Schengen Bölgesi’ne seyahat edecek AB dışı yolcular için sınır kontrollerinde yeni bir aşamaya geçildi. Avrupa Birliği’nin Giriş-Çıkış Sistemi’nde yoğun dönemlerde uygulanan geçici esnekliğin 6 Eylül’de sona ermesiyle birlikte biyometrik kontrollerin daha düzenli şekilde uygulanması bekleniyor. Havayolları ise oluşabilecek işlem yoğunluğuna karşı yolcuların uçuşlarından en az üç saat önce havalimanında olmasını tavsiye ediyor.

Sengen Vize 1

Avrupa yolculuklarında sınır kontrolü değişti

Avrupa’ya seyahat planlayanların havalimanında geçireceği süre artık yalnızca check-in, bagaj teslimi ve güvenlik kontrolüyle sınırlı olmayabilir. Schengen Bölgesi’nin dış sınırlarında kullanılan yeni dijital sistem, AB ve bazı Avrupa ülkeleri dışındaki ülkelerin vatandaşları açısından giriş-çıkış prosedürlerini değiştirdi.

Avrupa Birliği’nin Entry/Exit System (EES) olarak adlandırdığı Giriş-Çıkış Sistemi, kısa süreli seyahat amacıyla Schengen Bölgesi’ne gelen AB dışı yolcuların sınır hareketlerini dijital ortamda kayıt altına alıyor. Sistem kapsamında seyahat belgesi bilgilerinin yanı sıra biyometrik veriler de sisteme işleniyor. Avrupa Komisyonu’na göre sistem, pasaportlara uygulanan geleneksel damga yönteminin yerini dijital kayıtlara bırakıyor.

Yeni uygulama özellikle ilk kayıt sırasında yolcular açısından daha fazla işlem anlamına gelebiliyor. Yolcuların yüz görüntüsü ve parmak izi gibi biyometrik bilgilerinin alınması, sınır geçişindeki işlemlerin önceki döneme kıyasla farklı ilerlemesine neden oluyor.

Sengen Vize 2

Geçici esneklik 6 Eylül’de sona erdi

EES’nin devreye alınması bir anda bütün sınır kapılarında aynı yoğunlukta uygulanmadı. Sistem 12 Ekim 2025’te kademeli olarak kullanılmaya başlanırken, 10 Nisan 2026 itibarıyla Schengen dış sınırlarında tam operasyonel hale getirildi.

Yaz döneminde yoğunluğun özellikle arttığı sınır noktalarında biyometrik kayıt işlemlerinin geçici olarak esnetilmesine imkan sağlayan uygulama bulunuyordu. Ancak bu geçiş dönemi kapsamında tanınan esnekliğin 6 Eylül 2026 itibarıyla sona ermesi, sınır kontrollerinde yeni bir sürecin başlamasına yol açtı. Avrupa basınında da bu tarihin ardından havalimanları ve diğer sınır geçiş noktalarında bekleme sürelerinin yeniden gündeme gelebileceğine dikkat çekildi.

Bu nedenle özellikle Avrupa’ya yoğun seyahat gerçekleştirilen merkezlerde yolcuların sınır kontrolü için daha fazla zaman ayırması önem kazandı.

Başkan Kasapoğlu: Finansmana erişim kolaylaşmalı
Başkan Kasapoğlu: Finansmana erişim kolaylaşmalı
İçeriği Görüntüle

Havayollarından yolculara üç saat uyarısı

Yeni uygulamanın sınır kontrol noktalarında ek işlem oluşturabileceğine dikkat çeken hava yolu şirketleri, yolcuları havalimanına daha erken gelmeleri konusunda uyarıyor.

AJet tarafından yapılan duyuruda, Avrupa havalimanlarında yeni giriş-çıkış sistemleri nedeniyle pasaport ve güvenlik kontrollerinde yoğunluk yaşanabileceği belirtildi. Şirket, işlemlerin aksaması riskine karşı yolcuların uçuş saatinden en az üç saat önce havalimanında hazır bulunmasını istedi.

Buradaki üç saatlik süre, yeni sistem nedeniyle Avrupa’ya giden bütün uçuşların mutlaka üç saatlik bir pasaport kontrolüne tabi tutulacağı anlamına gelmiyor. Havayollarının amacı, check-in, bagaj teslimi, güvenlik ve sınır kontrolü gibi aşamalarda oluşabilecek beklemeler için yolculara ilave zaman bırakmak.

Nitekim Türkiye’deki havalimanlarının dış hat yolcu rehberlerinde de uluslararası uçuşlar için genel olarak uçuş saatinden en az üç saat önce terminalde olunması öneriliyor.

Sengen Vize 3

EES hangi yolcuları kapsıyor?

EES, Schengen Bölgesi’ne kısa süreli ziyaret amacıyla seyahat eden AB vatandaşı olmayan yolcular için uygulanıyor. Avrupa Komisyonu, sistemin 29 Avrupa ülkesinin dış sınırlarında kullanıldığını belirtiyor.

Kısa süreli ziyaret kapsamında seyahat eden kişiler için sistemde pasaport ve seyahat belgesi bilgileri, giriş-çıkış kayıtları ile biyometrik veriler tutuluyor. AB ülkelerinin vatandaşları ile İzlanda, Lihtenştayn, Norveç ve İsviçre vatandaşları ise EES kapsamında kayıt altına alınmıyor. Bazı oturum izni ve uzun süreli vize sahipleri de sistemin uygulandığı kategoriler dışında kalabiliyor.

Dolayısıyla Türkiye’den Schengen ülkelerine turistik veya kısa süreli seyahat gerçekleştirecek yolcular açısından uygulama doğrudan önem taşıyor.

İlk girişte işlem daha uzun sürebilir

Sistemin yolcular açısından en belirgin farklarından biri, ilk kayıt aşamasında biyometrik verilerin alınması. Avrupa Birliği'nin açıklamalarına göre sistem, giriş ve çıkışların dijital biçimde kaydedilmesini ve daha sonraki sınır geçişlerinde kimlik doğrulamasının sistem üzerinden yapılmasını amaçlıyor.

Bu nedenle seyahat planı yapanların yalnızca uçağın kalkış saatini değil, havalimanına ulaşım, terminal girişleri, check-in, bagaj işlemleri ve sınır kontrolündeki olası beklemeleri de hesaba katması gerekiyor.

Özellikle ilk kez EES kaydı yapılacak kişiler açısından işlemlerin daha uzun sürebilmesi, yoğun uçuş saatlerinde havalimanlarındaki toplam bekleme süresini artırabilecek faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.

Avrupa’da bekleme süreleri neden gündemde?

EES’nin temel amacı sınır geçişlerini dijitalleştirmek, fazla kalış yapan kişilerin tespitini kolaylaştırmak ve sahte belge ya da kimlik kullanımına karşı güvenliği artırmak. Avrupa Komisyonu, sistem sayesinde yolcuların giriş ve çıkışlarının daha doğru biçimde takip edileceğini ve sınır yönetiminin güçlendirileceğini belirtiyor.

Ancak uygulamanın operasyonel boyutu özellikle yoğun seyahat dönemlerinde tartışma konusu oldu. Avrupa'da bazı havaalanları ve sınır geçiş noktalarında teknik altyapı, personel kapasitesi ve biyometrik işlem sürelerinin kuyruklara neden olabildiğine ilişkin haberler yayımlandı. Avrupa seyahat sektöründen bazı kuruluşlar da yoğunluk riskine karşı esneklik süresinin uzatılması çağrısında bulundu.

Bu nedenle 6 Eylül sonrasında özellikle büyük Avrupa havalimanlarında sınır kontrolünün seyahat planının daha kritik bir parçası haline gelmesi bekleniyor.

Sengen Vize 4

Türkiye’den Avrupa’ya uçacaklar neye dikkat etmeli?

Türkiye’den Schengen Bölgesi’ne gidecek yolcular açısından en önemli nokta, uçuş öncesindeki zaman planlaması olacak. Üç saatlik tavsiye, yolcuların terminale son anda ulaşmasının doğurabileceği riskleri azaltmayı amaçlıyor.

Uçuştan önce çevrim içi check-in yapılmış olsa dahi dış hat yolcularının güvenlik ve pasaport kontrollerinden geçmesi gerektiği unutulmamalı. Bagaj teslim edecek yolcuların ise havayolunun bagaj kabul süresini ayrıca hesaba katması gerekiyor.

Özellikle sabah erken saatlerde, hafta sonlarında, tatil dönemlerinde ve Avrupa’ya yoğun uçuşların gerçekleştirildiği zaman dilimlerinde havalimanına daha erken gitmek, sınır kontrolündeki olası gecikmeler nedeniyle uçağın kaçırılması riskini azaltabilir.

Avrupa seyahatlerinde yeni rutin

EES ile birlikte Avrupa’ya yapılan kısa süreli seyahatlerde sınır geçişleri artık yalnızca pasaport kontrolü üzerinden ilerleyen bir işlem olmaktan çıkıyor. Dijital kayıt, yüz görüntüsü ve parmak izi gibi biyometrik unsurların sisteme dahil edilmesi, Avrupa’nın dış sınırlarında yeni bir kontrol düzeninin temelini oluşturuyor.

6 Eylül’de geçici esnekliğin sona ermesi ise bu dönüşümün özellikle yoğun seyahat noktalarında daha görünür hale gelmesi anlamına geliyor. Bu nedenle Avrupa’ya uçacak yolcular için üç saatlik havalimanı uyarısı, yeni bir bilet kuralından çok, değişen sınır işlemleri nedeniyle seyahat planında daha geniş bir zaman payı bırakılması çağrısı niteliği taşıyor.

Avrupa Birliği’nin bir sonraki önemli sınır uygulaması ise ETIAS olacak. Avrupa Komisyonu, ETIAS’ın 2026 yılının son çeyreğinde başlamasının planlandığını, kesin başlangıç tarihinin daha sonra açıklanacağını duyurdu. EES ile ETIAS birbirinden farklı sistemler olduğundan, yolcuların iki uygulamayı birbirine karıştırmaması gerekiyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ