SERCAN ENGEREK/MANŞETİZ- Çeşme'de doğal SİT alanındaki hazine arazisine kurulması planlanan Güneş Enerji Santrali (GES) projesine Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) olumlu kararı çıktı. Piyasa değeri 240 milyon dolar olan 600 dönümlük hazine arazisinin Enerjisa’ya 49 yıllığına tahsis edilmek üzere olduğuna dikkat çeken Çeşme Çevre Derneği Çeşme Çevre Derneği (ÇEŞÇEP) Başkanı Dr. Ahmet Güler, “Burada asıl amacın enerji üretimi değil, gelecekte değerlenecek bu arazinin uzun vadeli tahsisle ele geçirilmesi olduğu açıktır” dedi.

Çeşme’nin Musalla Mahallesi Sarnıç mevkiinde yer alan doğal SİT statüsündeki tarım arazileri üzerine kurulması planlanan GES projesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı “ÇED olumlu” kararı verdi.

Proje alanı olan yaklaşık 600 dönümlük hazine arazisinin, Enerjisa şirketine 49 yıllığına tahsis edilme aşamasına geldiği öğrenildi.

“Yenilenebilir enerji’ bahanesiyle devredecekler”

ÇEŞÇEP Başkanı Dr. Ahmet Güler, söz konusu alanın piyasa değerinin yaklaşık 240 milyon dolar olduğu belirterek şunları söyledi:

Çeşmelilere ait yaklaşık 600 dönümlük hazine arazisinin yüzde 40’ı Sabancı Holdinge, yüzde 40’ı ise Alman EON şirketine ait olan Enerjisa’ya 49 yıllığına tahsis edilmek üzeredir. Güncel piyasa koşullarında bu büyüklükte, denize ve Çeşme-Alaçatı'ya bu kadar yakın, turizm potansiyeli yüksek bir arazinin değeri değerlendirmemize göre yaklaşık 240 milyon doları bulmaktadır.”

Güler, söz konusu arazinin Enerjisa’ya devredilmek istenmesini “Halkın ortak varlığının, adı ‘yenilenebilir enerji’ olan bir bahaneyle özel sermayeye ve yabancı bir şirkete devredilmesinden başka bir şey değildir” diye nitelendirdi.

Çeşme'de 240 milyon dolar değerindeki SİT alanına GES için ÇED onayı çıktı. Çeşme Çevre Derneği Çeşme Çevre Derneği Başkanı Dr. Ahmet Güler, karara tepki göstererek “Halkın ortak varlığının, adı ‘yenilenebilir enerji’ olan bir bahaneyle özel sermayeye ve yabancı bir şirkete devredilmesinden başka bir şey değildir. Çeşme'nin hazine arazisi Sabancı ve Alman EON’a peşkeş çekiliyor” diye tepki gösterdi.

“Arazi uzun vadeli tahsisle ele geçirilecek”

Asıl amacın “enerji üretimi olmayıp gelecekte değerlenecek bu arazinin uzun vadeli tahsisle ele geçirilmesi” olduğunu vurgulayan Güler, şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’nin güneş enerjisi verimliliği açısından daha uygun, tarım dışı, verimsiz ve alternatif binlerce hektar arazisi varken; bu yatırımın ısrarla Çeşme’nin en kıymetli, denize ve Alaçatı'ya en yakın, ileride turizme hizmet edebilecek doğal SİT alanında yapılmak istenmesinin tesadüf olmadığını düşünüyoruz. Burada asıl amacın enerji üretimi değil, gelecekte değerlenecek bu arazinin uzun vadeli tahsisle ele geçirilmesi olduğu açıktır. Ayrıca Türk vatandaşlarına vize dahi vermeyen bir ülkenin şirketine yapılmış olması, Çeşme halkının vicdanında ayrı bir yara açmaktadır. Kendi topraklarımızın, bize kapısını kapatan bir ülkenin sermayesine bu şekilde devredilmesini kabul etmiyoruz.

Çeşme halkı GES istemiyor

Üç yıla yayılan proje sürecinde Çeşme halkı doğal SİT statüsündeki tarım arazileri üzerine GES kurulmasına karşı mücadele verdi.

Çeşme Kent Konseyi ve çevre dernekleri nihai ÇED raporuna resmi itirazda bulundu. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı da tarım arazilerinin amacı dışında kullanılmaması gerektiği yönündeki görüşünü yazılı olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına sundu.

Çeşme Kent Konseyi, Çeşme Çevre Derneği ve birçok sivil toplum kuruluşu nihai ÇED raporuna resmi ve gerekçeli itirazda bulunarak “ÇED olumsuz” kararı talep etti.

Halkın iradesi neden yok sayıldı?

Süreçte ÇED için halkın katılımı toplantılarının iki kez fiilen engellendiğine dikkat çeken Dr. Güler, şunları söyledi:

“Yüzlerce Çeşmeli ‘bilgilendirilmek dahi istemiyoruz, bu projeyi istemiyoruz’ diyerek tepkisini defalarca ortaya koymuştur. Tüm bu itirazlara, tepkilere ve resmi kurum görüşlerine rağmen Bakanlık, halkın hiçbir görüşünü dikkate almadan projeye onay vermiştir. Bu durum, ÇED mevzuatının temel unsuru olan ‘halkın katılımı’ ilkesinin bu proje özelinde kâğıt üzerinde kaldığını, sürecin baştan itibaren sonucu belli bir formaliteye dönüştürüldüğünü göstermektedir. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, ‘ÇED olumlu’ kararı vererek Çeşme halkının iradesini tamamen yok saymıştır.”

Çeşme'de 240 milyon dolar değerindeki SİT alanına GES için ÇED onayı çıktı. Çeşme Çevre Derneği Çeşme Çevre Derneği Başkanı Dr. Ahmet Güler, karara tepki göstererek “Halkın ortak varlığının, adı ‘yenilenebilir enerji’ olan bir bahaneyle özel sermayeye ve yabancı bir şirkete devredilmesinden başka bir şey değildir. Çeşme'nin hazine arazisi Sabancı ve Alman EON’a peşkeş çekiliyor” diye tepki gösterdi.

Hukuki süreç başlatılıyor; dava açılacak

ÇEŞÇEP Başkanı Dr. Ahmet Güler, Çeşme’nin sakızıyla, enginarıyla, kavunuyla, zeytiniyle üretim yapan, on iki ay boyunca yaşayan ve yaşatan bir toprak olduğunu vurguladı. “Bu topraklar, halkın açık iradesine rağmen hiçbir bedel ödemeden, hiçbir hesap verilmeden şirketlere devredilemez” diyen Güler, ÇEŞÇEP’in taleplerini şöyle sıraladı:

Altın sarısı kumuyla ünlü Ilıca’da kirlilik isyanı: Geldiğimize pişman olduk
Altın sarısı kumuyla ünlü Ilıca’da kirlilik isyanı: Geldiğimize pişman olduk
İçeriği Görüntüle

-Bu ÇED olumlu kararına karşı yasal itiraz ve dava süreçlerini derhâl başlatacağız.

-Bakanlığı, halkın açık ve defalarca ortaya koyduğu iradesini dikkate alarak kararını gözden geçirmeye davet ediyoruz.

-Çeşme'ye ait hazine arazilerinin, kamu yararı gözetilmeksizin özel ve yabancı sermayeye tahsis edilmesine son verilmesini talep ediyoruz.

-Tüm Çeşme halkını, sivil toplum kuruluşlarını ve kent konseylerini bu haksız karara karşı ortak mücadeleye davet ediyoruz. Çeşme halkı, doğasına, tarımına ve geleceğine sahip çıkmaya kararlıdır ve bu mücadeleyi hukuki ve toplumsal olarak sonuna kadar sürdürecektir.

Muhabir: SERCAN ENGEREK