Türkiye Komünist Partisi (TKP) İzmir İl Örgütü, Cumhuriyet Halk Partisi'nden (CHP) istifa ederek çalışmalarını bağımsız olarak sürdüren İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın AK Parti'ye geçeceği iddialarına ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Kent gündemini meşgul eden iddiaların bir siyasi pazarlığa dönüştüğünü savunan TKP, mevcut siyasi tabloya ve düzen siyasetine tepki gösterdi.

"Ortada bir pazarlık var"

Tugay'ın AK Parti'ye geçişine yönelik tartışmaların uzun süredir sürdüğünü belirten TKP açıklamasında, yeniden aday gösterilme koşulu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan vize alınamaması ve zamanlama konusundaki anlaşmazlık iddialarına dikkat çekildi. Açıklamada, "İddialar her yönden etrafa saçılıyor. Saçıldıkça da ortada bir pazarlık olduğu netleşiyor. Ancak bir kişi de çıkıp, ‘Hiç olur mu öyle şey! Cemil Tugay’ın siyasi karakteri belli, ilkeleri belli. Yapmaz öyle bir şey!’ diyemiyor" ifadelerine yer verildi.

İzmir halkının Cemil Tugay'a kişisel sevgisinden ziyade AK Parti iktidarına karşı duyulan tepkiyle oy verdiğini savunan TKP, kısa sürede CHP ile AK Parti belediyeciliği arasında bir fark kalmadığının görüldüğünü belirtti. Açıklamada şu değerlendirmelere yer verildi:

"İhale düzenini savunmada, özel şirketlere rant sağlamada, işçi düşmanlığında aynı olduklarını artık herkes biliyor. Tugay, aynı konuya dair birbiri ile çelişen, birbirinin tam zıddı açıklamalar yaptıkça, ‘Hık demiş de burnundan düşmüş’ dersiniz."

"Geçse de geçmese de düzen değişmez"

Cemil Tugay'ın AK Parti'ye geçiş yapıp yapmamasının halk açısından bir şeyi değiştirmeyeceğini belirten TKP, düzen partilerinin sermayeye rant sağlamaya devam edeceğini savundu.

TKP tarafından yapılan açıklamanın tamamı şu şekilde:

'' Zübük siyasetinden yorulduk! ‘Cemil Tugay AK Parti’ye geçecek mi?’

İzmir kent gündeminde uzun süreden beri bu soru var. Kimileri, Cemil Tugay’ın AK Parti’ye katılmak için önümüzdeki seçimlerde yeniden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı adayı gösterilme koşulunu öne sürdüğünü söylüyor. Kimileri, Cemil Tugay’ın AKP Genel Başkanı cumhurbaşkanından vize alamadığını… Geçisin zamanlaması konusunda anlaşılamadığını söyleyenler de var. AKP’nin kuruluş yıldönümünde değil de, “9 Eylül” gibi sembolik bir tarihte gerçekleşeceğini iddia edenler var.

İddialar her yönden etrafa saçılıyor. Saçıldıkça da ortada bir pazarlık olduğu netleşiyor.

Ancak bir kişi de çıkıp, ‘Hiç olur mu öyle şey! Cemil Tugay’ın siyasi karakteri belli, ilkeleri belli. Yapmaz öyle bir şey!’ diyemiyor. Çünkü İzmir halkı Tugay’ı çok sevdiği için oy vermemişti. İzmir halkının Tugay’ı belediye başkanı yapmasının nedeni, AK Parti’yi istememesiydi. Fakat kısa sürede, Cemil Tugay’ın herhangi bir AK Partiliden, Tugay’ın eski partisi CHP’nin de AKP’den belediyecilikte herhangi bir farkı olmadığı ortaya çıktı.

Uyarıyı gören yol değiştiriyor: İzmir’de adres sormanın da tarifesi çıktı!
Uyarıyı gören yol değiştiriyor: İzmir’de adres sormanın da tarifesi çıktı!
İçeriği Görüntüle

İhale düzenini savunmada, özel şirketlere rant sağlamada, işçi düşmanlığında aynı olduklarını artık herkes biliyor. Tugay, aynı konuya dair birbiri ile çelişen, birbirinin tam zıddı açıklamalar yaptıkça, ‘Hık demiş de burnundan düşmüş’ dersiniz.

12 Eylül 1980 Askeri Darbesi’nden sonra, aslında MHP’li Agah Oktay Güner tarafından söylenen ancak Alparslan Türkeş’e atfedilen ‘Biz hapisteyiz, fikirlerimiz iktidarda’ sözünü bilenler vardır. Eminiz ki, şimdi AK Partililer Cemil Tugay için benzer cümleleri kuruyorlar. ‘Cemil Tugay’ın hangi partide olduğu fark etmez, fikirlerimiz zaten iktidarda.’

İşte bu nedenle, Tugay AK Parti’ye geçse mutlaka bir kılıf bulacaklar.

Hatırlar mısınız, Ergenekon davalarından hapis yatan, Mehmet Ali Çelebi isimli bir teğmen vardı. Önce CHP’den milletvekili oldu, ardından Memleket Partisi’ne, oradan da 2022 yılında AK Parti’ye geçti. Geçme gerekçesi de, “Cumhuriyet neferi” olması ve Atatürk’ün vizyonunun AK Parti’de temsil edilmesiydi.

Tugay için de aynısını yaparlar. İzmir için her şeyi yapmayı göz alan, kendi onurunu bile feda eden bir figür olarak yansıtırlar. ‘İzmir, yatırım görecek en azından’ argümanı kullanıma sokulur. Bu yetmediğinde, Tugay’ın, artık siyasi bir araç haline gelen tutuklamalar ile tehdit edildiğini, korkutulduğunu söyleyenler çıkar.

Tugay AK Parti’ye geçmezse de… Herkes kendi hikâyesini yazar. AK Parti, Tugay’ı kendine layık görmediğini açıklar. Tugay da AK Parti’den hiç hazzetmediğini söyler. Ancak kapalı kapılar ardından el sıkışmaya devam ederler. Lafın kısası, Tugay AK Parti’ye geçse de geçmese de onlar için sonuç değişmez. İzmir’i sermayeye peşkeş çekmeye, halk ve emekçi düşmanlığı yapmaya devam ederler.

Bu gidişatı durdurabilecek tek güç ise, İzmir halkının ve İzmir Büyükşehir Belediyesi emekçilerinin tavrıdır. Birbirinin aynısı olan düzen partilerini de, kişisel çıkarlar üzerinden yürütülen siyaseti de reddediyoruz.

Hayatımızı zehir eden, insanca yaşamayı unutturan bu çirkin düzene karşı gelin, birlikte mücadele edelim. Kendimiz için, çocuklarımız için, sevdiklerimiz için… İnsanca yaşanacak bir ülkeyi yeniden inşa edelim.”

Kaynak: HABER MERKEZİ