Marmara Denizi'nde beklenen olası büyük depreme ilişkin bilim insanlarından dikkat çeken değerlendirmeler gelmeye devam ediyor. Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, farklı jeofizik yöntemlerle elde edilen verileri analiz ederek Ana Marmara Fayı’nın adeta röntgenini çekti. Bektaş, Orta Marmara Sırtı altında 60 kilometre genişliğinde devasa bir "sıcak ateş topu" (kabuk–üst manto termal domu) bulunduğunu belirterek, bu yapının 6 ve üzeri büyüklüğünde depremler üretme potansiyeline katkıda bulunduğunu vurguladı.
"Ana Marmara Fayı'nın Röntgeni M6+ Fısıldıyor"
Farklı jeofizik yöntemlerden (3B gravite, Curie derinliği, ısı akısı, 3B manyetotellürik özdirenç ve sismisite) elde edilen verilerin ortak bir jeodinamik modele işaret ettiğini söyleyen Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada "Ana Marmara Fayı'nın Röntgeni M6+ fısıldıyor" ifadelerini kullandı.
Bektaş’ın paylaştığı modele göre; Orta Marmara Sırtı altında 50 kilometre derinliğe kadar uzanan ve yaklaşık 60 kilometre genişliğe sahip sıcak bir kabuk–üst manto termal domu yer alıyor. Bu devasa sıcak kütlenin üzerinde ise deprem üreten (sismojenik) oldukça ince bir yer kabuğu bulunuyor.

Fay Zonu Mekanik Olarak Zayıflıyor
Söz konusu termal yapının fay hattı üzerindeki mekanik etkilerine değinen Prof. Dr. Bektaş, bu kütlenin etrafındaki yaklaşık 40 kilometre genişliğindeki fay zonuna sürekli olarak gaz ve sıcak su gibi akışkanlar salgıladığını ifade etti.
Bu akışkanların fayı mekanik anlamda zayıflattığını ve faydaki sürünme (creep) hareketini kolaylaştırdığını aktaran Bektaş, yapının çoğunlukla 6 ve üzeri büyüklükteki depremlerin tetiklenmesine veya oluşmasına katkı sunduğunu bildirdi.

Benzer Mekanizma Parkfield’da da Var
Bu jeolojik mekanizmanın sadece Marmara’ya özgü olmadığının altını çizen Prof. Dr. Osman Bektaş, dünyadaki benzer fay hatlarından örnek verdi. Bektaş, Amerika Birleşik Devletleri'nde yer alan San Andreas Fayı'nın M6+ büyüklüğünde depremler üreten Parkfield sürünme kesiminde de benzer bir yapının manyetotellürik çalışmalar ve derin sondajlarla araştırılıp tespit edildiğini hatırlattı.




