Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) tarafından yapılan açıklamada, son dönemde bazı işverenler tarafından yeniden gündeme taşınan bölgesel asgari ücret taleplerine sert tepki gösterildi. Türk-İş’in açıklamasında 1960’lı yıllarda denenip olumsuz sonuçlar doğuran bölgesel asgari ücret sisteminin işçiye de ülkeye de bir fayda sağlamayacağına dikkat çekilerek “Gözünü kâr hırsı bürümüş bazı patronlar mevcut rakamı bile çok görüyor. Bölgesel asgari ücret talebinde bulunmak, 'asgari ücret bazı şehirlere göre yüksek', 'ben işveren olarak, daha çok kazanmak, daha çok kâr etmek istiyorum' demenin bir başka yoludur” denildi.

Türk-İş, bazı işverenlerin talep ettiği ve bu yönde çalışmalar yapıldığı öne sürülen “bölgesel asgari ücret”e ilişkin açıklama yaptı.

Bölgesel asgari ücreti gündeme getirmenin ya da bunu savunmanın, işçiye de emekçiye de ülkeye de “kötülük” olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Konuşulması gereken, asgari ücretin geçim ücretine dönüştürülmesidir” denildi.

Açıklamada, son dönemde bazı işverenlerin asgari ücretin bölgesel olarak belirlenmesi yönünde taleplerinin olduğu anımsatılarak, asgari ücretin bölgesel olarak belirlenmesinin “iyi niyetli olmadığı”, daha fazla “kâr hırsından kaynakladığı” vurgulandı.

Motosiklet sürücüleri dikkat! Yıllardır beklenen adım atıldı: Denetimler ve kurallar değişiyor
Motosiklet sürücüleri dikkat! Yıllardır beklenen adım atıldı: Denetimler ve kurallar değişiyor
İçeriği Görüntüle

“1960’lı yıllarda denendi; sonuç olumsuz oldu”

Türk-İş’in açıklamasında bölgesel asgari ücretin 1960’lı yıllarda denendiği ancak olumsuz sonuçlara yol açtığına işaret edildi.

1974’te ulusal düzeyde asgari ücret tespit sisteminin yeniden başlatıldığı hatırlatılan açıklamada, “Şimdi bu konunun yaklaşık 60 yıl sonra tekrar gündeme getirilmesinin işçilere bir fayda sağlamayacağını hepimiz çok iyi biliyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, bölgesel asgari ücret uygulamasının “bir grup işveren” tarafından, yeniden gündeme taşıdığı belirtildi.

“Ülkede ayrışmalara neden olur”

Bölgesel asgari ücret uygulamasının “Toplumsal huzuru zedeleyebilecek son derece riskli bir öneri” olarak değerlendirilen açıklamada şöyle denildi:

“Bölgesel asgari ücreti gündeme getirmek ya da bunu savunmak, işçiye de emekçiye de ülkeye de kötülüktür. Konuşulması gereken, asgari ücretin geçim ücretine dönüştürülmesidir. Hayatını emeğiyle sürdüren herkesin bölgesel asgari ücret planlarına karşı durması gerekiyor. Bölgesel asgari ücret, başta işçi ve emekçiler arasında olmak üzere tüm ülkede ayrışmalara neden olabilecek, gerilimleri artırabilecek ve toplumsal huzuru zedeleyebilecek son derece riskli bir öneridir. Bu öneride bulunanlar ise art niyetlidir.”

“Gözünü kâr hırsı bürümüş patronlar mevcut rakamı bile çok görüyor”

Türk-İş, Asgari Ücret Tespit Komisyonunun yapısına ve Komisyonda alınan kararlara itiraz ettiklerini hatırlattı.

2026 yılı Asgari Ücret Tespit Komisyonunda yer almayan Türk-İş tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Konfederasyon olarak 2026 yılı Asgari Ücret Tespit Komisyonunda yer almadık. Bu tepkimizi, asgari ücretin insan onuruna yakışır bir seviyede ve daha geniş bir katılımla sağlanması düşüncesiyle ortaya koyduk. Asgari ücretin bir geçim ücreti olmadığını, önceki yıllarda da imza atmadığımız ve muhalefet şerhi koyduğumuz komisyon kararlarında defalarca dile getirdik. Asgari ücretin 28 bin 75 lira olduğu günümüzde, bir işçi bu parayla ailesini geçindirmek zorunda kalıyor. Ama gözünü kâr hırsı bürümüş bazı patronlar mevcut rakamı bile çok görüyor. Bölgesel asgari ücret talebinde bulunmak, 'asgari ücret bazı şehirlere göre yüksek', 'ben işveren olarak, daha çok kazanmak, daha çok kâr etmek istiyorum' demenin bir başka yoludur.”