KENAN YEŞİL/MANŞETİZ- İzmir’de, tutuklu belediye başkanları, belediye personelleri ve eski il ve ilçe belediye başkanlarını, Buca Kırklar Cezaevi ve Aliağa Şakran Cezaevinde ziyaret eden Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) eski İzmir Milletvekili Atila Sertel, Cezaevi ziyaretinin ardından tutuklu belediye başkanlarının durumuna ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Sertel, Seferihisar Belediyesi'ne yönelik yürütülen rüşvet soruşturması kapsamında tutuklanan ve İçişleri Bakanlığı tarafından görevinden alınan eski Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin'in sağlık durumuna yönelik ciddi uyarılarda bulundu.
Yetişkin’in ağır böbrek yetmezliği ile mücadele ettiğini belirten Sertel, hayati tehlikeye dikkat çekerken, bugüne kadar cezaevlerindeki hak ihlallerinde, hukuki adaletsizliklerde veya sağlık hakkı gasp edildiğinde en önde ses çıkaran İzmir Barosu ve İzmir Tabip Odası’na yaşanılan süreçte sessiz kalmasına da tepki gösterdi.

"Gece acil bir şey olsa hesabını kim verecek?"
İsmail Yetişkin’in ağır böbrek yetmezliği ile mücadele ettiğini belirten Sertel, hayati tehlikeye dikkat çekerek, "İsmail Yetişkin Başkanımız haftada üç gün, dört saat boyunca diyaliz makinesine bağlanmak zorunda. Cezaevi şartlarında bu tedaviyi sürdürmek zaten zorken, gece yarısı yaşanabilecek acil bir sağlık krizinde hastaneye kaldırılması saatler alıyor. Bu koşullar altında onu içeride tutmak, sağlığını kalıcı olarak riske atmaktır. Kaçma şüphesi olmayan, yeri yurdu belli bir belediye başkanının tutuksuz yargılanması hukuki bir zorunluluktur" diye konuştu.
Sertel, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Başsavcılığa çağrıda bulundu.

İzmir Barosu ve İzmir Tabip Odası’na tepki
Atila Sertel, bugüne kadar cezaevlerindeki hak ihlallerinde, hukuki adaletsizliklerde veya sağlık hakkı gasp edildiğinde en önde ses çıkaran İzmir Barosu ve İzmir Tabip Odası’na yaşanılan süreçte sessiz kalmasına da tepki gösterdi.
Atila Sertel, sitemini şu sözlerle dile getirdi:
“İsmail Yetişkin için İzmir Tabip Odası'nın ve İzmir Barosu'nun çağrı yapmasını bekliyorum. Buradan da kendilerine çağrı yapıyorum. Sağlık çok önemli, bu arkadaşımızın başına bir şey gelirse sorumlusu kim olacak? Çünkü haftada 3 gün 4 saat cezaevinde diyalize giriyor.”





