Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Eylül 2026 enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından Zafer Partisi’nden değerlendirme geldi. Zafer Partisi Ekonomi Politikaları Başkanı Fikret Artan, yıllık enflasyonun yüzde 29,73 olarak açıklanmasını ve aylık enflasyonun yüzde 1,84 seviyesinde gerçekleşmesini değerlendirdi.
Artan, TÜİK verilerinin yanı sıra ENAG tarafından açıklanan rakamlara da dikkat çekerek fiyat artışlarının sürdüğünü savundu. ENAG, Eylül ayında aylık enflasyonu yüzde 2,10, yıllık enflasyonu ise yüzde 46,61 olarak açıkladı.
“Baz etkisiyle düşük görünüyor”
Artan, TÜİK’in açıkladığı yıllık enflasyonun yüzde 30’un altına inmesini “baz etkisi” ile ilişkilendirerek ekonomi yönetimini eleştirdi.
“Aziz Türk Milleti, Değerli Kamuoyu, öncelikle Adana ve Osmaniye’de yaşanan deprem nedeniyle geçmiş olsun dileklerimizi sunuyorum. AKP, 17 Ağustos 1999 coğrafik depremini ve 2000-2001 ekonomik krizlerini istismar ederek iktidara gelmişti, iktidardan gidişi de her alanda yaşadığımız depremlerden olacak gibi görünüyor. En son borsada yaşanan deprem olan Fon Soygunu'ndan öyle ayakkabı kutularındaki dolarları inkâr ederek, montaj-dublaj diyerek kurtulamayacak, 7 yıldır yaşattıkları ekonomik bunalımdan, geçim sıkıntısından, hayat pahalılığından, 2008’de yüzde 4,8’lik küçülme yaşattıkları, ama 'teğet geçti' yalanıyla atlattıkları gibi kurtulamayacaklar. Bugünkü ana konumuza gelecek olursak; bilindiği gibi enflasyon oranı TÜİK tarafından 2026 Ağustos ayı için yüzde 1,84 ve yıl sonu itibariyle yıllık yüzde 31,51 olarak açıklanmıştı. Bugün ise ne tesadüf ki Eylül ayı yine yüzde 1,84 olarak açıklanmıştır. Elbette bu oran, hepimiz her saat değişen fiyatları gördüğümüz için inandırıcı gelmiyor ve bu rakamlara güvenmiyoruz. Bu enflasyon rakamına göre yıllık enflasyon, ne tesadüf, yüzde 30’un altına, yüzde 29,73’e inmiş gibi görünüyor. Oysa ENAG’a göre Eylül ayı fiyat artışları yüzde 2,10, yıllık ise yüzde 46,61 olarak gerçekleşmiştir ve tabii ki gerçeğe en yakın olan da budur.
20 gündür Fon Soygunu konusunda açıklama yapmaktan ve sorumluluklarını yerine getirmekten kaçan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Ekonomi Yönetimi, sözde 'Dezenflasyon Programı'nda başarılı olduklarını ve 57 ay sonra enflasyonu yüzde 30’un altına indirmeyi başardıklarını övünerek açıklamalarda bulunacaklar. Oysa markette, semt pazarında yaşadığımız gibi fiyat artışları devam etmekte ve bu durum, geçen yılın (2025) Eylül ayının yüzde 3,23 olan enflasyon oranının nispeten daha yüksek olması sebebiyle, 2025 Eylül ayı endeks rakamının da yüksek olarak hesaplanmasına neden olduğu için tamamen 'Baz Etkisi'nden kaynaklanmaktadır. Enflasyon yükselirken baz etkisini kullandılar, baz etkisi ile düşük göründüğünde bakalım gerçeği söyleyecekler mi? Yani 2026 Eylül ayının nispeten düşük bazlı endeksi, 2025 yılı Eylül ayının yüksek bazlı endeksine bölünerek yıllık enflasyon oranı hesaplandığı için, 2026 Eylül sonu itibariyle yıllık enflasyon gerçekte olduğundan daha düşük bir yüzde artış şeklinde ortaya çıkartılmıştır. Bu durumun bir diğer ispatı, 2025 ve 2026 Eylül ayı enflasyonu yüzde 1,84 olarak tıpatıp aynısı olmasına rağmen, bugün açıklanan yıllık enflasyonun yüzde 31,51 olması gerekirken, 1,78 puan altında yüzde 29,73 açıklanmasıdır. Aylık enflasyon hızı düşmeden yıllık enflasyonun düşmesi, baz etkisi olmadan mümkün değildir. Bir diğer gösterge ise bugün yüzde 31,49 olarak açıklanan yıllık ortalama enflasyondur.
Bu durumu dün akşam saat 10'da, TÜİK tarafından açıklanmasından tam 12 saat önce sosyal medya hesaplarımızda vurgulamış ve detaylı açıklamayı bugün yapacağımızı ifade etmiştik. İlave olarak, önümüzdeki ay Ekim’de enflasyona yansıması beklenen petrol ürünleri ÖTV artışlarının kâğıt üstünde etkisini azaltma yoluna tevessül edilirse ve aylık ortalama fiyat artışları yine yüzde 1,5-2,0 civarında oluşursa, 1 ay daha devam edecek ve 3 Kasım 2026’da açıklanacak yıllık enflasyon yine yüzde 30’un altında açıklamaya çalışacaklardır. Ancak, Kasım ve Aralık aylarında 'Baz Etkisi'nin ortadan kalkması ile fiyat artışlarının TÜİK’in manipüle edilmiş verileriyle bile olsa yüzde 32’nin üzerinde, gerçek hayatta ise ENAG’ın açıklayabileceği yüzde 40’ların üzerinde seyredeceğine hep birlikte şahit olacağız. Şöyle ki kalan 2 ayda fiyat artışlarının yine aylık ortalama yüzde 1,5-2,0 bandında sürmesi halinde, yıllık enflasyon tekrar yüzde 30’un üstüne çıkarak, 2026 yılı Kasım ve Aralık aylarında TÜİK verilerine göre yüzde 30-32 bandına yükselecektir. Bu durumda ise enflasyonla mücadeleyi tamamen kaybettikleri açık bir şekilde ortaya çıkacak ve bu liyakatsizlik, öngörüsüzlük ve beceriksizlik sonucunda, fiyat artışlarından ve hayat pahalılığından bunalmış milletimizi daha fazla ümitsizliğe ve karamsarlığa sürükleyecektir. Biz elbette enflasyonun bir an önce düşürülmesini, Türk toplumunun hayat pahalılığı, geçim derdi, açlık ve yoksulluktan bir an önce kurtulmasını isteriz ve ekonomi programımızda da birinci önceliğimizdir.
Aziz Türk Milleti, ümidinizi kaybetmeyin. Liyakatli ve işinin ehli kadrolarımızla ekonomi programımız hazır ve tabii ki Çözüm Zafer Partisi’nde.”





