Konut piyasasında son yıllarda tırmanan kiracı-ev sahibi geriliminin odağında tahliye taahhütnamesi yer alıyor. Büyükşehirlerde ev bulmakta zorlanan vatandaşlar; barınma krizinin ortasında evi kiralayabilmek adına bu belgeyi istemeyerek de olsa imzalamak zorunda kaldıklarını belirtiyor. Mülk sahiplerinin evi daha sonra daha yüksek bedellerle yeniden kiralamak amacıyla bir “pazarlık ve tahliye kozu” olarak kullandığı öne sürülen bu uygulama, yargı organlarında da benzeri görülmemiş bir dava yoğunluğuna yol açtı.
“Evi Tutabilmek İçin İmzalamak Zorunda Kalıyoruz”
Özellikle büyükşehirlerde kiralık konut arzının yetersizliği ve artan fiyatlar, kiracıları ev sahiplerinin sunduğu şartları kabul etmeye mecbur bırakıyor. Birçok kiracı, kontratın yanında dayatılan tahliye taahhütnamesini imzalamadığı takdirde evin kendisine verilmediğini vurguluyor.
Bu durum, taraflar arasındaki güven ilişkisini zedelerken, kiracıların barınma güvencesini de ciddi şekilde tehdit ediyor.

Gayrimenkul Hukuku Uzmanları Uyarıyor: İmza Tarihi Hayati Önemde!
Gayrimenkul hukuku uzmanlarına ve Türk Borçlar Kanunu (TBK m. 352/1) hükümlerine göre, tahliye taahhütnamesinin hukuken geçerli sayılabilmesi için belirli şartlar gerekiyor:
Aynı Gün İmzalanırsa Geçersiz: Taahhütname, kira sözleşmesiyle aynı gün veya sözleşme yapılmadan önce imzalattırıldıysa iradenin sakatlandığı kabul ediliyor ve belge hukuken geçersiz sayılıyor.
Fiili Teslimden Sonra Olmalı: Belgenin ancak evin fiilen teslim edilmesinden ve sözleşme tarihinden makul bir süre geçtikten sonra, kiracının özgür iradesiyle düzenlenmesi durumunda hukuki bağlayıcılığı bulunuyor.
Buna rağmen, ev sahipleri tarafından kiralama sürecinin rutin bir parçası haline getirilen ve tarihi boş bırakılarak aldırılan taahhütnameler piyasada istikrarsızlığı körüklüyor.

Arabuluculuk ve Yargıda Dava Rekoru
Tahliye taahhütnamelerine dayanılarak başlatılan icra takipleri ve açılan tahliye davaları, sulh hukuk mahkemelerinin iş yükünü rekor seviyelere çıkardı. Kira uyuşmazlıklarında zorunlu arabuluculuk şartı bulunsa da tarafların anlaşamaması üzerine dosya doğrudan yargıya taşınıyor.
Uzmanlar; hem kiracıların mağduriyetini engellemek hem de belgeyi hukuka uygun şekilde kullanan dürüst ev sahiplerini korumak adına sıkı denetim ve yaptırım mekanizmalarının devreye sokulması gerektiğini ifade ediyor.




