MANŞETİZ- Yoğun bitki örtüsü ve geniş botanik yapısıyla İzmir’in kent merkezindeki akciğeri olan Kültürpark’ın ticari faaliyetlerle tahrip edilmesine karşı çıkan Kültürpark Platformu, “Kültürpark'ın fuar veya ‘etkinlik’ adı altında sadece gücü yetenin alanı tahrip etme özgürlüğünü satın alması, metrekaresinin dolarla satılması, kurucu iradenin 'halk okulu' dediği alanın ticarethaneye dönüştürülmesini kabul etmek olası değildir. Günlerce parka kurulan dev stantlar, özensiz inşaatlar, yoğun elektrik kullanımı ve araç trafiğinin yarattığı kirlilik ile gürültü, parkın ekolojik dengesini altüst etmektedir” açıklamasında bulundu.

İzmir'in simgelerinden Kültürpark için bir araya gelen Kültürpark Platformu, alanın ticari faaliyetlerle tahrip edilmesine karşı açıklama yayımladı.

Açıklamada, Kültürpark'ın 90 yıllık geçmişine ve dönemin Belediye Başkanı Behçet Uz’un vizyonuna vurgu yapıldı.

Kültürpark’ın dönemin İzmir Belediye Başkanı Behçet Uz öncülüğünde 1930'lu yıllarda bir ‘Halk okulu’, ‘Halk Üniversitesi’ olarak kurulduğunu hatırlatan Kültürpark Platformu üyeleri, “Günümüze kadar gelen süreç içerisinde doğal/ekolojik dokusuyla 2. derece tarihi ve doğal sit alanı olarak tescillenmiş bir 'Kent Parkı’dır. 420 bin metrekarelik alanı ile İzmir'de her kesimden insanın doğal ve tarihi yaşam ile iç içe olabileceği bir vaha durumundadır. Şehrin gürültü ve kalabalığından uzaklaşıp bir nebze de olsa insanların rahat nefes alabildiği bir parktır. İçerisinde sosyal, kültürel, sportif, sanatsal hemen hemen her türlü etkinliğin yapılabildiği, her yaştaki insana ev sahipliği yapmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.

Kültürpark’ın ekolojik yapısı yıpratılıyor

Bilim insanlarının verilerine değinilen metinde, aşırı insan ve araç yoğunluğunun parka zarar verdiği belirtildi.

Platform üyeleri, “Bilim insanlarının açıklamalarına göre Kültürpark'ın kullanımına yönelik anlık insan kapasitesi 5 bin 600 kişidir. Parkın yaşlı ve yorgun yapısı artık yoğun insan kalabalığını ve bu kalabalığın yarattığı kirliliği, elektrik yükünü kaldıramamakta, tarihi ve doğal yapısı zarar görmektedir. Parkın sadece insanlar için değil, orasını mesken edinmiş bitki ve hayvanların da içinde olduğu unutulmamalıdır. Hangi amaçla yapılırsa yapılsın çeşitli sponsorlarla desteklenen fuar ve/veya ticari etkinliklerle parka kurulan eklentiler Kültürpark'ın ekolojik yapısını yıpratmaktadır” sözlerine yer verdi.

Gaziemir’deki fuar alanına rağmen ticari kullanım sürdürüldü

Gaziemir'de açılan yeni fuar merkezine rağmen Kültürpark’taki ticari organizasyonların devam ettirilmesi eleştirildi.

Yapılan açıklamada, “Gaziemir'de kurulan fuar alanı ile Kültürpark’ın ticari işlevi sona ermiş olmasına rağmen, büyük ölçekli her türlü ticari fuarın yine bu alanda yapılması Kültürpark'ın misyonu ile çelişmektedir. Fuar ve devasa etkinliklerin yapılabilmesi için, parkın çeşitli yerlerine yapılan bölmeler, kurulan stantlar ve bunların inşasında kullanılan elektrik, araç gereç, iş makineleri, inşaat malzemeleri ile araç trafiğinin yoğun olarak yarattığı gürültü ve kirlilikle Kültürpark'ın yaşlı ve yorgun yapısı her seferinde bir kez daha yara almaktadır” denildi.

“Sponsorlarla desteklenen hiçbir ticari etkinliğe yer verilmemeli”

Kültürpark’ın korunması için belirlenen pusulanın ayrıntılarını paylaşan platform üyeleri, Kültürpark’ta büyük ölçekli, sponsorlarla desteklenen hiçbir ticari etkinliğe yer verilmemesi gerektiğine dikkat çekti:

“Kültürpark, canlı ve cansız tüm bileşenleriyle bir kültür mirasıdır. Burayı mekân edinmiş kedi, kuş, sincap, yarasa, kelebek ve duvarları saran sarmaşıklardan, 7 bini aşkın bitki varlığına kadar her canlının bir bütün olduğu unutulmamalı; alandaki hiçbir uygulama tek bir canlıyı bile olumsuz etkilememelidir. Kültürpark Platformu olarak, Kültürpark’ın doğal ve ekolojik yapısına zarar verecek her türlü etkinlik ile fuarların yapılmasına son verilmesini istiyoruz. İster ‘enternasyonal’, isterse ‘yerel’ adı ne olursa olsun Kültürpark’ta büyük ölçekli, sponsorlarla desteklenen hiçbir ticari etkinliğe yer verilmemelidir.”

Her ekonomik sınıftan bireyin katılacağı “kent parkı” olması önerildi

Kültürpark Platformu üyeleri, Kültürpark’ın sadece fuar zamanı değil, tüm yıl aktif kullanılması gerektiği vurguladı.

Kültürpark’ın kuruluş amacına uygun bir “halk okulu” işleviyle; her yaş grubundan ve her ekonomik sınıftan bireyin katılacağı kurslar, eğitimler ve spor etkinlikleriyle yılın her günü özenle bakılan bir “kent parkı” olması önerildi.

Açıklamada “Kültürpark, sadece eylül ayındaki fuar döneminde hatırlanan bir yer olmamalıdır. Bir performans mekânı olarak yılın sadece 10 günü canlanması çok yetersizdir. Sürekli bir araya gelinebilecek sosyalleşme olanakları yaratılmalı, park ‘kullanılarak ve yaşatılarak’ korunmalıdır. Çocukların ve gençlerin zihnindeki Kültürpark algısını derinleştirmek için kentin bu alanla bağları yeniden güçlendirilmelidir” görüşü savunuldu.

“Kongre Merkezi yapılma endişesiyle karşı karşıya bırakıldı”

Kültürpark'ın yönetim şekli ve iklim krizindeki rolü üzerine duran platform üyeleri, 2000’lerin başında Gaziemir’deki yeni fuar alanı tamamlandığında Kültürpark'taki demonte hangarların kaldırılıp yerine yeşil alan yapılacağı taahhüt edildiği hatırlatıldı.

“Ancak süreç böyle işlemedi. Kültürpark’ın içinde bulunduğu kent dokusuyla olan ilişkisi doğru kurgulanmadı. Giderek derinleşen iklim kriziyle mücadelede, kent merkezinin yegâne 'doğal yutak alanı' olan Kültürpark’ın yarattığı mikro klima ve kent iklimine olumlu etkileri, yerel yönetimler tarafından sadece süslü cümlelerle konuşuldu, yazıldı ve geçildi. Park ‘Kongre Merkezi’ yapılma endişesiyle sürekli karşı karşıya bırakıldı. Oysaki ziyaretçi programlarından, kullanım çeşitliliğine kadar katılımcı, şeffaf ve denetlenebilir süreçlerin yürütüldüğü bir Alan Yönetim Planı oluşturulmalı, Parkımız Belediye, akademik meslek odaları, Kültürpark Platformu gibi ilgili aktörlerle kurulacak, eşit oy hakkına sahip bir Meclis aracılığı ile yönetilmeliydi.”

“Basmane çukuru sermayeye peşkeş çekilecek bir gökdelen alan değildir”

Kültürpark Platformu üyeleri, Basmane çukurunun Kültürpark ile ayrılmaz bir bütün oluşturduğunu söyledi.

“Ne metrekaresi dolarla satılacak bir fuar hangarı, ne kapasitesinin üzerinde ezilecek bir panayır alanı, ne de sermayeye peşkeş çekilecek bir gökdelen alanıdır” denilen açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Temelleri 1936’nın ilk günü atılan Kültürpark ile Basmane Çukuru; tarihsel, mekânsal ve işlevsel olarak bir bütündür. Alan üzerinde yapılmak istenen plan değişiklikleri, bu bütünlüğü korumak yerine ticari yapılaşmayı artırarak, Basmane’nin kent içindeki dokusunu parçalama riski taşımaktadır. İzmir merkezindeki ulaşım, altyapı ve kamu hizmetlerine ilave yük bindirecek kararlar yerine; Basmane çukurunun Kültürpark ile bütünleşecek, kamusal niteliğini güçlendirecek ve tüm toplumun eşit şekilde yararlanabileceği şekilde planlanması gerekmektedir. Tam da bu nedenlerle ne Kültürpark’ın ne de Basmane Çukuru’nun geleceği sermayenin ya da dönemsel siyasi yönetimlerin insafına bırakılamaz. Bu alanlar ne metrekaresi dolarla satılacak bir fuar hangarı, ne kapasitesinin üzerinde ezilecek bir panayır alanı, ne de sermayeye peşkeş çekilecek bir gökdelen alanıdır.”

İzmir Kurtuluş Oryantiring Günleri Buca’da başlıyor
İzmir Kurtuluş Oryantiring Günleri Buca’da başlıyor
İçeriği Görüntüle

“Kültürpark bir ticarethane değil, ortak hafızamızdır”

İzmir Enternasyonal Fuarı öncesinde yetkililere seslenen Kültürpark Platformu, açıklamasını şu cümlelerle tamamladı:

“90 yıllık mirasların omuzlarımıza yüklediği sorumlulukla, 10 yıldır meydanlarda, salonlarda ve mahkeme koridorlarında haykıran Kültürpark Platformu'nun sesi kentin de sesidir. Kültürpark ile ilgili yapılacak planlama ve kararlarda kentteki ilgili tüm paydaşları kapsayacak şekilde şeffaf ve özerk bir yapılanma olmasını istiyoruz. Tüm bu nedenlerle; 5-13 Eylül 2026 tarihleri arasında düzenlenecek ‘panayır görünümlü’, ‘95. İzmir Enternasyonal Fuarı’ndan önce yetkililerden uyarılarımıza kulak vermelerini, bir an önce yapılan yanlış plan ve uygulamalara derhal son vermelerini istiyoruz. Kültürpark bir ticarethane değil, ortak hafızamızdır; Kültürpark hepimizin!”

Kaynak: HABER MERKEZİ