Formula 1'in bu hafta sonu Spielberg'de düzenlenecek Avusturya Grand Prix'si, FIA tarafından resmi olarak "sıcaklık tehlikesi" kategorisine alınan yarışlar listesine eklendi. Red Bull Ring pistinde yapılan son hava tahminleri, hafta sonu boyunca sıcak ve kuru bir atmosferin hakim olacağını gösteriyor; yarış günü hava sıcaklığının 31 derecenin üzerine çıkması, pist yüzeyinin ise 50 dereceyi aşması bekleniyor.
Bu gelişmeyle birlikte Avusturya, geçen sezon Singapur ve Amerika Birleşik Devletleri'nde düzenlenen yarışların ardından bu özel statüye giren üçüncü grand prix olma özelliğini taşıyor. FIA'nın bu kararı, pilotların aşırı sıcaklık koşullarında güvenliğini korumak amacıyla devreye giren bir önlemler paketini otomatik olarak tetikliyor.

SOĞUTMA YELEKLERİ DEVREYE GİRİYOR
Sıcaklık tehlikesi ilanının en önemli sonucu, pilotlara sıvı soğutmalı yelek giyme hakkının tanınması oluyor. Bu sistemde genellikle glikol bazlı bir sıvı, kuru buzla dolu bir tanktan geçirilerek pilotun yarış tulumunun altındaki devreye pompalanıyor ve böylece vücut sıcaklığının kontrol altında tutulması sağlanıyor.
Ancak teknolojinin kendine has zorlukları da bulunuyor. Sistem zaman zaman pilotun kokpit içindeki hareket konforunu kısıtlayabiliyor. Daha kritik bir sorun ise kuru buzun tükenmesi durumunda ortaya çıkıyor; bu noktada soğutma devresi artık pilotu serinletmek yerine aracın kendi ısısını taşımaya başlayabiliyor, bu da sistemin işlevini tam tersine çevirebiliyor.
F1 teknik regülasyonları, bu ek donanımın getirdiği ağırlığı dengelemek için net bir düzenleme içeriyor. Soğutma yeleği kullanan pilotların araçlarının minimum ağırlığına beş kilogram ekleniyor. Yelek giymeyi tercih etmeyen pilotlar için de eşitlik ilkesi işletiliyor; bu pilotların araçlarına da rekabet avantajı doğmaması için aynı oranda ağırlık ilave ediliyor.
RUSSELL SİSTEMDEN MEMNUN, VERSTAPPEN ŞÜPHECİ
Grand Prix Pilotlar Birliği'ni temsil eden Mercedes pilotu George Russell, geçen sezon Singapur'da zafere giderken kullandığı soğutma yeleğine ilişkin olumlu görüşlerini paylaştı. Russell, herkesin yeleği konforlu bulmadığını ancak zamanla kişisel tercihlere göre uyarlanabileceğini düşündüğünü belirtti. Russell'a göre kokpit ısısının 60 dereceye yaklaştığı ve nem oranının yüzde 90'a ulaştığı yarışlarda araç içi gerçek bir saunaya dönüşüyor; bu nedenle pilotlar bu tür bir çözümü memnuniyetle karşılıyor.

Buna karşılık, başta Max Verstappen olmak üzere bazı pilotlar sistemin konforsuzluğuna ve teknik sorunlarına dikkat çekerek temkinli bir tavır sergiliyor. Hollandalı pilotun bu konudaki çekinceleri, paddock içinde yeleğin henüz herkes tarafından benimsenmediğini ortaya koyuyor.
KATAR'DAKİ KRİZ KURALIN TEMELİNİ OLUŞTURDU
Sıcaklık tehlikesi protokolünün kökeni, 2023 yılında düzenlenen Katar Grand Prix'sine kadar uzanıyor. O yarışta yaşanan ekstrem sıcaklık koşulları, birden fazla pilotun bayılma noktasına gelmesine ve tıbbi müdahale gerektiren ciddi sağlık sorunları yaşamasına neden olmuştu. Esteban Ocon'un kaskının içine kusması ve Logan Sargeant'ın kokpit içindeki dayanılmaz şartlar nedeniyle yarıştan çekilmek zorunda kalması, FIA'yı yeni güvenlik düzenlemeleri getirmeye yöneltmişti.
Bu geçmiş tecrübenin ardından oluşturulan sistem, artık her sezon belirli pistlerde devreye giriyor ve pilotların aşırı sıcaklık koşullarında sağlıklarını koruyabilmesi için ek bir güvenlik katmanı sunuyor. Avusturya'da bu hafta sonu yaşanacaklar, sistemin pratikteki etkinliğini bir kez daha test edecek.





