezli değerleme standardı CIM/NI 43-101'e göre yürütülen inceleme sonucunda 43 milyon ton LCE rezervin varlığı teyit edildi ve bu rakam Altmark'ı küresel ölçekte istisnai bir konuma taşıdı.

LİTYUM YERİN KAÇ METRE ALTINDA, HANGİ KAYAÇTA BULUNUYOR?

Bölgedeki lityum kaynağı, birçok bilinen yatağın aksine yüzeyde ya da tuz düzlüklerinde değil, yeryüzünün 3 bin 200 ile 4 bin metre derinliği arasında yer alan Rotliegend kumtaşı formasyonu ile bu formasyonun altındaki volkanik kayaç katmanlarında hapsolmuş durumda. Bilim insanlarının 86. EAGE Yıllık Konferansı'nda paylaştığı verilere göre, bu derinliklerdeki mineralize tuzlu su litre başına ortalama 375 miligram lityum içeriyor. Araştırmacılar, lityumun kökenini de büyük ölçüde aydınlattı: kaynağın, deniz suyunun buharlaşmasıyla değil, milyonlarca yıl boyunca 120 santigrat derecenin üzerindeki sıcaklıklarda volkanik kırıntılı kayaçlardaki mika minerallerinin kimyasal yollarla çözünmesiyle oluştuğu belirlendi. Derinlerdeki bu yüksek jeotermal sıcaklık, ileride lityum çıkarımıyla eş zamanlı jeotermal enerji üretilmesi ihtimalini de beraberinde getiriyor.

Avrupa Doğalgaz Rezerv 2

NEPTUNE ENERGY LİTYUMU NASIL ÇIKARACAK?

Şirket, Şili ve Arjantin'de yaygın olarak kullanılan geniş buharlaşma havuzlarına dayalı geleneksel yöntemi ya da Avustralya'da tercih edilen açık ocak madenciliğini değil, Doğrudan Lityum Ekstraksiyonu (DLE) adı verilen ve arazide çok daha az tahribata yol açan bir teknolojiyi tercih ediyor. Bu yöntemde yer altından çekilen tuzlu su kimyasal işlemlerden geçirilerek içindeki lityum ayrıştırılıyor; geri kalan sıvı ise tekrar aynı yeraltı rezervuarına pompalanarak sisteme geri veriliyor. Neptune Energy, teknoloji şirketi Lilac ile ortaklaşa yürüttüğü ve Ağustos 2025'te tamamlanan ikinci pilot projede iyon değişimi tekniğiyle pil sınıfı lityum karbonat üretmeyi başardı. Eylül 2025'in ortasında start alan üçüncü pilot çalışmada ise adsorpsiyon tabanlı alternatif bir yöntem test edilmeye başlandı. Şirketin "Boost: Yeni Enerji" adını verdiği strateji doğrultusunda, mevcut doğalgaz kuyuları ve boru hattı altyapısının yeniden kullanılması hem maliyetleri düşürüyor hem de çevresel etkiyi sınırlıyor.

KEŞİF AVRUPA'NIN LİTYUM BAĞIMLILIĞINI NASIL ETKİLEYECEK?

Dünyadaki bilinen lityum rezervlerinin yüzde 75'inden fazlası Şili, Arjantin ve Bolivya'nın oluşturduğu ve "Lityum Üçgeni" olarak adlandırılan bölgede bulunuyor. Ancak bu ülkelerde yürütülen çıkarım faaliyetleri, yeraltı su kaynaklarının hızla tükenmesi ve bölge ekosistemlerine verdiği zarar nedeniyle uzun süredir eleştiriliyor. Lityum ihtiyacının büyük bölümünü ithalat yoluyla karşılayan Avrupa Birliği ise 2023 yılında yürürlüğe soktuğu Kritik Hammaddeler Yasası ile 2030 yılına kadar stratejik mineral tüketiminin en az yüzde 10'unu kendi topraklarından karşılamayı hedefliyor. Altmark sahasının kapalı devre üretim modeli ve hazır enerji altyapısı sayesinde, bu hedefe kısa sürede katkı sağlayabilecek nadir projelerden biri olduğu değerlendiriliyor.

Avrupa Doğalgaz Rezerv 3

TİCARİ ÜRETİME GEÇMEDEN ÖNCE HANGİ ADIMLAR ATILACAK?

Altmark sahası şu aşamada henüz ticari üretime geçmiş değil. Neptune Energy'nin açıklamalarına göre, sürmekte olan pilot testlerin tamamlanmasının ardından sahada bir gösteri tesisi kurulacak ve bu tesis üzerinden yeraltı suyu etkileri, sıvı atıkların bertaraf yöntemleri ile genel saha yönetimini kapsayan çevresel izin süreçleri başlatılacak. Alman düzenleyici kurumlarından gerekli onayların alınmasının ardından entegre üretim tesisinin inşasına geçilmesi planlanıyor. Şirket yetkilileri, nihai üretim takviminin hem adsorpsiyon pilot testlerinin sonuçlarına hem de resmi izin süreçlerinin seyrine bağlı olarak netleşeceğini belirtiyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ