Kuzey Atlantik Salınımı (NAO) ve El Nino fenomenlerinin 2026 yılındaki eş zamanlı hareketleri, Türkiye genelinde büyük bir iklim krizini tetikleme riski taşıyor. İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Cem Gazioğlu, Doğu Akdeniz Havzası başta olmak üzere kıyı kentlerini bekleyen hidrometeorolojik tehlikelere karşı uyarılarda bulundu. Uzmanlar; ani taşkınlar, uzun soluklu kuraklıklar ve denizel sıcak hava dalgalarının kapıda olduğunu belirtiyor.
MÜSİLAJ GERİ Mİ DÖNÜYOR?
Prof. Dr. Cem Gazioğlu’nun paylaştığı iklim projeksiyonlarına göre, NAO ve El Nino etkilerinin bir araya gelmesi deniz ekosistemini doğrudan tehdit ediyor. Akdeniz, Ege ve Marmara denizlerinde yüzey sıcaklıklarının uzun yıllar ortalamasının üzerine çıkması, sudaki oksijen seviyelerini hızla düşürüyor.
Alg patlamalarına zemin hazırlayan bu durum, Marmara Denizi’nde geçmişte büyük yıkıma neden olan müsilaj felaketinin yeniden tetiklenme riskini artırıyor.
İKİ KESKİN SENARYO
2026’nın ikinci yarısında NAO’nun zayıf pozitif ile nötr faz arasında dalgalanması öngörülüyor. Bu dalgalanma Türkiye ikliminde iki keskin senaryoyu beraberinde getirecek.
Pozitif Faz Etkisi: Yağış miktarında ciddi düşüş, ekstrem sıcaklık artışları ve tarımsal kuraklık.
Negatif Faz Etkisi: Kuvvetli lodos fırtınaları, ani bastıran yağışlar, kıyı şeritlerinde deniz taşkınları ve dalga aşımları.
İZMİR RİSK ALTINDA
Özellikle İzmir, İstanbul ve Antalya gibi büyük kıyı kentlerinde yaşanabilecek deniz taşkınlarının; liman, marina ve sahil lojistiği gibi kritik altyapı unsurlarını doğrudan olumsuz etkilemesinden endişe ediliyor.
EGE'DE HİDROLOJİK STRES KAPIDA
Küresel iklim güçlerinin yarattığı tehdit sadece şehir merkezleriyle sınırlı değil. Tarımın can damarı olan havzalar da büyük bir sınav verecek.
Ege’nin en önemli su kaynakları olan Gediz ve Büyük Menderes havzaları ile Çukurova’da nehir debilerinin düşmesi bekleniyor. Bu düşüş, deniz suyu girişimi nedeniyle topraklarda tuzlanma ve ciddi bir hidrolojik stres tehlikesini doğuruyor.
KURAKLIĞIN ORTASINDA SEL FELAKETİ
Pasifik kaynaklı küresel bir akıntı olan El Nino, atmosferin nem taşıma kapasitesini ekstrem boyutlara ulaştırıyor. Bu mekanizma, uzun süren kuraklık periyotlarının tam ortasında aniden gelişen ve metrekareye devasa miktarda düşen lokal, şiddetli yağışlara neden oluyor. Son dönemde Karadeniz’de yaşanan büyük sel felaketleri ve Akdeniz’deki rekor kıran sıcak dalgaları, bu küresel akıntının yıkıcı sonuçlarını gözler önüne seriyor.
ACİL EYLEM PLANI
Yaklaşan afetlerin etkisini en aza indirmek için zamanla yarışıldığını vurgulayan Prof. Dr. Cem Gazioğlu, çözüm için atmosfer bilimleri ile deniz bilimlerinin entegre bir şekilde çalışması gerektiğini ifade etti. Türkiye'nin bu süreci en az hasarla atlatabilmesi için şu acil adımların atılması gerekiyor:
Su kaynaklarının stratejik ve verimli yönetimi,
Kentsel altyapıların iklim krizine ve afetlere dirençli hale getirilmesi,
Erken uyarı sistemlerinin acilen güçlendirilmesi.




