KENAN YEŞİL/MANŞETİZ- Türkiye’de son dönemde art arda yaşanan ve can kayıplarıyla sonuçlanan bisiklet kazaları, trafikteki güvenlik açığını ve yasal yaptırımların yetersizliğini yeniden gündeme taşıdı. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bisikletli Ulaşımı Geliştirme Derneği (BUGEP) Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Karakuş, mevcut mevzuatın bisikletlileri korumakta yetersiz kaldığına işaret ederek caydırıcı yasal düzenlemelerin şart olduğunu ifade etti.
Mevcut kanun günümüz ihtiyaçlarını karşılamıyor
Bisikletli ölümlerinin altında yatan temel nedenin yasalardaki boşluklar olduğunu dile getiren Karakuş, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’ndaki bisikletle ilgili hükümlerin çok eski tarihlerde kaldığını belirterek, "Kanunda yer alan 'Bisiklet bir taşıttır, karayolunun sağında diğer araçlarla eşit haklara sahiptir ve sağdan gidebilir' tanımı oldukça yüzeysel. Günümüzün yoğun ve hızlı trafik akışında bu tanımlamanın mutlaka genişletilmesi ve bisikletlilerin haklarının net çizgilerle güvence altına alınması gerekiyor" dedi.

Yasa tasarısı Adalet Bakanlığı’nda bekliyor
Türkiye çapında 100’den fazla sivil toplum kuruluşunun bir araya gelmesiyle oluşan Bisikletli Yaşam Platformu çatısı altında yürüttükleri girişimlere değinen Karakuş, hazırladıkları kapsamlı kanun teklifini Adalet Bakanlığı’na ilettiklerini aktardı. Düzenlemenin torba yasa kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşınmasını beklediklerini kaydeden Karakuş, teklifteki kritik maddeleri şu şekilde sıraladı:
“Sürücülerin bisikletlileri sollarken en az 1,5 metre güvenlik mesafesi bırakmasının zorunlu hale getirilmesi. Bisikletlilerin arkasından gelinerek korna çalınmasının, taciz ve yol üzerinde sıkıştırma eylemlerinin engellenmesi. Bisiklet kullanıcılarının karayolundaki haklarının özel cezai yaptırımlarla korunması.”

Mevcut cezalar caydırıcılıktan uzak
Trafikte hız ve alkol denetimlerinde uygulanan sert yaptırımların bir benzerinin bisikletlilere yönelik ihlallerde de işletilmesi gerektiğini savunan Karakuş, mevcut yargı sürecindeki cezasızlık algısına dikkat çekerek, “Şu anda bir bisikletliye çarptığınızda, kaza ölümle sonuçlansa dahi sürücünün neredeyse hiçbir infaz yatırı olmuyor. Yargılama sürecinde birkaç ay ceza alınıp serbest kalınabiliyor; ehliyetler geri veriliyor ve sürücü ceza puanı dahi almadan trafiğe çıkmaya devam edebiliyor. Caydırıcı bir yasal yaptırım bulunmadığı sürece bu kazaların önüne geçmek mümkün değil. Bisikletlilerin can güvenliğini sağlayacak yasal düzenlemeler hayata geçene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.




